BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kompozisyon

Kompozisyon

Ders: Türkçe Konu: Kompozisyon “Eşeği yoldan çıkaran sıpa, insanı yoldan çıkaran soba” atasözünü açıklayınız!



Ders: Türkçe Konu: Kompozisyon “Eşeği yoldan çıkaran sıpa, insanı yoldan çıkaran soba” atasözünü açıklayınız! “Öğretmenim, soba iyi bir şeydir. Bizde var. Sıpa görmedim ama babam abime kızdığında ‘sıpa’ diyor; galiba o da bizde var... Bu atasözümüzü açıklayayım. Hakkaten abim beni yoldan çıkarıyor, sifonu o bozdu dayağı ben yedim! İnsanı yoldan çıkaran soba demek çok doğru demektir. Soba yüzünden yoldan çıkmak demek, mesela üzerine tükürüp tükürüklerin coss diye diye sobanın demirinde dansını seyrederkene şaplak yemektir... Banyodan sonra havluya sarılı soba yanında kurumayı bekleriz, beklerken çizgi film izleriz, Tom Jerry’i yakalar. Sonra kardeşimizi döveriz. Havluyu pelerin yapınca süpermen oluruz, Ufuk da süpermen olur. Ufuk benim arkadaşım. Annem hepimizi pataklar... Soba sıcaktır. İliklerimize kadar ısınırız, pembe oluruz. Öbür odalar var ya onlar soğuk olur. O yüzden tuvalete bile çıkmak istemeyiz. Üşürüz üşeniriz, bazen yün yatağa bile kaçırabiliriz! Ama yün yatak ağırmış. Annem ‘canıma doydum’ dedi... Soba insanı yoldan çıkarmamalıdır. İyi çocuk olmalıyız. Mesela baba, abi bodrumdan kömür taşırkene peşinden inmeliyiz, kovalarsa yukarı kaçmalıyız, otomatik düğmesine sürekli basmalıyız ki sönmesin... Sobanın külünü atmaya gitmeliyiz. Yol ortasında poşet ‘porrrs!’ diye yırtılırsa küle bulanırız, pis oluruz, annem pataklar. Sobada kestane pişiririz, üzerinde güğüm kaynar, sabahları ekmek kızartırız, üzerindeki siyah yerlerini kazıyıp tereyağı sürülür, annemler büyük olduğundan daha fazla yer... olsun... Soba pislikleri toplar, pis olmamalıyız. Zayıflı karne, çekirdek mandalina kabuklarını atarız. Babam kira kontratını da attı ama pil atmamalıyız, patlıyooo... Sobaya çok yaklaşmamalıyız, avuç içleri sobaya dönük şekilde dibine oturabiliriz. Ayaklarımızı sobaya dayamamalıyız. Terliğimizin tabanını, çorapların uçlarını eritebilir. Enseye tokadı yeriz. Ufuk da yer, ama çok zevkli... Annem kaloriferli eve çıkalım diyor. Ha bire ‘Kapa şu kapıyı belim dondu’ diye azarlanmayacağız ama... Karanlıkta soba ışığının tavandaki oyunlarını seyrederek uykuya dalamayacağız. Belki bütün odalar ısınacak, üüüf ayrı odam bile olabilir ama ailenin ‘tam ortasında’ bir sıcaklık olmayacak. Ve belki de ben ‘hayata bir türlü ısınamayacağım!..” Öğretmenim, bitti... Ni­nem diyor ki: Odununu kendi kesen iki kere ısınır...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT