BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Kurtar Bizi Baba!” (*)

“Kurtar Bizi Baba!” (*)

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay 28 Şubat sürecinin başaktörünün Cumhurbaşkanı Demirel olduğunu söylüyor. “Baba” aynı zamanda rejisörlüğünü de üstlenmiş bu işin. Süreci, bir Yeşilçam klasiği gibi düşündük ve biz de diğer rolleri sıralayalım dedik. Beğenecek misiniz bakalım!



Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay 28 Şubat sürecinin başaktörünün Cumhurbaşkanı Demirel olduğunu söylüyor. “Baba” aynı zamanda rejisörlüğünü de üstlenmiş bu işin. Süreci, bir Yeşilçam klasiği gibi düşündük ve biz de diğer rolleri sıralayalım dedik. Beğenecek misiniz bakalım! Başaktör yardımcıları malum paşalar ve devletin bazı kurumları. Kötü adamlık da Erbakan ile Çiller’e kalıyor; Rejimi tehlikeye düşürdükleri için(!) Bir filmin çekimi esnasında en fazla hor görülen ve eziyet çeken kesim ise figüran ve set işçileridir. İki kesim de bu süreçten en fazla zararı gören milleti temsil ediyorlar. Filmin yapımcısına gelince;Hemen onu da söyleyelim, bu postmodern darbeden en fazla kâr eden malum medya ve bazı işadamları?! ..... (*) Demirel miting meydanlarında bu sloganla karşılanırdı, bir zamanlar... Yutan eleman YGS sınavında 50 binden fazla öğrenci sıfır çekti diye, eğitim sistemi yerden yere vuruluyor. Suçlu arayanların böyle bir eleştiri yapmaya hiç hakkı yok. Bu sonuçtan çıkarılacak tek ders; bu sıfırcı öğrencileri ödüllendirmek olmalıydı. Hem 1.5 milyon öğrenci ile yarışacaksınız, hem de yüzlerce soruya yanlış cevap verebilmek için konsantre olacaksınız, ter dökeceksiniz... Her babayiğit bu işin üstesinden gelemez. Bu insanlar özel yeteneklere sahip insanlar... (Geçen yıl bu sayı 38 binlerdeydi). Her fırsatta tebrik ederim bu öğrencileri, maharet puan alıp yerleşmekte değil, açıkta kalmayı başarmakta. Sıfır deyip geçmeyin sakın; çünkü sonuç değil, başlangıçtır. Boşuna denilmiyor ki; “Her şeye sıfırdan başladım, bugünlere geldim” diye... Üstelik bu öğrenciler rakiplerine açıktan kıyak yapmanın mutluluğunu yaşıyorlar. Lütfen kıymetlerini bilelim?!. Seç, beğen, al!.. * Başbakan Erdoğan, “Sen hayatında hiç hızlı trene bindin mi?” diye sitem ediyor, icraatlarını eleştiren ve yolsuzlukla suçlayan CHP Genel Başkanına. Sayın Başbakan sitem etmenize hiç gerek yok. Sayın Kılıçdaroğlu, başkalarının dolmuşuna binmekten YHT’ye binmeye fırsat bulamıyor ki? * Ziyaretçi kabulünü, avukatlarla haberleşme ve yakınlarıyla telefonla görüşme sürelerini yeterli görmeyen Balyoz Davası sanığı muvazzaf subaylar, mevcut yönetmeliğin değiştirilmesi için Askerî Yüksek İdare Mahkemesine başvurmuşlar. Sormak lazım, daha önce nerelerdeydiniz diye! Başınıza gelince mi anladınız, şartların çok ağır olduğunu? Acı gerçekleri öğrenmek için hapishaneye düşmeye gerek var mıydı? * Petrol ürünlerindeki yüksek vergiyi savunan Maliye Bakanı Şimşek,”Bu parayı fakirlere sağlık ve eğitim için harcıyoruz” demiş, ABD temasları sırasında. Bir nevi Robin Hood’luğa soyunarak. Türkiye’de bu açıklamanın yayınlandığı gün akaryakıt piyasasından müjdeli haber geldi. Benzinin litresinde 12 kuruş indirime gidildi diye. Sayın Bakanımız bu sözlerini sık sık tekrarlasa, her tekrarında da fiyatlar düşse. Böylece dünya ortalamasını yakalamış oluruz. Hayali bile ne güzel değil mi?!.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT