BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hobi ile fobi

Hobi ile fobi

“Benim için bireysel hobiydi” diyor CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu “Dersim Katliamı” ile ilgili olarak. Bir zamanlar araştırma yapmış hatta kitap haline bile getirmek istemiş.



“Benim için bireysel hobiydi” diyor CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu “Dersim Katliamı” ile ilgili olarak. Bir zamanlar araştırma yapmış hatta kitap haline bile getirmek istemiş. Türk Dil Kurumu’nun Büyük Türkçe Sözlüğüne göre; İngilizce olan hobi kelimesinin karşılığı uğraşı. Uğraşının tanımı ise şöyle: Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş. Yani insanın vakit geçirmek ve zevk almak için yaptığı iş. Kısacası meşgale... Tarihî bir vakanın böyle araştırıldığını ilk defa duydum. Olayı önemsememe gibi bir durumla karşı karşıyayız. Tarihçilerimiz bu sözlerden dolayı alınganlık göstermezler, akraba ve hemşehrileri de gönül koymazlar inşallah. Bana kalırsa Sayın Kılıçdaroğlu her zamanki gaflarından birini yaptı. Yani sürç-i lisan eyledi galiba(!) Aslında “fobi” diyecekti ama ağzından “hobi” çıktı. Dersim’de yaşananları bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçirdiğinde; her tarafını olağanüstü bir korku kaplıyor, vücut kimyası bozuluyor insanın!.. Fırsat ile fıtrat ABD’li bilim adamları sağlıklı olmak için gösterilen aşırı özenin zamanla bir takıntıya dönüştüğünü, bunun da depresyona kadar birtakım psikolojik sorunlara yol açtığını tespit etmiş. Kanadalı bilim adamları da insanlarda tembelliğe yol açan geni bulmuşlar. Bu iki ülkenin bilim adamları bir araya gelip bir çalışma daha yapsa da tembel genleri daha aktif hale getirerek takıntılı insanları huzura kavuştursa ne güzel olur değil mi?.. Hayat ile memat CHP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap 12 Eylül sonrası solun tüm renklerinin Kılıçdaroğlu sayesinde CHP’nin çatısı altında toplandığını söylüyor. CHP’de bütünleşme sayesinde sosyal demokrat arayışlara nokta konulduğunu belirtiyor. Şimdi sormanın tam zamanı. Önce parti içi muhalefetle ilgili soralım: Kılıçdaroğlu bu denli başarılıydı da muhalifler neden yeni lider arayışına girdi? Baykalcılar, Savcılar neden meydanlara indi? Grup Başkan Vekili Muharrem İnce neden, “Gün ola harman ola” dedi? Parti dışı arayışlara da kısaca göz atalım; Sarıgül neden “Sosyal demokratları bütünleştireceğiz” diye harekete geçti? TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner’le ilgili iddialar durup dururken mi gündeme geldi? DSP başta olmak üzere diğer küçük sol partiler sizinle birlikte olmaktan niye imtina ediyor? BDP sol parti değil mi?.. Sorular bitmeyecek en iyisi biz kısa keselim; Sayın Matkap’a katıldığım tek nokta; Sayın Kılıçdaroğlu’yla birlikte siyasete renk geldi. Ama bu renk CHP’ye yansımadı. Aksine parti içi muhalif renkler solmamak için arayışa girdi...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT