BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gelecek nesiller için yazılmıştır

Gelecek nesiller için yazılmıştır

Türkiye 3 Temmuz 2011’de şiddetli bir depreme uyanmıştı. Enkaz haline gelen Türk futbol binası yıkılıp yenisi yapılmak yerine, o enkaz üzerine yeniden bina edildi! Sağduyu, tıpkı 12 Eylül darbesi gibi, 28 Şubat darbesi gibi, bugünkü futbol döneminin de masaya yatırılacağı günü bekliyor artık...



> 3 Temmuz 2011 sabahı Türkiye bir depreme uyandı. Dönemin Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın başını çektiği tam 50 kişi, futbolda şike iddiasıyla gözaltına alındı. Ardından bu sayı büyüdü ve 93 kişi soruşturmaya tabi tutuldu. İfade verenler arasında Federasyon Başkanı, yardımcısı, Milli Takımlar yöneticisi vs. de vardı. > Sadece 4 gün önce (29 Haziranda) Futbol Federasyonu Başkanlığı’na seçilmiş olan Mehmet Ali Aydınlar, şike soruşturmasına bakan savcı Mehmet Berk ile görüştü ve çıkışta “Durum çok vahim” dedi. > Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’ne katılmaktan men edildi. Yerine, UEFA Kupası’nda mücadele eden lig ikincisi Trabzonspor çağrıldı. > 70 klasör ve binlerce sayfadan oluşan tapeler ortalığa saçıldı ve Türkiye “tarla sürmeyi”, “taş ocağı işçisini” öğrendi. Organize polisleri bazı kulüp başkan ve yöneticilerinin rakip takım teknik adam ve futbolcularıyla şifreli konuşmalarını, sık sık değiştirilen telefon numaralarını, buluşmaları, paraları tespit etmişti. FENERBAHÇE DÜŞMANI! > “Futbol kamuoyu - Fenerbahçe camiası - UEFA” üçgeninde sıkışan Federasyon Başkanı Mehmet Ali Aydınlar kimseyi kırmadan problemi çözmeye çalıştı ama bu mümkün değildi. Çünkü verilecek her karar Türkiye’nin yarısını sevindirecek, yarısını kızdıracaktı. O, kulüplerin de kendisini arkadan vurmasıyla başka bir yolu seçecekti. > M.Ali Aydınlar yönetimi, problemi yalnız omuzlamak yerine kulüplerle birlikte paylaşmak amacıyla, şikeyi cezalandıran 58. Maddeyi değişmesi için Genel Kurula götürdü. Burada bir konuşma yapan Kulüpler Birliği Başkanı Yıldırım Demirören, Federasyon Başkanı’nın istifasını istedi. Demirören, “Şu an 8 kulüp şike gündeminde, bu 12’ye kadar gidecek. Maalesef Fenerbahçemiz’in adı herkesten çok geçiyor. Reyting uğruna gündem oluşturmak için hep F.Bahçe’nin adı geçiyor. Verilen önergeyi geri çekelim. TFF Başkanı’nı güven tazelemeye çağıralım. Seçim kararı alalım. Bu işin doğrusu mahkeme sürecini beklemektir” dedi. “Şike yapan, teşebbüs eden, teşvik veren, teşvike teşebbüs eden küme düşer” cezasını barındıran 58. Maddenin değişmesine delege “hayır” dedi. > Fenerbahçe için döktüğü onca para ve emeğe rağmen bir numaralı Fenerbahçe düşmanı ilan edilen M.Ali Aydınlar, diğer futbol kamuoyundan da beklediği desteği göremeyince, Genel Kurulda “Varım” demesinden sadece 1 gün sonra, 7 aylık kişisel işkenceyi sonlandırarak görevi bıraktı. > Önce Şenes Erzik aday olacağını açıklayıp, sadece 1 gün sonra vazgeçti. Ardından Kürşad Tüzmen adayım dedi, sadece 1 gün sonra çekildi. Ata Aksu “Sonuna kadar gideceğim” dedi, 1 gün sonra çekildi. > Genel Kurulda 58. Maddenin değişmesine karşı çıkan Yıldırım Demirören, “Seçilirsem şikeyle ilgili ceza yok, puan silme yok, küme düşme yok” diyerek yola çıktı, TFF’nin 41. Başkanlığına seçildi. G.Saray’dan üye almadığı 15 kişilik listesinde, kulübü şike soruşturmasında geçmeyen sadece 2 kişi vardı: Yıldırım Demirören (BJK), Edip Eren (BJK), Cengiz Zülfikaroğlu (BJK), Mehmet Baykan (BJK), Arif Koşar (FB), Talat Yılmaz (FB), Faruk Öksüz (FB), Selim Koray (FB), Servet Yardımcı (FB), Taylan Öner (TS), Mustafa Beyazlı (TS), Fethi Heper (Es Es), Ufuk Özerten (G.Bir.), Ergun Tekin (Kırıkkale), Hakan Kanık (İst.Bel.). 58... ÖNCE HAYIR SONRA EVET > TFF’nin bu yeni yönetimi 58. Maddeyi değiştirdi. Artık, şike eylemi teşebbüste kalırsa kulüplere küme düşme ve puan silme yoktu, ağır para cezası ve kişilere ceza verilecekti. (-12) puandan başlayan cezalar sadece “ağır teşebbüs” halinde verilebilecekti. Puan silme ve para cezaları, en az 1, en fazla 5 yıl ertelenecekti. Federasyon Başkanı, “Memnuniyetle müşahede ettik ki sahaya yansıyan bir şey yok” diyerek 10 aylık polis, savcı, hâkim, etik, 58. madde... sürecini kestirip attı. > Türk futbolu temizlenmişti ama aynı federasyon tam 16 kulübü Disiplin Kurulu’na veriyordu. G.Saray taraftarı, “Denge için bizi de işin içine kattılar” diyerek protesto yürüyüşü düzenledi. Futbolun garip cilvesi, Demirören Federasyonu futbolu “temizlerken”, aynı gün, Beşiktaş’ın yeni yönetimi, UEFA’da Demirören döneminin hesabını veriyordu. UEFA Beşiktaş’ı “Bir yıl Avrupa’ya alınmasın” talebiyle Disiplin Komisyonuna havale etti ama kurul “5 yıl içinde bir daha yapmamak kaydıyla” cezayı erteledi. *** Bitime 2 hafta kala Türkiye Ligi’nin en kuvvetli şampiyon adayı, başkanı şike soruşturması sebebiyle tutuklu bulunan F.Bahçe... Türk futbolunun tepesinde, şike soruşturması sebebiyle teknik direktörü tutuklanan Beşiktaş’ın başkanı... Milli Takım’ın başında ise şike suçlamasıyla futbolcuları tutuklanan Belediye’nin hocası var. > Türkiye 3 Temmuz 2011’de şiddetli bir depreme uyanmıştı ve “enkaz haline gelen” Türk futbol binası yıkılıp yenisi yapılmak yerine, enkaz üzerine yeniden bina edildi! > Sağduyu, tıpkı 12 Eylül darbesi gibi, 28 Şubat darbesi gibi, bugünkü futbol döneminin de masaya yatırılacağı günü bekliyordu artık... Bu maça komando hakem lazımdı zaten! Kamil Abitoğlu... Trabzon-Fener maçının hakemi... Abitoğlu Diyarbakır-Bursa maçından yüz akıyla çıkmıştı. Çünkü eski bir tim komutanı o! ÜÇ ŞEHİT VERMİŞTİ Mustafa Kamil Abitoğlu bir kez daha sezonun en kritik maçına verildi. Şenol Güneş’in “Güneydoğu’dan daha önemli” dediği Trabzon-F.Bahçe maçına... 2010 yılının mart ayında yarım kalan olaylı Diyarbakır-Bursa maçının hakemi Kamil Abitoğlu, gergin maçtaki soğukkanlılığı, metaneti ve ince taktiği ile daha büyük olayların çıkmasını önleyerek Türkiye’nin gündemine oturmuştu. Abitoğlu’nun bu metanetinin sırrı, 1992-93’te Bitlis-Güroymak’ta asteğmen olarak seyyar piyade komanda tim komutanlığı yapmış olmasıydı. Kamil Abitoğlu, bu vatani görevi sırasında terörün soğuk yüzü ile sık sık burun buruna geldi. O dönemde meydana gelen çeşitli çatışmalarda Abitoğlu’nun timinden 3 asker şehit oldu. Aynı Abitoğlu, Bingöl’deki hain pusuda şehit düşen 33 askerin naaşını Muş-Hasköy’e taşıyan birlikte de görev aldı. not Süper Final’de atılan 18 golün 10’u yabancı, 8’i yerli futbolculardan geldi. Fenerbahçe’de henüz yerli futbolcu golü yok. SÜPER FİNAL (4. hafta)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT