BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bonjour!

Bonjour!

Sarkozy, Yunanistan’a vermiş veriştirmiş. Atina’nın, Euro Bölgesi’ne dahil olurken, kamu borçlarına ilişkin rakamlarını tahrif ettiğini söylemiş. Peki, sadece o zaman mı? Daha sonra uslandı mı?



Sarkozy, Yunanistan’a vermiş veriştirmiş. Atina’nın, Euro Bölgesi’ne dahil olurken, kamu borçlarına ilişkin rakamlarını tahrif ettiğini söylemiş. Peki, sadece o zaman mı? Daha sonra uslandı mı? Ne diyelim? -Bonjour Monsieur! Sayın Sarkozy.. -Avrupa Birliği’nin verilerini derleyen Eurostat yetkilileri, Yunanistan’ın ekonomik göstergelerine şüpheyle yaklaştıklarını defalarca ifade etmişlerdi. -Yunanistan’ın verileri, yıllardır “greek statistics” diye aşağılayıcı ve iğneleyici bir söylemle anılıyordu. -Bu konuda, özellikle Alman medyasında bir dizi espri üretildi. Mesela şöyle denmedi mi? -Üç türlü yalan var: “Yalan, kuyruklu yalan ve Yunan istatistikleri” (Lies, damned lies and greek statistics) Şimdi mi aklınız başınıza geldi? *** Dahası.. 16 Nisan 1998’de IMF tarafından formüle edilen “Mali Saydamlık İyi Uygulamalar Tüzüğü” (Code of Good Practices on Fiscal Transparency) üye ülkelere tanıtılmıştı. Tüzük, “mali saydamlık” için gerekli olan minimum standartları şöyle belirlemişti: -Rollerin ve sorumlulukların netleşmesi -Bilginin kamuya açık olması -Bütçe hazırlama, uygulama ve raporlama süreçlerinin saydam olması -Ulusal denetim ve istatistik organlarının bağımsız olması Sayın Sarkozy.. Yunanistan doludizgin iflasa giderken, eski Maliye Bakanınız Christine Lagarde (şimdilerde IMF Başkanı) sizi hiç uyarmadı mı? *** İsterseniz, çuvaldızı kendimize batıralım ve soralım. Biz nasıldık? Doğrusu, bu kapsamdaki sicilimiz hiç de parlak değildi. Geçmişin popülist iktidarları, kamu maliyesini “deşifre edilmesi neredeyse imkansız bir kara kutuya” dönüştürdü. Kamu kesiminin “dipsiz kuyuları ve kara delikleri” 1990’lı yılları telef etti ve ülkeyi Şubat 2001 krizine taşıdı. *** Özetlemek gerekirse.. Kamu mali yönetiminde, özellikle kamu harcamaları ve kamu borçlanmasına ilişkin süreçlerde, “saydamlık” ve “hesap verme sorumluluğu” gibi kavramları geniş açıdan ele aldığımızda, karşımıza hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı ilkesi ve nihai olarak demokrasi çıkıyor. AB’nin ve Yunanistan’ın bu açıdan da sınıfta kaldığı, çok net bir biçimde anlaşılıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT