BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > The Globalist Seyr-i Âlem

The Globalist Seyr-i Âlem

Gelir eşitsizliğindeki artış eğilimi, Arap Baharı protestolarının temel katalizörlerinden biri olmuştur - aynı zamanda, ABD’de “Wall Street’i İşgal Et” protestoları ve bununla bağlantılı olarak gelişmiş dünya genelinde yaşanan protestolarının ortaya çıkmasına da yol açmıştır. Acaba gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu gelişmiş ülke hangisidir?



1. Küresel Test Eşitsizlik kimde daha fazla? Gelir eşitsizliğindeki artış eğilimi, Arap Baharı protestolarının temel katalizörlerinden biri olmuştur - aynı zamanda, ABD’de “Wall Street’i İşgal Et” protestoları ve bununla bağlantılı olarak gelişmiş dünya genelinde yaşanan protestolarının ortaya çıkmasına da yol açmıştır. Acaba gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu gelişmiş ülke hangisidir? A. Almanya ve İsveç B. Fransa ve Belçika C. Şili ve Meksika D. ABD ve İsrail A. ALMANYA VE İSVEÇ. YANLIŞ. Mali konsolidasyona büyük önem veren Almanya ve İsveç, aynı zamanda gelir eşitsizliğinin en düşük olduğu OECD ülkeleri arasında yer almakta. Bununla birlikte, ekonomileri Avrupa’daki diğer ülkelerin çoğundan daha dinamik biçimde büyüdüğü için -kısmen son on yıl içinde alınan yapısal reform önlemleri ve iki ülkenin sanayi ve ihracat sektörlerindeki rekabet gücü sebebiyle- gelir eşitsizliği 1980’lerin ortalarından itibaren artış göstermiştir. Yine de her iki ülkede de nispeten daha düşük bir seviyede bulunmaktadır. B. FRANSA VE BELÇİKA. YANLIŞ. Fransa ve Belçika; Yunanistan, Macaristan ve Türkiye ile birlikte 1980’lerin ortalarında ve 2000’lerin sonlarında gelir eşitsizliğinin azaldığı beş OECD ülkesini oluşturmakta. Bununla birlikte, Türkiye OECD içerisinde gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülkelerden biri olmaya devam etmekte. C. ŞİLİ VE MEKSİKA. DOĞRU. Şili ve Meksika, şu anda 34 üye ülkeyi kapsayan Paris merkezli sanayileşmiş ülkeler grubu OECD’nin en yeni üyeleri arasında yer almakta. Sırasıyla 2010 ve 1994 yılında üyeliğe kabul edilen bu iki ülke, kişi başına düşen gelirlerini artırma konusunda büyük hamleler gerçekleştirdiler. Bugün kişi başına düşen ortalama gelir Şili’de 16.000 dolar ve Meksika’da 15.000 dolar düzeyinde (satın alma gücüne göre düzeltilmiş olarak). Buna rağmen her iki ekonominin de çok yüksek olan gelir eşitsizliğini azaltmak için büyük ilerlemeler kaydetmesine ihtiyaç var. OECD’ye göre, her iki ülkede de nüfusun en zengin yüzde 10’luk kesiminin ortalama geliri, nüfusun en yoksul yüzde 10’luk kesiminin ortalama gelirinden 27 kat daha yüksek. D. ABD VE İSRAİL. YANLIŞ. ABD ve İsrail gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu gelişmiş ülkeler arasında yer alıyor. Her iki ülkede de nüfusun en zengin yüzde 10’luk kesiminin ortalama geliri, nüfusun en yoksul yüzde 10’luk kesiminin ortalama gelirinden 14 kat daha yüksek. Toplamda ise OECD ortalaması dokuz kat civarında bulunuyor. Bütün OECD bazında, eşitsizliğin artma sebebine ilişkin açıklamanın temel kısmını küresel finansal piyasalar, serbest ticaret ve teknolojik ilerlemelerin bir sonucu olarak yüksek vasıflı işçi talebinde düşük vasıflı işçiler aleyhine meydana gelen artış oluşturmakta. Örneğin, düşük ücretli işçilerin bir yılda çalıştığı ortalama saat sayısı, yüksek ücretli işçilere kıyasla çok daha fazla düşüş gösteriyor. 2. İlginç Rakamlar 1- 2010 yılında dünya genelinde cep telefonlarından 6.1 trilyon SMS gönderildiği tahmin ediliyor. (UluslararasıTelekomünikasyon Birliği) 2- Hindistan’ın nüfusu ABD’nin nüfusunun 4 katından biraz daha fazla. (International Herald Tribune) 3- İsrail suyun yeniden kazanımı ve tuzdan arındırılmasında dünya lideri. (Discovery Institute) 4- Türkiye’den dört saatlik bir uçuşla 60 ülkeye ulaşılabiliyor. (Türk hükümeti) 5- Hindistan’da cep telefonu görüşme ücretlerinin dakikası yaklaşık 12 kuruş civarında. (Wall Street Journal) 6- Endonezyaca bölgesel ticaretin geleneksel dili olan Malay dilinin modern bir çeşididir. (The Wilson Quarterly) 7- Zehirli süt skandalından neredeyse bir yıl sonra Çin ilk gıda güvenliği yasasını çıkardı. (Yang: Çin’de Internetin gücü) 8- Yüksek hızlı tren sayesinde Roma ve Napoli birbirinden sadece 70 dakika uzaklıkta. (Financial Times) 9- Mumbai’nin nüfus yoğunluğu en yüksek bölgesinde -Kamathipura- kilometre kare başına 121.312 kişi düşüyor. (Wall Street Journal) 10- Kopenhag artık kışın kendi çöpünü yakarak ısınıyor. (International Herald Tribune) 3. Dudak Okuma Patrick Artus ile ABD ekonomisinin büyüme stratejisi üzerine Fransız Natixis bankasının baş ekonomisti Patrick Artus, Avrupa’nın düşündürmeyi seven ekonomistlerinden biridir. Bu bölümde Artus’un, Amerika Birleşik Devletleri’nin ekonomik büyümeyi sağlamaya yönelik planları konusundaki görüşlerini sunuyoruz. 1- ABD ekonomisini nasıl büyütebilir? “Tüketim talebindeki zayıflığın devam edeceği tahmin edildiğinden, Amerika Birleşik Devletleri’nin büyüme sağlayabileceği tek yol, tıpkı Japonya’da olduğu gibi, ihracat ve ihracat bağlantılı yatırımlardır.” 2- Obama yönetimi buna katılıyor mu? “Evet, bu görüş Amerika Birleşik Devletleri’ni yeniden sanayileştirme kararlılığı ile uyumludur.” 3- Bu geniş planlı stratejinin başarılı olması için neler gerekiyor? “ABD sanayisinin zayıf ve ihracatının da az olduğu düşünülürse, bu planın başarısı için doların zayıf olması gerekir -özellikle de küresel bir yavaşlama söz konusuysa.” 4- ABD doları nasıl zayıflatmaya çalışıyor? “Amerika Birleşik Devletleri doların değer kaybetmesini sağlamak için ultra genişlemeci bir parasal politika izliyor.” 5- İşe yarıyor mu? “Ultra genişlemeci parasal politikaya ve ABD’nin ekonomik ve finansal durumuna ilişkin kaygılara rağmen dolar, yen karşısındaki zayıflığı haricinde, çok da zayıf değil.” 6- Başka bir deyişle? “Doların aşağı yönlü harekete direnci, ABD’nin ihracata dayalı büyüme stratejisini tehlikeye sokuyor.” 7- Dolar neden hâlen nispeten güçlü olmaya devam ediyor? “Bu durum doların kriz dönemlerinde oynadığı güvenli sığınak rolünden ve hâkim uluslararası para birimi olma rolünden kaynaklanıyor.” 8- Başka sebepler var mı? “Gelişen ve petrol ihraç eden ülkelerdeki merkez bankalarının, herhangi bir değer kaybını, meydana geldiği anda telafi etmek için gösterdiği reaksiyondan da kaynaklanmakta.” 9- Doların güçlü olmasının bir avantajı var mı? “Doların önemli derecede zayıflatılamamasının olumlu tarafı, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uzun vadeli borç faizi oranlarının, kamu finansmanının durumuna rağmen çok düşük düzeyde kalmasıdır.” 10- Ve son olarak, Amerika Birleşik Devletleri’nin nasıl bir takas yapması lazım? “Amerika Birleşik Devletleri aynı anda hem düşük faiz oranına, hem de zayıf dolar değerine sahip olamaz.” Editörün Notu: Bu bölümdeki alıntılar 18 Ekim 2011 tarihli Natixis araştırma notundan alınmıştır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT