BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dinsizlik - dindarlık mücadelesi -ll-

Dinsizlik - dindarlık mücadelesi -ll-

Laikliğin getirilmesi mahiyetinden ziyade Hıristiyanlığı kabul ettiremeyen Mahmut Esat Bozkurt zihniyetinin dolaylı bir zorlamasıdır.



Laikliğin getirilmesi mahiyetinden ziyade Hıristiyanlığı kabul ettiremeyen Mahmut Esat Bozkurt zihniyetinin dolaylı bir zorlamasıdır. Edebiyat, tarih ve felsefe kitapları nesilleri İslam medeniyetinden Türk tarih ve hayatından koparıp Greko-Latin medeniyete bağlama niyetini taşımaktaydı. Tarih dersinde Yunan’ı denize döktük denirken edebiyat kitabında eski Yunan ezberletiliyor, tanrıların hovardalığı ile zihinler bulandırılıyor, felsefe kitaplarında Yunan filozofları yegâne mütefekkir olarak öğretiliyordu. Bizde yakın tarih tafsilatıyla yazılmamıştır. Şu yasaklayıcı mevzuata göre yazılması da mümkün değildir. Yakın tarihi yapanlar sınır tanımaz şekilde övülmüş, ebedi ve milli yaftalarıyla insanüstülüğe çıkartılmaya çalışılmış ancak tenkidin kırıntısı bile hapisle cezalandırılmıştır. Sözde Osmanlı münevveri ve güya cumhuriyet aydını çağı kaybetme keyfiyetini sorgulamada vahim hatalara düşerek dine iftira edip inadına dinsizleşirken halk ne yaptı? O sözde münevver ve güya aydın mürekkep yalamıştı. Üstünkörü de olsa dünyayı biliyordu. Ama onun dağarcığında kupkuru ilim vardı. Bunlar halkı beğenmiyor, güdülecek sürü gibi görüyorlardı. Halbuki o halk, evet ilim sahibi değildi, ama bin yıldan beri gelen bir irfanın devamıydı. Onlar zulmederken o Mızraklı İlmihale sarıldı. Bu halk, bu millet, bugün yine aynı projenin ürünü bazı ilahiyatçıların beğenmedikleri Mızraklı İlmihalle kendini muhafaza ve bugünleri inşa etti. Bugünlerde, Mızraklı İlmihal’in zafer payı yüksektir. Nesilleri dinsizleştirme hevesleri artık geçmiş ola. Şimdilerde bir ara dönemdeyiz. Dinsizlik projesi iflas etmiştir. Gündelik yaşayışı şeklen İslamiyete aykırı gibi görünen nice genç, kız ve erkekler bile kaya gibi iman sahibidir. Artık evet, her devir ve herkes sorgulanacak, sorgulamayı yasaklayan mevzuat kalmayacaktır. Ezberler bozuluyor. Yıllar yılı, sansüre karşı çıkanlar, bazı gazeteciler, sansür örneği olarak Sultan Abdülhamid devrini gösterip hedef saptırdılar İdeolojik sansür Çin’de, Rusya’da, Küba’da bile kalmamışken bizde devam etmekte. Ergenekon terkibinde buluşan, tek parti zihniyetiyle zehir saçan o sözde münevver ve güya aydın tipinin devamı olanlar, bu ülke çocuklarını solcu-sağcı, Türk-Kürt diye birbirlerine kırdırdılar. Türkçülük de Kürtçülük de dinsizlik de bu ülkede devlet değil fakat devlet yetkilerini gasbetmişlerin projesidir. Dünya soğuk savaş şartlarını bile terk etmiş yeniden yapılanırken bizde faşizmin rağbette olduğu zamanlardan kalma diktatoryal şov ve kulu kula kul yapma figürleri hâlâ var. Yakın tarih olanca çıplaklığıyla yazılabilmelidir. Yapılacak yeni anayasa bu yolu açmalı. Bir kimse, bu ülkede yüz yılda kaç büst ve heykel yapıldı, kaça mal oldu onların yerine bugün kaç okul veya hastane inşa edilebilirdi diye sorabilmelidir. Zulmetten nura, karanlıktan aydınlığa varılmıştır. Yarınlar daha aydınlık olacaktır. İmân, ideolojiye mutlak şekilde galip gelmiştir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT