BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Teknoloji bağışıklık sistemimizi vuruyor

Teknoloji bağışıklık sistemimizi vuruyor

Günlük hayatımızın her alanına giren elektromanyetik radyasyon ve kimyasal katkılı hazır gıdalar, bağışıklık sistemini zayıflatarak başta tiroid olmak üzere birçok hastalığa davetiye çıkarıyor...



HİPOTİROİDİNİN BAŞLICA BELİRTİLERİ: Fiziki ve zihni fonksiyonların yavaşlaması ile ortaya çıkan letarji hâli, göz kapakları çevresinde ve ayak ile bacaklarda iz bırakmayan ödem (şişlik), nabzın yavaşlaması, soğuğa tahammülsüzlük, kabızlık, saç ve cilt kuruluğu, guatr (bazı hastalarda) Sevgili okuyucularımız, tiroid rahatsızlığı konusunda bizden yardım isteyen İzmit’ten Z.A. isimli okuyucumuz vesilesiyle bu konu hakkında sizlere öz, faydalı bilgi ve tecrübelerimi aktarmak istiyorum. Son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle birlikte sürekli olarak artan bir şekilde hayatımıza giren elektromanyetik radyasyon ve kimyasal katkılı hazır gıdaların tüketiminin hızla artması, otoimmün (vücudun kendi dokularını düşman belleyerek onları tahrip ve yok edici faaliyetlere girişmesi) reaksiyonlar ve sonrası gelişen hastalıkların başında tiroid hastalıkları gelmektedir. Günlük muayenelerimizde sıkça rastlamaya başladığımız guatr (tiroid bezinin büyümesi), çoğunlukla nodüler (mercimek veya nohut büyüklüğünden ceviz büyüklüğüne kadar değişen yumru tarzı oluşumlar) şeklinde olmakta. Bu durum gerek hasta, gerekse de rutin muayene esnasında tesbit edilmezse; hasta hipotiroidi tablosuna girmekte, günümüzde rastladığımız sebepsiz kilo alımlarına yol açmakta, kişinin hayat kalitesini düşürmekte, mutsuz kılmakta, başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere birçok hastalığa zemin hazırlamaktadır. Genel vücut sağlığı açısından son derece önemli olumsuz neticelere yol açabilen bu hastalıklardan bir tanesi olan hipotiroidi hakkında 2 hafta sizleri aydınlatmaya çalışacağım. HİPOTİROİDİ NEDİR Boynumuzda tiroid kıkırdağımızı at nalı şeklinde saran tiroid bezimizin yetersiz faaliyeti sonucu az hormon salgılaması ile gelişen hipotiroidi tablosu ortaya çıkar. Belirtiler hemen değil de uzun yıllar sonra ortaya çıkar ve tedavi edilmezse, miksödem denilen tabloya dönüşür. Miksödem koması; karakteristik belirtisi, soğuğa aşırı dayanıksızlık ve uyuklama duygusunun ardından derin letarji (uyku hali) ve bilinç kaybıdır. Miksödem komasını sedatifler (ruhi yatıştırıcılar) hızlandırabilir ve acil tıbbi müdahale gerektirir. Tiroid hormonunun büyüme ve gelişme üzerinde önemli etkileri olup aşırı eksikliklerinde bebeklerde ve çocuklarda zeka geriliğine ve yetişkinlerde zihni melekelerin yavaşlamasına, normal vücut ısısını koruyamama durumlarına ve hatta kalp yetersizliğine sebep olabilir. HİPOTİROİDDE KOLESTEROL YÜKSELİR Tiroid hormon yetersizliğinde kalp atım hızı yavaşlar, kolesterol yükselir. Hastanın tiroid yetersizliği kısa sürede tedavi edilmezse yükselen kan basıncı, LDL-kolesterol ve trigliserid kalp ve beyin damarlarını tıkayarak kalp krizi ve felç (inme) ihtimalini arttırır. Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi) da özellikle kadınlarda kalp hastalıkları riskini artırır. Ayrıca bu durum kan basıncı ve kolesterol seviyesini yükselterek kalp krizi ve çeşitli kalp hastalıklarına yol açar. TİROİD HORMONU AZLIĞI KİLO ALDIRIR Hipotiroidide vücudun normal fonksiyon hızı, yani bazal metabolizma yavaşlar. Tiroid hormonunun azlığı kişiyi fiziki ve zihni yönden de tembel yapar. Böylece, kişide istenmeyen kilo alımlarına yol açar. Nadir durumlarda hipofiz bezinin TSH (tiroid uyarıcı hormon) üretmeyişi hipotiroidizme yol açar. Çoğunlukla ise tiroid bezi anormal bir antikor tarafından yavaş yavaş tahrip edilir. Diğer vakalarda hipotiroidinin sebebi bilinmez. Daha da başka vakalarda hipertiroidinin tedavisi, fazla ve yüksek doz olunca hipotiroidi oluşabilir. Böyle vakalarda tiroid hormonu durumu tersine döner (hormon fazlalığından hormon azlığına) bu durum geçici veya kalıcı olabilir. Bazen ender durumlarda bebekler tiroid bezleri olmaksızın doğabilir. TİROİD HASTALIKLARI ARTIYOR Boğaz bölgesinde ve kelebek şeklinde bulunan tiroid bezlerinden kaynaklanan rahatsızlıklar, teknolojinin gelişmesiyle birlikte artmaya başladı. Erken teşhis ve ilaçları düzenli kullanarak bu hastalıktan kurtulabilirsiniz... HAFTAYA: TİROİD BEZİ BÜYÜMESİ (GUATR) OKUYUCULARIMIZA CEVAPLAR İlaçlarınızı kullanın hipotiroidiyi yenersiniz > Z.A / İzmit Boyum 158 cm, kilom 61 kg, yaşım 27. Gittiğim doktor guatrımda nodül ve hipotiroidi tesbit etti. Kilo almamı buna bağladı. Sabahları aç karnına hormon ilacı verdi. Sigara ve alkol kullanmıyorum, sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen gösteriyorum. Rahatsızlığımla ilgili olarak ne tavsiye edersiniz? CEVAP: Kıymetli kardeşim, öncelikle size tavsiyem, 5-7 kg fazlalıklarınızı kuruyemiş, abur cubur, çikolata, kola ve hayvani yağlardan, zengin gıdalardan sakınarak ve düzenli egzersiz yaparak atmaya çalışın. Makul miktarda yani her türlü meyve çeşidinden 1 taneyi geçmeyin. Bol yeşillik, salata, 2 kaşık zeytinyağı ile yapılmış haşlanmış sebzelerden bol bol yiyin. Öğün başı 2 dilim tam buğday ekmeğinin dışında tüm unlu mamüllerden sakının. Çayınıza şeker katmayıp, her türlü tatlılardan kaçının. Sizdeki hipotiroidi ve nodül, daha çok hanımlarda gördüğümüz ve geçirilen viral üst solunum yolu enfeksiyonları sonrası gelişen otoimmüniteye bağlı Hashimoto tiroiditinden kaynaklanmakta. Bu haftaki konumuzda daha detaylı ve etraflıca açıklayacağım hususlara dikkat eder, hekiminin verdiği ilaçları düzenli kullanır, belli aralıklarla kan tahlili ve muayene kontrollerini yaptırırsan yüce Allahın izniyle bir mesele kalmaz. Alerjisi olanlar evde hayvan beslememeli > Necla Karahalil Ihlamur bal ve çimene alerjim var, fakat evimde bir köpek beslemek istiyorum. Köpek ya da kediye karşı alerjim yok. Evime köpek aldığımda alerjimi etkiler mi, yoksa evimde hayvan beslemekten tamamen uzak mı durmalıyım? CEVAP: Kıymetli okuyucumuz, yeryüzünde mevcut olan gerek tabii, gerekse de sun’i her türlü maddeye karşı kişide alerji gelişebilir. Bununla birlkte insanlar arasında en çok alerjiye zemin hazırlayan gıda maddeleri; yumurta, çilek, kuruyemişler, çikolata, domates, buğday ekmeği de dahil her türlü mayalı gıdalar, kola, parfüm, deoderant başta olmak üzere her türlü kimyasal içeren maddeler, ev tozu ile kedi, köpek, diğer hayvan kılları ve kafes kuşlarının tüyleridir. Bu sebeple alerjik ürtiker, alerjik rinit ve astım bronşialesi, hatta kronik bronşiti olan hastaların bile bu evcil hayvanlardan mutlaka uzak durmaları gerekir. Mesleki klinik tecrübelerime göre, sık bronşit ve zatürre geçiren hastalarımızda bile yaptığım sorgulamalarda; çoğu hastamın evlerinde kafes kuşu beslediklerini ve yaptığımız kuvvetli tedavilere rağmen hastalıklarının tam geçmediğini ve çok sık nüksettiklerini müşahede ettim. Bu sebeple evlerin içinde bu tür evcil hayvanların beslenmesi başta alerji ve solunum yolu hastalıkları olmak üzere birçok hastalığa zemin hazırladığını, tedaviye direnç göstermeye yol açtıklarından mutlaka bu tür faaliyetlerden kaçınılmalıdır. AŞIRI KİLO, astım ve kireçlenmeye yol açar Rumuz: Sağlıklı Günler / İST. 72 yaşında, 158 cm boyunda, 85 kiloyum. Astım hastasıyım. Dizlerimde kireçlenme 14 sene önce başladı. Özellikle sol dizim rahatsız. Eklemlerimde sıvı bittiği söylendi. Son zamanlarda ağrılarım çok arttı, yürüyemez oldum. Yokuş çıkarken açılır gibi oluyor, yoksa kütük gibi kasılıyor. Bana son çare ameliyat dendi. Ameliyat olmamı tavsiye eder misiniz? CEVAP: Sevgili okuyucumuz, bahsettiğiniz bütün şikayet, sıkıntı ve dertlerinizin tamamına yakın sebebi sahip olduğunuz aşırı kilolarınızdır. Kilolu insanlarda artan karın içi basıncı, göğüs boşluğunun kapasitesini azaltıp bronşların daralmasına yol açarak astıma zemin hazırlar. Mevcut astımın da tedaviye direnç göstermesine, kalıcı hâle gelmesini sağlar. İnsanoğlunun doğumdan ölümüne kadar bütün yüklerini taşıyan dizlerindeki kıkırdak yastıklar, kapasitelerinin üzerinde ağırlığa maruz kalmaları sonucu; normal anatomik yapı ve bütünlüğünü koruyamaz. Hareketin rahat olmasını sağlayan, araçlardaki dişlilerde yağ gibi vazife gören eklem sıvısı, gitgide azalarak biter ve eklemin tüm birimleri bozulur, bir müddet sonra da parçalanarak erir, alttaki kemik yapı da kireçlenerek eklem hareketlerinin normal işlemesine mani olur. Giderek durumun kötüye gitmesiyle en basit günlük hareketler de bile şiddetli ağrılar ortaya çıkar ve hayat adeta çekilmez hâle gelir. Bu tür durumlarda tek çare; bozulmuş olan eklemin yerine platin protez taktırmaktır. Fakat burada bilinmesi gereken önemli nokta, protez takılsa bile kilo verilmediği takdirde sıkıntılı durumların büyük ölçüde devam edeceğinin bilinmesidir. Protezle ilgili konuları, sizi muayene edecek ortopedi uzmanı meslektaşım ile konuşmanızı tavsiye ederim.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT