BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hitler yeniden ayağa kalktı

Hitler yeniden ayağa kalktı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Avrupa’da ırkçı partilerin rağbet görmesini yorumladı



> Akif BÜLBÜL - Şanlıurfa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Avrupa ırkçı partilerin rağbet gördüğünü, insan hakları ve demokrasi konusunda bir geriye gidişin olduğunu söyledi. Bakan Çelik dün Şanlıurfa’da temasları sırasında bir grup gazeteciyle Polis Evi’nde sohbet etti. Bakan Çelik’in gazetecilerin sorularına verdiği cevaplar şöyle: AVRUPA’DA SOSYAL POLİTİKALARDA GERİYE GİDİŞ VAR > Sayın Başbakan Sarkozy’i uyardı, Ermeni tasarısı konusunda? Bu konu sadece Türkiye- Fransa ilişkileriyle ilgili değil, Avrupa’da farklı gelişmeler var. Hollanda da hükümet yetkilileri büyükelçiye bir bilgi ulaştırıyorlar. Sosyal politikalarla ilgili adeta bir geri vitese takma, geriye gidişle ilgili bazı düzenlemeler var. ‘Emeklileriniz, Hollanda’da çalışanlar eğer Türkiye’de oturuyorlarsa bunların ücretlerini yaşadıkları ülke şartlarına göre belirleyeceğiz’ diyorlar. Ben böyle sabırla dinledim ama sabrımı çatlatacak şeyler söylediler. Yok efendim çocuklarla ilgili şöyle yapalım. Avrupa coğrafyasında değil başka yerde yaşıyorlarsa, engellilerle ilgili, çocuklarla ilgili, eşlerle ilgili, sağlıkla ilgili, emeklilerle ciddi bir geriş değil artık hakları ortadan kaldıracak şekilde düzenlemeler düşündükleri ve 15 milyar Euro tasarruf edebileceklerini söylüyorlar. Bu bir örnek. Irkçı partilerin, marjinal partilerin siyasi istikrarsızlıktan dolayı Avrupa’nın yönetimlerine girmeleri 50 yıldır Avrupa’nın konuştuğunun tersine bir noktaya getirdi. Garip olan bu. 50 yıldır neler konuştular, şimdi neler konuşuyorlar. Baktığınız zaman insan hayretler içerisinde kalıyor ve hatta Hitler filan mı ayağa kalktı Avrupa’da diyorum, bir şey mi oldu, bu insan hakları, demokrasi gibi kavramlara ne oldu diyorum. Ciddi bir siyasi istikrarsızlıkla karşı karşıya Avrupa. Mevcut hükümetlerin kredibilitesi sorgulanır hâle geldi. Devletin de itibarı sorgulanır hâle geldi. Böyle bir durum karşısında Sarkozy’nin konumu da meydanda, yanılmıyorsam Senato’da çoğunluğu kaybetti. Bunların getirdiği dengesizliğin bir ürünü diye düşünüyorum. Acaba Türklere karşı Türkiye’ye karşı bir hasmane tutumu kendi bünyesinde güçlendirebilir miyim ya da farklı çevrelerin desteğini alabilir miyim tarzında iç politikaya dönük bir yaklaşımı devletler arasındaki ilişkileri zedeleyecek bir noktaya taşıyabilir. Bence bu ucuz bir politika. ÜLKELER KALICI SARKOZY’LER GİDİCİ > Muazzam mali kriz var. Bu kriz nedeniyle kaybolan kredibiliteleri devşirmeye çalışıyorlar. Yalnız mali kriz değil ki bu liderlerin yaşantıları, bu liderlerin topluma güven veremeyişleri var. Yok yani Avrupa’da lider yok. Kabul etmek gerekiyor. Türkiye’yi öne çıkaran hadise bu. İstikrar ama o istikrarı sürdüren bir lider var. Ama batı da öyle bir şey görebiliyor musunuz? Hem istikrarı sürdüremiyor kendi ülkelerinde. Hem Avrupa Birliği çerçevesinde bir mali yönetim, mali disiplin çerçevesinde Avrupa Birliği yönetilemiyor. Onun yanında yaklaşan seçimler ve kendi partilerinde yaşadıkları sorunları suçu başkasına atarak işin içinden sıyrılma gibi bir yaklaşım içindeler. Bu onların aleyhine gelişecek ama Türkiye olarak Sayın Başbakanımız yine Türkiye büyük devlet oluşunu gösteriyor. Bu ikazları yapmak durumundayız. Çünkü ülkeler kalıcı Sarkozyler gidici. Ülkeler kalıcı liderler gidici. Bizim Fransa’yla, Avrupa’yla ilişkilerimizin ortadan kaldırılması veya zedelenmesi ne Fransız halkı tarafından hoş karşılanmaz inancındayım. AVRUPA BAHARI KAPIDA > Bir Arap baharı gibi Avrupa’da bir rüzgar eser mi? Bence rüzgar esiyor ve Avrupa Birliği sorgulanıyor .Ben şahsen önümüzdeki on yılları göremiyorum. Hissedemiyorum 27 ülkenin oluşturduğu AB on yıl sonra ne olur sorusun cevabı 10 yıl önce farklıydı bu yıl çok fraklı. Bu yıl farklı çağrışımlar oluyor. Bu güven ortamını kaybettiler. Güven veremez noktaya doğru hızlı bir gidiş var. GÜL’ÜN GÖREV SÜRESİ 7 YIL Bakanlar Kurulu’ndan sonra Sayın Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı’nın görev süresinin 7 yıl olduğunu açıkladı. Sizin bu konudaki görüşleriniz nedir? Tabii Anayasa değişikliğinde yapılması gereken bazı ilave düzenlemeler vardı. Sayın Cumhurbaşkanın seçimi Anayasa değişikliğinden önce gerçekleşti. Daha sonra Anayasa değişti. Böyle bir kargaşa yaşanıyor, yaşandı. Ama ben uzunca bir süredir bu konudaki bakış açımızın 7 yıl olduğunu söyleyebilirim. Genelde bakış 7 yıl olması gerektiği şeklindeydi ve düzenleme o şekilde yapılacağı şeklinde genel eğilim vardı. Bakan arkadaşlarımız da hükümet olarak da değerlendirdiğimiz de 7 yıllık bir sürenin doğru olduğu ve yorumların o yönde yapıldığını söyleyebilirim. Düzenleme parlamentoya sevk edilecek ve bu konudaki tartışma da bitmiş olacak. Bugün itibariyle de bu tartışma bitmiştir diye düşünüyorum. Bu iş bitmiştir. “BAŞBAKANIMIZIN KIYMETİNİ MUHALEFET DE ANLADI” Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, AK Parti Şanlıurfa il Kadın Kolları 3. Olağan Kongresi’ne katıldı. Burada yaptığı konuşmada, “Muhalefet ‘Aman AK Parti’ye bir şey olmasın, aman Başbakanımıza bir şey olmasın, çünkü Başbakana çok ihtiyaç var, AK Parti’nin çok güçlü olmasına ihtiyaç var’ diyor. Bunu da siz dedirttiniz. Muhalefete çok teşekkür ediyoruz. Gerçekleri gördükleri için, hakkı hak sahibine teslim ettikleri için” dedi. Kongreye Bakan Çelik’in yanı sıra Milletvekilleri Zeynep Karahan Uslu ile Kasım Gülpınar da katıldı. SİYASETTE MOLA VERMEK ŞART Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, AK Parti tüzüğünde bulunan 3 dönem seçilme şartını doğru bulduğunu söyledi. Çelik’in konuyla ilgili sorulara verdiği cevapler şöyle: > 3 dönemle ilgili bir tartışma var. AK Parti tüzüğündeki 3 dönem şartı kaldırılsın mı, uygulansın mı? Şimdi bizi de ilgilendirdiği için konuşmak çok zor da ben bir espri yapıyorum diyorum ki, Güneydoğu’ya tayini çıkanların bir dönem daha hakları vardır diyorum. Fakat işin esprisi bir tarafa. Kendim değerlendirdiğimde 3 dönem benim dördüncü dönemim de var daha, kişinin kendisini dinlemesi, yaptıklarını, yapamadıklarını, bir özeleştiriye kendisini tabi tutması bakımından böyle bir molaya ihtiyaç var diye düşünüyorum. Şimdi kişisel olarak, bireysel olarak daha yüzeysel baktığınız zaman oluverelim milletvekili. Yaptıklarınız hizmete dönüşüyorsa, orada bulunmanız bir şeyin üretilmesine vesile oluyorsa, doğru. Ama onu bilemiyorsunuz ki yani. Onu kritik edecek,değerlendirecek bir sürece ihtiyacınız var. Bence bu karar isabetli. Doğru bir karar. Keşke bunu oturtabilsek, keşke bunu uygulayabilsek, kurumsal hâle getirebilsek. Ve başkalarına da örnek hâle dönüştürebilsek, iyi olur diye düşünüyorum. Vazgeçilmez arkadaşlarımız olabilir. Sürecin içerisinde sürekli olması gerekenler için partiye hizmet açısından görev alacakları çok alanlar var yani. > Siz de bu gruptan mısınız? O Sayın Başbakanın takdiri. Yani üç yıl 4 yıl bir insan çok ciddi araştırmalar gerçekleştirebilir. Partinin 2023 vizyonu ve ötesine dönük projelerin üretilmesinde birikimlerini bu boş zamanda daha yararlı hâle getirebilir. Yeni bir vizyon katabilir. Öyle bir ekip çalışması içinde olursa bunlar çok daha fazla olur. Resmi göreviniz gereği yaptığınız bütün çalışmalar bir resmiyet çerçevesinde oluyor. Ama sivil kimliğinizle bu çalışmalar çok daha anlamlı. Sorunları yerinde tespit konusunda öyle bir konum partiye çok daha katkı sağlar. Türkiye’ye katkı sağlar inancı içerisindeyim. İsabetli bir karar. Doğru bir karar. Uygulanmasından yanayım. Makamlarda sürekli birilerinin tapulu malı gibi algılanmasını ben şahsen doğru bulmuyorum. Bakanlık da, Parti de, milletvekilliği de bağışıklık gibi bir şey bu yani. Sıradan bir işmiş gibi gelmeye başlıyor. Heyecanını kaybeden insanlar da oluyor işin içinde. İşin heyecanını kaybetmemek asıl, bir toparlanma, hız alma diyelim. Geri adım atıyorum ama daha hızlı atlamak anlamında olmalı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT