BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İslâm Araştırmaları Merkezi İslam Ansiklopedisi

İslâm Araştırmaları Merkezi İslam Ansiklopedisi

Amerikanlaşmaya yüz tuttuğumuz günlerden beri “Hafta” lâfı çoğaldı. Ne var ki, faydalı “hafta” veya “gün”ler de eksik değil. Onlar “icabını” yapıyorlar, bizlerse “lafını” ediyoruz.



Amerikanlaşmaya yüz tuttuğumuz günlerden beri “Hafta” lâfı çoğaldı. Ne var ki, faydalı “hafta” veya “gün”ler de eksik değil. Onlar “icabını” yapıyorlar, bizlerse “lafını” ediyoruz. Hafta ve günleri sayın sayabildiğiniz kadar! Ama bazılarının çok faydalı olacakları da muhakkak. Taklit ve törenle başlasak da bir gün gerçeğine ulaşırız. Meselâ, Kütüphanecilik Haftası lüzumlularından birisidir. Bugün Türkiyemizde ölesiye yoksun olduğumuz şey kitap ve okumadır. Belki böyle özendirmelerle, ilim, sanat, fikir ve fen bahçelerimizde yeni çiçekler açar. Dünyalar kadar geri olduğumuz dünya halklarına belki bir nebze yakınlaşırız. İşte bu son Kütüphane Haftası’nda Allah’ın her lütfu gibi bir tevakkuf oldu. Diyanet İşleri eski başkanlarımızdan Arapça bilgini ve nefîs Kur’an kıraatı ile gönüllere feyiz bağışlayan Tayyar Altıkulaç beyle bir telefon sohbetimiz oldu. Değerli Hoca, beni “Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi”ne çağırdı. Bilindiği gibi İslâm Ansiklopedesi orada çıkıyor. Ansiklopedinin 20. cildi bu ay elimizde. Merkeze girerken, gözümü okşayan ilmi manzara tuğla rengi ağırlıklı, geniş alana yayılmış, ecdat tarzı mimârisi oldu. Bu sevincim binayı yapan mimarların adları ile büsbütün çoğaldı. Tayyar Beyfendi ile birlikte Doç. Azmi Özcan, Dr. Tufan Bozpınar, Süleyman Necati Akçeşme beyler kütüphane ve çalışma salonları ile tesisleri gezdirerek geniş bilgi verdiler. Profesörlere, uzmanlara, öğrenci, okuyucu ve dinleyicilere mahsus mekânların, bilgisayarların, seminer ve istişare yerlerinin hepsini bir bir ve saatler süren ilgiyle dolaştık. Türkiyemizde, her haliyle gelişmiş, böyle bir kütüphane, böyle tesisler, bu yoğunlukta kitap, bilgisayar ve sair modern ders yazı malzemesi ihtiva eden bir Merkez bulunmasına çok sevindikten başka biraz hayret ettiğimi de söyleyebilirim. Bir kere çok zengin bilgin ve uzman kadrosu var. Okuduğum, güvenilir edebiyat, tarih, din ve sanat hocalarımızın çoğu orada idi. Bir kısmiyle görüşebilmek sevinç verdi. Sevgili sınıf arkadaşım merhum Nihat Çetin hocamız Orhan Şaik Gökyay, gazeteci ustamız Ziyad Ebüzziya gibi birçok Türk ve yabancı âlim de kitaplarını oraya vasiyet etmişler. Böyle eşsiz bir İslâm Ansiklopedisi için zaruri olan yazma kitaplarla belgeler, yurdumuzun ve dünyanın her yerindeki kütüphanelerde yer ve adları tesbit edilmiş bir kataloglar halinde önümüzde idi. İslam Ansiklopedisi maddelerinden her birisinin yazılması için iki üç yıl önceden teklifler yapılmış, konuyu en iyi yazacak bilginler seçilmişti. İnceleyecek kişinin önüne, o konuda çıkan neşriyatın (yabancı yerli) dosyaları konulmuştu. Kısacası T.D.V. İslâm Araştırmaları Merkezi, adını koymadığımız bir üniversite idi. Birçok üniversitemizin henüz ulaşamadığı eserleri, kitapları, yerli yabancı bilginleri tesisleri ve göz alıcı bir nizamı vardı. Mîmârisine severek girdiğim ve faaliyetlerine imrenerek ayrıldığım bu büyük eseri hepimiz iyi tanımaya ve dünyaya tanıtmaya mecburuz. Çünkü, dindar-laik okumuşlarımızın bilgi ve ibretleri kaynaklarından birisidir. Her türlü ilim, sanat ve fikir çalışmalarına bağlılığını iyi bildiğim Kültür Bakanı İstemihan Talay bey’in bu merkezi ziyaret ederek, milletimize sevdirmesini isterdim. İstanbul Valisi Sayın Erol Çakır ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna da bu çeşit araştırma ansiklopedi ve kütüphaneler üzerine hemşehrilerimizin alâkalarını çekerlerse ilmin aydınlığına ferahlıkla kavuşmuş oluruz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT