BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Olimpiyat krizi

Olimpiyat krizi

Nedense hangi işe önceden sevdalanırsak, günün birinde bu sevdamız erozyona uğruyor. Daha doğrusu, sevdamızda sapmalar oluyor.



Nedense hangi işe önceden sevdalanırsak, günün birinde bu sevdamız erozyona uğruyor. Daha doğrusu, sevdamızda sapmalar oluyor. Bizim olimpiyat düzenleme sevdamız da, böylesi bir gerileme evrimi yaşayan çabalarımız arasında yeralıverdi. Gerçi, bu işin kara sevdalıları, sevdalarından vazgeçmiş değil. Onlar, hâlâ olimpiyat düzenleme sevdası ile yanıp tutuşmalarına rağmen, arada bir karşılaştıkları sonuçlara bakıp, hayâl kırıklığına kapılıp kapılmama mücadelesi veriyorlar kendi içlerinde!.. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi yetkilileri, bu olimpiyat sevdasına kendilerini ne kadar kaptırmış olsalar da, olimpik kentlerin patronu konumundaki belediyelerin yaklaşımı, sanki olimpiyat istemezmiş gibi!. Olimpiyat Kanunu olan ilk ülke Türkiye... Bir çok ülke, Olimpiyat Kanunu’nu daha yeni çıkartırken; biz bir başka ilke imza atmaktan geri kalmıyoruz... Olimpiyat Kanunu’nu delmek gibi... Kanuna göre, belediye, olimpik yatırımlar için fona katkı yapma durumunda. Kanun, bu katkının parasal olmasının gerektiğinin altını çizerken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi 10 yılı aşkındır para yerine ya nasihat veriyor, ya da kendi kafasına göre yaptığı tesisleri, aynî katkı olarak sunuyor. Hiçbir olimpik vasfı olmayan bu tesislerle olimpiyat düzenlemeden önce, olimpiyata aday olunamayacağı bile düşünülmüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Olimpiyat Düzenleme Kurulu’na vermesi gereken para 7 trilyon lirayı buluyor... Komite, olimpik tesisleri tamamlamak için alacağını istiyor; Belediye “Al sana para” diye olimpik olmayan semt saha ve salonlarını öneriyor... Sonunda bugünlere geliyor ve bıçak kemiğe dayanmış oluyor. İki gündür Olimpiyat Evi’nde önemli toplantılar yapılıyor spordan sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü başkanlığında... Belediye ile olimpiyatı düzenleyecek kurul arasındaki problemi çözmek üzere İstanbul Valisi Erol Çakır da devreye giriyor. Sonuçta belediye biriken 7 trilyon liralık borcunu aynî katkı olarak ödemekte direniyor; ama 2000 yılı payını ödemeyi de garanti ediyor para olarak... Kriz son dakikada, olimpiyat adaylığına devam edilmesi görüşü ile atlatılıyor!.. “Atlatılıyor” diyoruz ama, bana göre atlatılamıyor. Kriz, her ana yeniden patlayabilir, günün birinde 2008 Olimpiyat adaylığından çekilmek söz konusu olabilir. Çünkü, bu gelişmeler, olimpiyat düzenleme işinin kara sevdalılarının bu sevdasını törpülemeye başladı bile!.. Bir avuç olimpiyat sevdalısına karşı, spor sevgisini henüz içinde yeşertemeyenlerin çok olduğu bu ortamda ve bu ülkede, gidilse bile, bir arpa boyu yol alınabileceği ortada çünkü!.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT