BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu kimliği övgüyle göstereceğim

Bu kimliği övgüyle göstereceğim

Faili meçhul cinayete kurban giden Musa Anter’in oğlu Anter Anter 43 yıl sonra aldığı kimliğini gururla taşıyor



ÖZEL HABER ADEM DEMİR - İSTANBUL ERDOĞAN’IN ÖZEL İZNİYLE VATANDAŞLIĞA ALINDI Başbakan Erdoğan’ın ‘özel izniyle’ 17 Ocak’ta Türkiye’ye dönen ve vatandaşlığa kabul edilen Anter, geçtiğimiz hafta hem nüfus cüzdanına kavuştu hem de pasaportunu aldı. Anter, Suadiye sahilinde mutluluğunu gazetemize anlattı: “Hayatımda hiçbir zaman bölücü olmadım ama yıllarca suçlandım. Türkiye vatanım. Dönmekten büyük mutluluk duydum. Kimliğe kavuşmak tarifi de mümkün olmayan bir duygu.” Musa Anter’in çocuklarının en büyüğü Anter Anter yıllarca yurt dışında yaşamak zorunda kaldı. 76 yaşındaki Anter, 1969 yılında terk etmek zorunda kaldığı Türkiye’ye 17 Ocak 2012 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “özel izniyle” dönebildi. Türkiye’de akan kanın durması yönünde mesajlar verdi. 17 Ocak’tan bu yana Türkiye-İsveç ve Kuzey Irak Kürt Yönetimi arasında mekik dokudu. Bir ay kaldığı Türkiye’de vatandaşlığa kabulü için gerekli başvuruları yapan Anter, daha sonra İsveç’e gitti. Aradan geçen süre zarfından Bakanlar Kurulu, Anter’i “ vatandaşlığa” kabul etti. Sonrasında da Anter’in vatandaşlıktan doğan hakları da kendisine verilmeye başlandı. 43 YIL SONRA TC NÜFUS CÜZDANI Bugünlerde yine Türkiye’ye gelen Anter’in sevincine bir yenisi daha eklendi. Anter’e 3 Mayıs’ta hem nüfus cüzdanı hem de pasaportu takdim edildi. İstanbul Suadiye’de görüştüğümüz Anter, bu mutluluğunu ilk defa Türkiye gazetesiyle paylaştı: “Bundan 43 yıl ince kendi halkını düşman gören rejime karşı çıktığım için yurt dışına çıkmak zorunda kalmıştım. Ardından o baskıcı rejim beni vatandaşlıktan çıkarmış ve hak mağduriyetime neden olmuştu. 43 yıl sonra bu ayıba bir son verildi. Artık cebimde Türkiye Cumhuriyeti mührünü taşıyan hem nüfuz cüzdanım hem de pasaportum var. Bunları gerekli yerlere övgüyle göstereceğim“ diye konuştu. TARİFİ İMKâNSIZ BİR DUYGU “Yıllar sonra kimliğinizi ve pasaportunuzu alınca neler hissettiniz?” şeklindeki sorumuza Anter, şu cevabı verdi: “Yıllar sonra kaçmak zorunda bırakıldığım memleketime geliyorum. Önce nüfus müdürlüğüne ardından da Emniyet Müdürlüğüne gittim. Görevliler bana inanılmaz ilgi gösterdiler. Birkaç dakika içinde işlemlerimi yaptılar. Tarifi imkânsız bu duyguydu. Artık resmi olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım” diye cevap verdi. Çok sıkıntılar çekmelerine rağmen kimseye kırgın olmadığını şu sözlerle dile getirdi: “Yalnız Musa Anter’in çocukları değil bütün akrabaları ve çevresi zorluklar yaşadılar. Ama buna rağmen ben kimseye kin duymuyorum.” BU VATAN ASLA BÖLÜNMEZ “Kürt’üm ama bu ülkenin bir evladıyım. Benden memleketime zarar gelir mi?” diye soran Anter, şöyle konuştu: “Burası memleketim. Rejim, bazı dönemlerde memleketi yaşanmaz hale getirdi. Babam yıllarca bölücülükle yargılandı. ‘Ülkeyi bölüyorlar’ diye yaygara koparanlara cevap olarak babam; ‘Bu ülke Çengelköy hıyarı mı ki ortadan bölünsün?’ derdi. Aynı şeyi şimdi ben söylüyorum. Türkiye çok zorluklardan geçerek bugünlere geldi. Dünyanın hiçbir ülkesi Türkiye gibi dayanamadı. Türkiye çok acayip bir ülkedir. Dış güçler, iç güçler türlü türlü oyunlarla bölmek için mücadele ettiler ama halk bölünmedi. Bunda bir hikmet var. Hakları vermekle vatanı böldürmez. Onun için bölünme paranoyalarından kurtulmak gerekiyor.” KANDİL BİLE BUNU İSTEMİYOR Anter’in söyleyecek sözü çok. Her konuda anlamlı açıklamalar yapıyor. Zira ciddi bir deneyim yaşadığı her halinden belli. Başbakan Erdoğan’ı ayrı bir yere koyuyor. Atılan olumlu adımları takdirle karşıladığını söylerken özellikle Kürt sorunun çözümü için daha yapması gereken icraatların olduğunu da söylemeden edemiyor. Anter, “Kürtlerin ayrılma niyeti yok. Kandil’dekiler de istemiyor. Geçmişi bir kenara bırakıp önümüze bakalım. Şu anda yurt dışında yaşamak zorunda bırakılmış on binlerce iş adamı var. Genel bir af çıksa birçoğu güle oynaya Türkiye’ye gelir. İster asker olsun ister dağdaki militan olsun gençler öldüğünde oturup ağlıyorum. Bu anlamsız kardeş savaşına bir son vermemiz lazım” diye konuştu. ANTER ANTER: BARIŞ İÇİN çalışacağım Türkiye’ye gelip gitmeye devam edeceğini belirten Anter, bu ülkede birbirine dargın, kırgın ve öfkeli olan herkesin birbirlerini af etmeleri gerektiğini ısrarla söyledi. “Elimi taşın altına sokmak istiyorum. Bu kanın durması için ne gerekiyorsa onu yapmaya çalışacağım. “Türklerin ‘Musa Amca’sı’, Kürtlerin ‘Apê Musa’sı’ olan babamın barış için gösterdiği tavrı sürdürmeye niyetliyim. Silahların susması için bir misyon verilirse bunu seve seve yaparım. Bu kardeş savaşının kazanan tarafı yok. Başka bir vatanı zoraki mesken tutmuş ama kalbi ülkesi için atanların sayısı az değil. Fethullah Gülen de bunlardan biri. Fethullah hoca dönse kime ne zararı olur. Bırakalım da herkes ülkesine dönsün. Yeter artık. Herkes fazlasıyla acı çekti.” “AÇILIMI GÖRMEZDEN GELMEYİN” Demokratik Açılımla yapılanları Kürt çevrelerinin görmezden gelmesini eleştiren Anter, “dilin kilidi yok” diyerek şunları ekledi: “Teoriden bıkmışız. artık pratiğe ihtiyacımız var. Hiçbir şey yapılmadı diyenlerin kendi durumumu örnek gösteriyorum. Eğer değişim olmasaydı bugün ben sizinle oturup bu sohbeti gerçekleştiremezdim.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT