BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir varmış bir yokmuş

Bir varmış bir yokmuş

Koca koca adamlar biz koca adamlara aylardır masallar anlatıyorlar. Biz de mışıl mışıl uyuyoruz. Federasyon anamız bizi ayağına yatırıp pışpışlıyor ve hayaller kurmamızı istiyor. Benim tek korkum, mahallenin kabadayısı ve ağır abisinin kapı önünde bir nara atıp bizi uyandırması...



Koca koca adamlar biz koca adamlara aylardır masallar anlatıyorlar. Biz de mışıl mışıl uyuyoruz. Federasyon anamız bizi ayağına yatırıp pışpışlıyor ve hayaller kurmamızı istiyor. Benim tek korkum, mahallenin kabadayısı ve ağır abisinin kapı önünde bir nara atıp bizi uyandırması... Kırmızı başlıklı kız kadar temiz ve masum, ötesinde saf bir oyunumuz varmış bizim. Adı da “kırmızı başlıklı kız” imiş.. 9 ay karanlıkta dans etmiş de ayağına basmamışlar bir kere, aldığı cesaretle şimdi karanlıkta ve bir ayıyla dansa kalkmış. Bu alemin ayısı da kurdu da UEFA adını taşırmış. Masalda bile kızın kurdu yediği olamazmış.. Hep kurt yermiş o “tertemiz” kızı.. Ancak masallarda iyi kalpli bir gariban öldürebilir ejderhaları... Ancak masallarda yiğit bir halk çocuğu prensesi elde edebilir. Altın yumurtlayan bir tavuğu ancak bir masalda kesebilirsiniz. Bir vuruşta yedi öldüren terzi bir masaldır. Ancak oralarda develer tellal, pireler berber olur sanırdık ama işte gerçek hayatta da olabiliyormuş. Ya da gerçek hayat aslında bir masalmış. Suçlunun cezasını çektiğini gördüğünüzde bilmelisiniz ki o; aslında bir masalmış.. 9 ay “Biz ceza verirsek ve sonunda ya yargıda suçsuz çıkarlarsa” diye korkanların, şimdi “Biz ceza vermez isek ve sonunda ya yargıda suçlu çıkarsa” diye korkmaması bir masal kahramanına yakışır ancak... “Seyircisiz” oynama cezası aldığı bir maçta “seyircisi” taşkınlık yaptığı için Trabzonspor’a 5 bin TL ceza verilmesi de ancak bir masalda gerçekleşebilir. Kerevete ancak bir masalda çıkarsınız, üç elma ancak bir masalda dağıtılır iyilere... 40 gün 40 gece düğün de bir masalda olabilir ve ancak “2 Yıldırım” aynı anda bir masalda düşebilir “kırmızı başlıklı kızın” başına... Eeeee... Eeeee... Eeeee... Ninni... Bitti... Sınırı aşan Türkler UEFA Ligi yarı finali ve Turan-Topal ikilisi, yani iki Türk sahada 90 dakika başka bir şey oynuyorlar. Bizim burada oynadığımıza hiç benzemeyen... Biri mutlaka UEFA finali oynamacasına... Başka bir Türk Barcelona-Chelsea yarı final rövanşını alabildi. Devler, önünde saygıyla eğildi. Nou Camp stadında Türk bayrağı dalgalandı gün boyunca. Maça çıkılırken ortada bir Türk bayrağını taşıdılar.. Cüneyt Çakır’ın en büyük Türk hakemi olarak ligimizde tam 2,5 yıl maçını alamadığı takımlar vardı da; ondan söylüyorum.. Bizim MHK ise onu; bir hafta önce bu kadar maçın arasında Rizespor-Sakaryaspor maçına vermişti. “Biz Türklerin en sevmediği şey; başarılı Türklerdir.” Felsefe futbolu Tabelaya işinize gelen skoru yazdırmayı başardığınızda, ne oynamak ne de oynatmak gibi bir felsefeniz olursa ne olur biliyor musunuz? Kazanmış bir antrenör olursunuz... Ama oyuncu grubunuza bir felsefe aşılayıp iyi oynamak ve size yarayan skorun fazlasını ve de üstüne alkışı da istemek peşine düşmüşseniz, ne olur biliyor musunuz? Mutlaka kazanacak bir teknik direktör olursunuz... Sonunda da uluslararası bir başarıya mutlaka ulaşırsınız. S-ÖZ: (Ümit Aktan) “Başarılarla mücevher sahibi olabilirsiniz ama asla mücevherlerle başarı sahibi olamazsınız.” 9 ay düşünüp “en uygun ceza” bulundu. Şimdi bütün yapmak istedikleri, bu uygun cezayı içine sığdırabilecekleri “en uygun suçu” oluşturmak...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT