BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kefaret bayrama rastlarsa

Kefaret bayrama rastlarsa

Sual: İlmihal yazan biri, (Kefaret orucu bayramlara rastlasa da, kefarete devam edilir) diyor. Bayram günü tutulan kefaret orucu sahih olur mu?



Sual: İlmihal yazan biri, (Kefaret orucu bayramlara rastlasa da, kefarete devam edilir) diyor. Bayram günü tutulan kefaret orucu sahih olur mu? CEVAP: Belki millî bayram denilen günleri kastetmiş olabilir. Kefaret orucu olsun, nafile, adak veya kaza orucu olsun, Ramazan Bayramının birinci, Kurban Bayramının da dört günü oruç tutmak haramdır. Din kitaplarında bildiriliyor ki: Kefaret orucu, hastalık, yolculuk gibi bir özürle veya bayram günlerine rastlamak sebebiyle bozulursa veya Ramazana rastlarsa, yeniden altmış gün tutmak lazım olur. Bayram günlerinde bozmazsa, yine yeniden başlaması lazım olur. Kadın, hayz ve nifas sebebiyle bozunca, peş peşe altmış gün tutamayacağı için, yeniden başlamaz. Temizlenince geri kalan günleri tutarak, altmışı tamamlar. Yemin kefaretinde ise, üç gün peş peşe tutulacak orucu bu sebeple bozan kadının da, üç günü, yeniden tutması lazım olur, çünkü peş peşe üç gün oruç tutabilir. Recebin birinci günü, kefaret orucuna başlayıp, Şaban ayının sonunda, altmış günü tamam olmasa, üç günlük [104 kilometreden fazla] yola gitmeye niyet ederek vatanından çıkar. Seferdeyken, Ramazanın birinci günü, kefaret orucuna niyet ederse kefareti sahih olur. (Eşbah) Seferde oruç tutmayıp kazaya bırakmak caiz olduğu için, böyle bir usulle caiz olur. Oruç tutulması yasak edilen günlerde vacib orucun edası caiz değildir. (Kuhistani) Bir kimse, seferde ve hastalık günlerinde oruç tutmuş olsa, geçerli sayılır; [bayram gibi] oruç tutulması yasak edilen günlerde oruç tutarsa geçersizdir. (Redd-ül muhtar) BELAYA SEVİNMEK Sual: Bir hadis-i şerifte, (Bir kimse, sevmediği birisine belâ, sıkıntı geldiği için sevinirse, Allah bu kimseye de bu belâyı verir) buyurulmaktadır. Fâsıklara, sapıklara ve gayrimüslimlere gelen belalara sevinmek de bu hadis-i şerife dâhil midir? CEVAP: Evet, dâhildir. Kâfire bile gelen belâya sevinmek, doğru değildir. Daha ölmeden, dünyadayken bu belâya düçar olur. Zâlimler hariç, insanlara gelen belâya sevinmek, (Oh, iyi oldu) demek caiz değildir, fakat zâlime belâ gelirse, sevinmek caiz olur. Zâlim Ebu Cehil ölünce, Peygamberimiz sevinmiş, şükür secdesinde bulunmuştur. Bir zâlim ölünce, sevinmenin caiz olması, mazlumların zulümden kurtulması içindir. Zâlime bir belâ gelirse, belki ibret alır da, zulümden vazgeçebilir. > Tel: 0 212 - 454 38 20 www.dinimizislam.com - www.mehmetalidemirbas.com
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT