BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Munzur’un elini öpün!”

“Munzur’un elini öpün!”

“Sopasına sarılan Munzur, ‘Bismillah’ der ve az sonra gözden kaybolur. Çok sürmez Mekke’deki ağasının yanına varması. Bir göz açıp kapanıncaya kadar...”



Ovacık’a gittiniz mi hiç? Benim 7-8 sefer gitmişliğim var. O çağlayanın Munzur Dağı eteğinde, çakıllar arasında aniden fışkırıyor gibi akışı insanı etkiliyor. Bir beyaz köpük içinde 25-30 metre gittikten sonra koca bir nehir oluyor âdeta... O kadar temiz ki içinde balıklar sürüyle görünüyor. Alabalığın hakikisi bu. Orada turistik iki katlı bir bina yapmışlar ama yalnız iskelet kalmış. Cam kapı hiçbir şey kalmamış. Tabii bu anlattıklarım 1960’ta idi. Şimdiki halini bilmiyorum. Turistler gelip balık tutuyordu. Kalacak bir yer olmadığı için de çadır kuruyorlardı. Köylüler misafirperverdi. Biz de Ovacık’a tuz satmaya giderdik. Göz alabildiğince bir ova. Ama toprak görmek imkânsız. Çakıl kaplı ova. Kara saban ile çift sürüyorlardı oralarda. Rahmetli Menderes oraya bir kanal yaptırıp tümünü sularmış. Bunlar da kenger ekmişler. Sakız yapıp hayvancılıkla geçiniyorlarmış. Ekin olmaz oralarda. Arpa, fiğ tohumu ekerler. Biz de tuz götürüp fiğ ile arpa ile takas ederdik. Yani yeni deyimle barter yapardık. Etraftaki dağlar, meşe ile kaplı. İnsan yukarıdan bakınca muhteşem bir tablo görüyor. Manzara adeta bir tabloyu andırıyor. Ortada ova ve Munzur Çayı, çevrede yemyeşil dağlar... Bu arada Munzur Çayının hikâyesini anlatırlar bizim orada. Munzur, bir ağanın çobanının ismiymiş. Ağa hacca gitmiş. Ağanın hanımı da Munzur’a helva pişirmiş. Munzur demiş ki: -Anacığım bundan bir tabak daha yap da ağama götüreyim. Ağanın hanımı da düşünmüş: “Yazık, garibin hoşuna gitti de tekrar isteyemedi herhal...” Bu düşünce ile bir tabak helva daha yapıp Munzur’a verirken de der ki: “Fakat bilesin ki ağan hacda.” Munzur “biliyorum merak etmeyin ben ona sıcak sıcak yetiştiririm” der. Sopasına sarılan Munzur, “Bismillah” der ve az sonra gözden kaybolur. Çok sürmez Mekke’deki ağasının yanına varması. Bir göz açıp kapanıncaya kadar... Helvayı sıcak sıcak ağaya takdim eder. Ağası şaşırmıştır ama Munzur’a belli etmez. Munzur, ağasının elini öpüp geri döner. Akşamüstü çiftliğe döndüğünde ağanın hanımı Munzur’a alaycı şekilde sorar: -Ağan nasıldır, iyi midir Munzur? -İyidir anacığım. Sana da dua etti. Helvayı pek beğendi. Tabii ki ağanın hanımı buna inanmaz. Köylü, ağayı hac dönüşü karşılamak için yola çıkar. Bakarlar ki ağa ağlamaktadır. Kendine hürmet için gelenlere seslenir ağa: “Bana gelmeyin, varın Munzur’un elini öpün!” Munzur o sırada hayvanları sağıyordur. Herkesin ona doğru koştuğunu görünce dağa doğru kaçmaya başlar!.. Devamı yarın > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT