BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yılmaz Öztuna ve tarih -1-

Yılmaz Öztuna ve tarih -1-

Gazetemizin başyazarı; benden 25 yaş büyük kadim dostum, tarihçi-yazar, müzikolog, mütefekkir Yılmaz Öztuna Bey’i kaybetmenin derin hüznü içindeyim. O, tam bir İstanbul beyefendisi idi; kibar ve nezaket abidesi...



Gazetemizin başyazarı; benden 25 yaş büyük kadim dostum, tarihçi-yazar, müzikolog, mütefekkir Yılmaz Öztuna Bey’i kaybetmenin derin hüznü içindeyim. O, tam bir İstanbul beyefendisi idi; kibar ve nezaket abidesi... Evlad-ı Fatihanın bu yiğit evladı, ilk ve orta tahsilini İstanbul’da, yükseğini Paris Sorbonne Üniversitesinde siyasal bilgiler ve konservatuar okuyarak ikmal etti. Çok genç yaşından itibaren eser vermeye başladı ve 82 yıllık ömrüne tam 60 kitabı sığdırdı. Hemşehrisi, ünlü şair Yahya Kemal’in derin tesiri altında kalarak; ondan hem tarihçiliği ve hem de onun çerçevesini belirlediği Türk milliyetçiliğini benimsedi. TGRT HABER televizyonunda yaptığım “Çerçeve’den Yansımalar” programıma, 3 yıla yakın bir süre kendisini her ay konuk ettim. Program öncesi ve sonrası çok sohbetlerimiz oldu. Eskiden olan tanışıklığımızı, dostluğumuzu pekiştirerek derinleştirdik. Öyle ki; tarihin en mahrem konularını kendisine soruyor; o da bildiği her şeyi açık yüreklilikle anlatıyordu. Hatta bir keresinde; kendisi hakkında bazıları tarafından “mason” yakıştırması yapıldığını söyledim. Asla; böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söyledi ve masonluğun ve masonların ne mene şey olduklarını; takbih ve tel’in ederek uzun uzun anlatmıştı... Onun Yahya Kemal’den mülhem Türk milliyetçiliği ve hatta “Türk Müslümanlığı” asla kafatasçılık olmayıp; kültüre dayalı; Matüridi-Hanefi-Nakşi, Mevlevi, Kadiri vb. geleneğini yansıtmaktaydı. Yani; Türk’ün ruh kökü, İslamiyet’le bezenip imbiklenmedikçe matluba muvafık olamaz. Bu istihaleden mahrum kalan Bulgarların veya Macarların Türklüğünden bahsedebiliyor muyuz? Şu halde; Türk, Türk kalabilmesini bile İslamiyet’e borçlu. Sevgili dostum Prof. Dr. Necat Birinci’nin yerinde tespitiyle: “Bütün ihtilaller kendinden önceki; en yakın ve en güçlüyü inkâr ederler ve hakkında akla hayale gelmedik iftira ve karalamalarda bulunurlar.” Merhum Yılmaz Öztuna’ya gelinceye kadarki tarihçiler; Türk tarihini, baklava dilimleri misali inkıta’a uğratıyor ve devlet-millet hayatının devamlılığına vurgu yapmıyorlardı. Yılmaz Öztuna “devlet; ebed-müddet” diyerek bu yanılgıyı iki çapraz çizgiyle iptal ederek gerçeği ortaya koydu...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT