BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Asıl tehlike insan eliyle oluşan küresel ısınmada

Asıl tehlike insan eliyle oluşan küresel ısınmada

Kutuplardaki buz tabakalarının altına hapsolmuş eski atmosfere ait örnekler, dünya ikliminin sürekli değişim içinde bulunduğunu göstermektedir. Dünyanın eğik açısı da iklimlerdeki sapmalara sebep olurken, yüzyılımızın sonuna doğru sıcaklık artışı hayatı zorlayacak



Sevgili okurlar, iklim, kendisini sıcak dönemlerden soğuk buzul dönemlerine geçiren devirlerle biçimlenmektedir. Bundan 250 milyon yıl önce (Permiyen Dönemi sonu) o devirde yaşayan canlıların yüzde 96’sı yanardağlardan fışkıran aşırı karbondioksit gazıyla sıcaklığın 45 santigrad dereceyi bulmasıyla yok oldu. O dönem “Büyük Yok Oluş” diye tarihlenmektedir. 5.5 milyon yıl önce başlayan Pliyosen Döneminde artık iklim soğumaya başlamış ve buzul çağlarına giriş hızlanmıştır. İKLİMLER NASIL OLUŞUR? Doğal yönüyle iklimlerdeki farklılıklar, dünya ekseninin güneşin etrafındaki yörünge düzlemine olan açısındaki periyodik değişimlerden kaynaklanmaktadır. Milankoviç Döngüsü (Sırp asıllı Jeofizikçi’nin adına ithafen) olarak adlandırılan bu sapmalar sonucunda dünya ortalama 100 bin yıllık periyotlarla daire şeklindeki döngüden elips yörüngelere dönüşmekte, bu değişim ise yıllık iklimsel farklılıklara yol açmaktadır. Her 24 saatte kendi ekseni etrafında turunu tamamlayan dünyamız, bu dönüşlerini 23.5 derece eğik bir açıyla gerçekleştirmekte, yaz ve kış gibi farklı sıcaklıktaki iklimler bu şekilde oluşmaktadır. Ancak bu eğik açı 42 bin yıllık döngüler içinde 21.6 dereceden 24.5 dereceye kadar değişiklik göstermekte ve bu durum güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşmasında açı değişikliği meydana getirerek sıcak bölgelerde kuraklığa,kutup bölgelerinde ise buzulların erimesine yol açmaktadır. PROBLEM KÜRESEL ISINMA Günümüzde endişe uyandıran doğal yoldan oluşan değişimler değil, özellikle son 50 yıl içinde insan eliyle oluşturulmuş bulunan karbondioksit ve metan gazlarının atmosferdeki artışlarıyla meydana gelen “Küresel Isınma”dır. Bunların yanında; azotoksitler, karbonmonoksit, hidrokarbonlar, klor, fluor ve halojenli bileşikler, partikül şeklinde katı maddeleri de saymak gerekir. Bu sıcaklık artışından dünyanın en çok zarar gören kısmı Kuzey Yarım Küre’de Arktik Kuzey Kutup Bölgesi’dir. Son 20 yıl içinde bu bölgede, bilhassa Grönland ve Kuzey Sibirya bölümünde buz tabakalarında yüksek oranda erimeyle azalma tespit edilmiştir. 2 DERECELİK ARTIŞ YAKINDA Değerli okurlar, büyük denizler ve okyanuslar geç ısınıyor, dolayısı ile bugünkü değişiklikler 40-50 yıl öncesinin etkileşimidir. IPCC (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) ve UNESCO’ya bağlı Dünya Jeoloji Haritaları Komisyonu raporları; önümüzdeki birkaç 10 yıl içinde 2 santigrad ve yüzyılın sonunda da 4 santigrad dereceye varan sıcaklık yükselmesini öngörmektedir. Bu yaklaşım, sıcaklığın günümüzden 2 derece fazla olduğu 8 bin yıl önceki verilerle hazırlanan iklim ve bitki örtüsü haritaları sayesinde analiz edilmiştir. BM’ye bağlı IPCC çok ciddi bir kuruluş olarak şimdiye dek geçen süreçte sırasıyla; 1990, 1995, 2001 ve 2007’de bilimsel bildiriler yayınlamıştır. Sevgili okurlar, her salı günü yayımlanan Yeşil Sayfamızda, 3.5 seneyi aşan bir süre içinde, siz saygıdeğer okurlarımıza içinde yaşadığımız dünya ve doğamızla ilgili haberler sunmaya çalışıyoruz. Bu vesile ile şimdiye kadar geçen süreçte esirgemediğiniz duyarlılığınıza şükranlarımı sunarken, gazetede sayfamızın hazırlanmasında büyük çaba gösteren genç arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürlerimi bu vesile ile ifade etmek istiyorum. Asıl başarı onlarındır. Gelecek hafta; “Olumsuz Şartların İnsanoğluna Etkisi, Enerji Tasarruflu Yeşil Yaklaşımlı Projeler” gibi başlıklar altında sunumuma devam edeceğim. Güzel bir ilkbahar haftası geçirmenizi bütün kalbimle diliyorum. Sevgiyle kalın. KUTUPLAR 20 YILDIR ERİYOR Sıcaklık artışından en büyük darbeyi Kuzey Yarım Küre’de Arktik Kutup Bölgesi almaktadır. Son 20 yıl içinde Grönland ve Kuzey Sibirya’daki buz tabakalarında büyük oranda erime oldu. Bitlis’in Ahlat ilçesinde, büyükler çevreyi karlardan arındırmak için çaba gösterirken, minikler durumu eğlenceye çeviriyor ÖNCE SOĞUMA SONRA ISINMA Bu yıl kış mevsiminin uzamasına sebep olan aşırı soğuklar dünya ile birlikte ülkemizi de dondururken, önümüzdeki yıllarda güneş faaliyeti nedeniyle daha da soğuk geçmesi bekleniyor. Daha sonra ise sıcaklığın artacağı bildiriliyor. Son yüzyıldaki büyük felaketler Son yarım yüzyıl içinde çok acı olaylarla karşı karşıya kaldık... > 1968-1974 yılları arasında Sahra Çölü’nün güneyinde kalan SAHEL Bölgesi ülkelerinde 7 sene süren bir kuraklık yaşandı. Yaşanan büyük açlıktan 50 milyon insan olumsuz etkilendi. > 1970 yılında tropik bir kasırga Bangladeş kıyılarını vurdu ve iç kesimlere kadar ulaşan seller ülkenin büyük bölümünü 7.5 metrelik sular altında bıraktı. 500.000’e yakın insan hayatını kaybetti. > 1984-1985’de uzun süren aşırı kuraklık sonucunda Doğu Afrika’da 450.000 Etiyopyalı ve Sudanlı yaşamını yitirdi. > 2003’te Avrupa kıtası son 500 yılın en sıcak yaz mevsimini yaşadı ve uzun süren 40 santigrad derecenin üzerindeki sıcaklık 30 bin kişinin ölümüne yol açtı. Isınmadan insan ne kadar sorumlu? > Sanayi Devriminin başlangıcından itibaren fosil yakıtların (özellikle kömür) artarak yakılıyor olması. > Ormanların tahrip edilmesi. Özellikle yangınlar, kontrolsüz ağaç kesimi, yapılaşma ve sıcak iklim kuşağı ormanlarının yıkıma uğraması gibi... > Deniz kirliliği sebebiyle oksijen sağlayan bitkisel planktonların kayıpları. > Baca gazları, taşıt ve supersonik uçakların ekzos gazları. Yukarıdaki etkenler sebebiyle atmosferin ilk 10 km’lik bölümünde bulunan Troposfer Tabakası’nda sıcaklık artışı oluşmaktadır. Bu durum iklim sisteminde daha fazla enerji birikmesine sebep olarak, ansızın aşırılıkları harekete geçirip büyük felaketlere yol açabiliyor. Modern dünya tasarrufu keşfetti Avrupa Birliği üyesi olan ülkelerde 2012 senesinden itibaren sadece enerji tasarruflu ampul kullanımı başlatıldı. Ayrıca, enerji dostu binaların yapımı hızlandırıldı. İşte diğer yenilikler: > Atıkların yeniden değerlendirilmesi > İnşaat aşamasında çevre tahribatının en az seviyede tutulması > Yenilenebilir Enerji kullanımı > Yeşil Çatı uygulaması ve yağmur sularının biriktirilip kullanılması > Güneşten azami yararlanma > İzolasyonla soğuk ve sıcak şartlardan tasarruf edilmesi > Doğal çevreye uygun estetik anlayışına azami itina gösterilmesi > Binalardan kaynaklanan karbondioksit salınımının azaltılması. Pikeli ekmek kavgası Amansız savaşlara şahit olan Çanakkale Boğazı’nda havanın güzel olmasını da fırsat bilerek insanlara yaklaşan cesaretli dostlarımız martılar, kendilerine atılan bir parça ekmeği kapmak için birbirleriyle böyle mücadele ettiler... (Fotoğraflar: Ali Kemertaş) YEŞİL PLATFORM Gördes’te minikler binlerce ağaç dikti > Aziz Altıntaş / MANİSA Son yıllarda yıldızı parlayan Manisa’nın Gördes ilçesi yeşilleniyor. Gördes Belediyesi’nin sponsor olduğu 3 bin ağaçlık “Hatıra Ormanı”, Manisa Valisi Halil İbrahim Daşöz, Gördes Kaymakamı Davut Gül, Belediye Başkanı Muhammet Akyol, okullar, çeşitli dernek ve kurluşların ortak çabalarıyla oluşturuldu. İlçeye 9 kilometre uzaklıktaki Germencik mevkiinde bulunan alana yaklaşık 500 öğrenci ve öğretmen eşliğinde çam fidanı dikimi gerçekleştirildi. Çabalarından dolayı Başkan Akyol’u kutlayan Vali Daşöz, Gördes’in kentlerinin örnek ilçesi olduğunu söyledi. Tutsak yunuslar için PROTESTO > Projekt Walschutzaktionen ALMANYA > Bodrum’dan yaklaşık dört ay önce Kaş’a getirilen dört yunus balığının tel örgülerle çevrili hayatı devam ederken hayvanseverlerin tepkisi de artıyor. Valilik alanı incelettirirken, uluslararası çevre ve hayvan koruma örgütleri 21 Nisanda büyük bir eyleme hazırlanıyor. Protestolara öncülük eden Alman Yunus ve Balina Koruma Kuruluşu ProWal, alanı “Dünyanın en korkunç Yunus Tesisi” olarak adlandırıyor. Deniz kafesinde bulunan yunusların tel örgüleri parçalamak isterken oluştuğu iddia edilen burun bölgelerindeki yara izleri ise dikkat çekiyor. Baharın müjdecisine ‘hoş geldin’ partisi! > Doğa Derneği/İSTANBUL Baharın müjdecisi leylek, kırlangıç ve guguk kuşlarının gelişiyle “Yaşayan Bahar” etkinlikleri, Doğa Derneği’nin koordinasyonunda Türkiye’de de 1 Nisan’dan itibaren kutlanmaya başlandı. Bu yıl 7.’si düzenlenen etkinliği Avrupa, Afrika ve Orta Asya’dan 39 ülke uygulayacak. Doğa Derneği’nin de aralarında olduğu Dünya Kuşları Koruma Kurumu’nun (BirdLife International) temsilcisi sivil toplum kuruluşları, bu etkinliklerle baharın gelişine, kuşların göç yolculuğuna ve karşılaştıkları sorunlara dikkat çekmeyi hedefliyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT