BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Türk dış politikasının vizyonu’

‘Türk dış politikasının vizyonu’

Dış Politika Enstitüsünün 25. yıl kutlamaları çerçevesinde, 24 Mart günü, açılışı Çankaya Köşkü’nde yapılan konferansa, ben de katıldım.



Dış Politika Enstitüsünün 25. yıl kutlamaları çerçevesinde, 24 Mart günü, açılışı Çankaya Köşkü’nde yapılan konferansa, ben de katıldım. Konferansın ana teması, ‘21. Yüzyılda Türk Dış Politikasının Vizyonu’ idi. Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte, KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’ın, her zamanki sürükleyici konuşmasını dinledikten sonra, her alanda olduğu gibi, dış politikada da, büyük bir evrim geçirmekte olduğumuzu düşündüm. Çok gerilere kadar gitmeye gerek yok. 1963 Aralık ayı sonunda Rumlar’ın başlattığı Kıbrıs yangınına, dört elle koşan itfaiye erleri gibiydik. Yangını söndürmek için yüreğimiz, göğsümüze sığmıyordu, ancak teçhizatımız yeterli değildi. Ayrıca, yolumuza da çok engeller çıkarılmıştı. Facia ile baş etmek için, ne lazımsa yaptık. Öyle ki, gün geldi, dış politikada herşeyi Kıbrıs’a endeksledik. İkili ve çok taraflı ilişkilerimizde, iktisadi ve kültürel işbirliği ilişkilerimizde, başarılarımız, Kıbrıs konusunda kaydedebildiklerimizle ölçüldü. Bu yüzden, Dünyada olup biten sair gelişmeleri, takipte, ikinci sıraya aldık. Ancak şimdilerde ‘vizyon’u konuşur olduk. Demek, önümüzde fırsatlar var ve bu fırsatları değerlendirmek için, elimizde olan imkanları nasıl kullanabileceğimize sıra geldi. Gecikme ile de olsa, bunun, başlı başına bir gelişme olduğunu kabul etmeliyiz. Coğrafyadan gelen mukayeseli avantajımız var. Avrupa’nın oluşumunda yer tutan belli başlı kuruluşlar içindeyiz. Arap dünyasında bize karşı beslenen ön yargıları önemli ölçüde yenmiş veya en azından tesirlerini azaltmış bulunuyoruz. Balkanlar’da önümüzü kesmek isteyenlere fırsat vermiyoruz. Orta Asya ve Kafkaslar’da, istikrarın tesis ve refahın konsolide edilmesinde, ümit bağlanan bir öncüyüz. Dünyada 16. ekonomi olarak G-20’lerin arasındayız. Güvenlik ve savunmada, artık tüketici değil, üretici ve vericiyiz. Denilebilir ki, bu imkan ve kabiliyet ile, eşitler arasında, hakkımız olan yeri almamız için daha ne bekleniyor? Kanımca, dahası, günün geçerli ölçüleridir. Bunlar da, kusursuz ve kamil bir demokrasi, bütün unsur ve kurallariyle serbest piyasa ekonomisi ve geçerli insan hakları uygulamasıdır. Dışişlerimiz yeni vizyon oluşturmakta, sadece kendi dosyaları ile değil, bu dosyalarla da, artık, ilgilenmek durumundadır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 96604
    % 1.81
  • 6.2586
    % -1.43
  • 7.3135
    % -1.24
  • 8.2415
    % -1.84
  • 242.305
    % -1.51
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT