BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Biz ve onlar

Biz ve onlar

Geçen gün Mahmut Çetin’in bir yazısını okudum. Biz kimiz, onlar kim konusunu ele almıştı. Ben son kısmına takıldım; takıldım derken etkilendim. Benim de kafa yorduğum bir konuydu.



Geçen gün Mahmut Çetin’in bir yazısını okudum. Biz kimiz, onlar kim konusunu ele almıştı. Ben son kısmına takıldım; takıldım derken etkilendim. Benim de kafa yorduğum bir konuydu. Nihayet uzlaşarak bir anayasa hazırlayacağız haberinden sonra sormuştum: Anayasalar mutabakat metnidir. Bu ülkede yaşayan insanların hangi şartlar altında bir arada yaşayacaklarını karara bağlayıp yazılı metin haline getirmeleridir. Bu iş için tarafların bir araya gelmesi lazım. Peki taraflar kim? Mahmut Çetin bizde neden tarafların olamayacağını anlatmış. (http://www.sondevir. com/?aType=yazarHaber&ArticleID=2881) Birkaç sene öncesine kadar, uzlaşacağız, uzlaşıldı vs. deyince hep siyasi iktidarın devletle uzlaşması akla gelirdi. Devletle kastedilen kurucu iradeydi. Kurucu iradeden herkes kendine göre bir şey anlıyordu. Kimin ne anladığı, doğrusunun ne olduğu, bu iradeyi kimin temsil ettiği, başka bir konu.. Ama uzlaşma hep bu iradeyle olurdu. Bu ülkede yaşayanlar bir bütün farz edilir, aykırılar habis ur gibi görülür, talepler siyasi irade üzerinden kurucu iradeye arz edilir, uygun görülenler ihsanen yürürlüğe sokulurdu. Bu şartlarda üç nesil büyüdü. Şartlandı şekillendi. Devletin rol verdiği sağcılar, rol icabı sağcılar.. Rol icabı solcular.. rol icabı cemaat önderleri, rol icabı sendikalar, talebe dernekleri, ticaret odaları oldu. Sözünü ettiğim yazıda ibretlik örneklerden biri var. Hepsi elindeki yazılı metne göre davasını savundu, hak arıyormuş gibi yaptı, kavga ediyormuş gibi yaptı.. Her şey sahteydi. Ya da suniydi. Doğal olanlar gayrimeşru sayılıyordu. Yok farz ediliyordu. Bu saatten sonra gerçek taraflar nasıl oluşacak. Uzlaşmak için önce kavga etmek lazım. Burada, bu ülkede taraf kabul edilenlerin gerçekte birbirleri ile kavgası olmamış ki.. Aleni şekilde olmamış. Hep kurucu irade ile tarafların kavgası olmuş. Yani anayasa Mecliste değil de Meclis dışında bir komisyona hazırlatılıp referanduma sunulacak olsa, o komisyonda toplum kesimlerini, uzlaşması gereken kesimleri kimin temsil edeceği meçhul. Öyle bir temsilci yok. Temsilcilik rolü verilenler var. ... Bütün bunları halk iradesi takıntısı olanlar için söyledim. Bende de aksine, halk iradesiyle hiçbir şey yapılamayacağı takıntısı var. Çok yalın düşünüyorum. Bu ülkenin, yahut devletin sahibi olan bir aile vardı. Onların elinden alındı. Yeni sahibi kimse irade ondadır. Onun metodlarına razı olacağız. Ya irade sahibi değişiyordur ya da eski sahibi günün şartlarına göre eski kasayı makyajlıyordur. Yeni kasa için daha epey zaman var.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT