BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Sayıların dili!..

Sayıların dili!..

Evlere şenlik bir oylama yaşadık. Parti liderlerinin göstermelik katılımı bekleneni vermeye (veya almaya) yetmedi... “Harman büyük” olmasına rağmen, “dane küçük” kaldı.



Evlere şenlik bir oylama yaşadık. Parti liderlerinin göstermelik katılımı bekleneni vermeye (veya almaya) yetmedi... “Harman büyük” olmasına rağmen, “dane küçük” kaldı. Diğer bir ifade ile “303” yetmedi de diyebiliriz. Ancak endişeye mâhâl yok! İşler olacağına varır. Bizde bu tecrübeli ve değişmez politikacılar varken “değişim” de olmaz. Anayasa değişikliğinden bahsetmiyoruz. Bizim söylemek istediğimiz kişilerin değişimi... Efendim, meşhur bir şirkete yüklü maaşla muhasebeci aranmaktadır. İlânlar verilir, adaylar beklenir ve sıra mülakâta gelir. Yönetim kurulu tam kadro ile oturmuş şirketin menfaatlerini koruyacak ehil muhasebeciyi seçmeye çalışır. Her gelene aynı basit soru sorularak cevaplar alınır. Ancak üç, beş, on derken en meşhur üniversiteden mezun gençler de dahil olmak üzere bütün adaylar sapır sapır dökülür... Derken sıradan bir üniversite mezunu sivri burunlu, kalın gözlüklü, kötü giyimli son aday da mülakata alınarak aynı basit soru bu gence de sorulur. “İki kere iki kaç eder?” Sıradan aday sınav heyetini şöyle süzerek; ensesi en kalın, göbeği en şişkin ve gözleri en parlak olan üyeye dönerek sorar; “Kaç etmesini istersiniz?” der. İki kere ikinin kaç ettiği değil, kaç etmesi gerektiği önemlidir. Bu sıradan genç, yüzlerce adayı eleyerek, sınavı kazanır. İki gün önceki oylamadan sonra Meclis Başkanımız’ın sayılara aldırış etmeden; almış olduğu karar bize her nedense yukardaki fıkrayı hatırlattı. Oylama öncesinde Yalçınbayır’ın ısrarla nisap belirlenmesi taleplerine karşı, Meclis Başkanı’nın cevabı ile bizim muhasebecinin cevabındaki benzerlik şaşırtıcıdır. İster pratik zekâ deyiniz, isterse ortaşark kurnazlığı olarak tavsif ediniz, Meclis Başkanımız’ın kararı uyarınca oylama sonucunun anlaşılması mümkün olmamıştır. Diğer bir ifadeyle üç bilinmeyenli, çok yönlü ve çok maksatlı paket oylamasına; yeni bir bilinmeyen daha eklenmiş oldu. Sahi teklif kabul mu edildi, yoksa red mi? Bilen varsa beri gelsin! Salt çoğunluğun yeterli olduğu iddiası yarın Anayasa Mahkemesi’ne konu olursa hiç şaşılmamalıdır. Özelleştirme işlemlerinde yaşadığımız yargı yürütme ikilemini; bu defa yasama yargı ikilemi olarak tekrar yaşayacağa benzeriz. Aslında bu işin çözümü çok kolay, ancak hiç kimse cesaret edip söyleyemiyor!.. Bize kalırsa bu tür “gizli” oylama ve “açık” tasnif yerine; “Açık” oylama ve “gizli” tasnif yapılırsa iş kökünden çözümlenmiş olur. Baksanıza Irak’ta yapılan seçimlerde Saddam Hüseyin’in büyük oğlu Uday; Bağdat Beşinci Bölge’deki bütün oyları “% 99.99” nasıl da toplamış! “% 0.1”lik kayıp, işin ciddiyetinin göstergesi olarak kabul ediliyor... Ha gayret, az kaldı!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT