BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İbadet ile cennete girilmez

İbadet ile cennete girilmez

Peygamber efendimiz, (Hiç kimse, ibâdeti sebebi ile cennete girmez) buyurmaktadır. Çünkü yaptığımız bütün ibâdetler kabul olsa bile, bir gözümüzün şükrünün karşılığı bile değildir.



Peygamber efendimiz, (Hiç kimse, ibâdeti sebebi ile cennete girmez) buyurmaktadır. Çünkü yaptığımız bütün ibâdetler kabul olsa bile, bir gözümüzün şükrünün karşılığı bile değildir. Cennete, Allahü teâlânın lütfu ve ihsanı ile girilir. Lütfa ve ihsana kavuşmak için, imanlı olmak şart olduğu gibi, ibadete de ihtiyaç vardır. Bir insan ne kadar çok ibâdet ederse etsin, ibâdeti sebebiyle kendini mutlaka Cennetlik olarak bilmemelidir. Kulun vazifesi ibâdet etmektir. Kur’an-ı kerimde (Ben cin ve insanları yalnız bana ibâdet etmeleri için yarattım.) buyuruluyor. Temiz kalb gerek demekte bir mahzur yoktur. Çünkü Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: (Kalb bozuk olunca, bedenin işleri de bozuk olur.) [Beyhekî] (Allah, sizin güzel suretlerinize, mallarınıza bakmaz. Kalb ve amelinize bakar.) [Müslim] Allahü teâlâ kalblerde olan ihlâsa ve Allah korkusuna bakar. Amellerin, ibâdetlerin kabûl edilmesi için, yâni sevap verilmesi için, hem şartlarına uygun olması, hem de ihlâs ile niyet edilmesi lâzımdır. Yani ibâdetin kabûl olması için, Allahü teâlânın rızası için yapılması lâzımdır. (Arşimet kanunu, Newton kanunu demek imanı zedeler) diyenleni duyuyoruz. Allahü teâlâ kâinatta çeşitli düzenler yaratmıştır. Suya belli bir kaldırma gücü vermiştir. Bunu bulana onun ismini vermenin küfürle ilgisi olmaz. Suya kaldırma gücünü Arşimet veriyor denmiyor ki. Bunun varlığını Arşimet buldu deniyor. (Kur’an okumak çok zordur demek batıl bir yaygaradır) diyenler var. Bilmeyene elbette zordur. Kimine yabancı dil, kimine matematik zor gelir. Zora zor demenin batılla, küfürle ne alakası vardır? Bazıları da, (Hele şu namazımızı kılalım da, rahat rahat çayımızı içelim diyenlerin akıbetleri çok feci olur) diyor. Bu ne kadar da yanlış bir ifade? Adam, namaza çok önem veriyor ki, (Önce şu namazımızı kılalım, namazı geciktirme endişesi ile çay isersek çayın tadını da alamayız, hele namazı kılalım çayı nasıl olsa içeriz) demek istiyor. Bu sözün neresi kötü ki? Âlimlerimiz, namaza mani olan işte hayır yoktur buyuruyorlar. Vakit girer girmez, önce namazı kılmalı, ondan sonra diğer işleri yapmalıdır. (İslam bir bütündür, tamamını alan ancak müslümandır.) diyenler de var. Bu söz izaha muhtaçtır. İtikatta öyle ise de amelde öyle değildir. “Ya, dinimizin bütün emirlerini yapıp, bütün yasaklarından kaçınmak veya hiçbirini yapmamak geretiğini” söylemek, “Ya hep, ya hiç” demek çok yanlıştır. birkaç günah işliyorum diye, diğer günahları da yapmak gerekmez. İmam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki: (Bütün günahlara tövbe edip hepsinden kaçmak büyük nimettir. Bu yapılamazsa, bazı günahlara tövbe etmek de nimettir. Bunların bereketiyle belki bütün günahlara tövbe etmek nasib olur. “Bir şeyin bütünü ele geçmezse, hepsini de kaçırmamalı” buyuruldu.) Bazıları da (İbadet de gizli, rezalet de) diyenlere ateş püskürüyor. Halbuki hadis-i şerifte, (Kim, dünyada günahını gizlerse, Allahü teâlâ da, Kıyamette, o günahı herkesten saklar.) buyuruluyor. (Müslim) İnsanlardan utanarak günahı gizlemek de hayâdandır. Hayâ da imandandır. Günah gizlenmezse, fâsıklar bundan cesaret alır. (Falanca günah işliyor. Ben de işlesem ne çıkar?) diyebilir. Riya olmaması için ibâdeti gizlemek caizdir. Onun için (Kabahat da gizli, ibâdet de gizlidir) denmiştir. Bunun gibi atasözlerinin çoğu bir hadis-i şerife dayanmaktadır. (Hayâ elbisesine bürünenin ayıpları görülmez. Duyulunca hoşlanılacak şeyleri yap! Kimsenin duymasını istemediğin ve duyulunca insanların hoşlanmayacağı şeylerden kaç!) buyurulmuştur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT