BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rekorlu günlerime döndüm

Rekorlu günlerime döndüm

Dünyaca ünlü TIME dergisine kapak olan tek Türk sporcusu Süleymanoğlu, “Olimpiyatların üstesinden rahatlıkla geliriz. Türkiye artık tesisleşmede, ulaşımda, haberleşmede ve turizmde birçok Avrupa ülkesini solladı” diyor.



Hüsamettin ACAR (Fotoğraflar: Ali KEMERTAŞ) NAİM SÜLEYMANOĞLU Türk ve Dünya halterinin zirvesi... 1988 Seul Olimpiyatları’nda 60 kiloda kendi ağırlığının 3 katından 10 kilo fazlasını kaldıran ilk ve tek halterci... Buradaki performansıyla tüm rekorları parçalayan Süleymanoğlu (Cep Herkülü) aynı zamanda ünlü TIME’a kapak olan tek Türk sporcusu oldu. Efsane sporcunun ismi olimpiyatlar öncesi Londra’daki bir istasyona da verildi. Naim’le birlikte Usain Bold, Michael Jordon, Roger Federer, Jay Jay Okocha, Carlos Tevez ve Lionel Messi gibi farklı spor dallarından efsane sporcuların isimleri de Londra’nın farklı istasyon ve caddelerinde yerini aldı. Şu anda Halter Federasyonu’nda koordinatörlük ve ağabeylik yapan Süleymanoğlu ile Türk halterini, kendi hayatından önemli kesitleri konuştuk. Efsane şampiyon İstanbul Boğazı’nın eşsiz güzelliklerinde ve dalgaların parıltısı, martıların bağırtısı arasında hem objektiflerimize poz verdi hem de kendi adına bazı bilinmeyenleri su yüzüne çıkardı. “TÜRKİYE’DE GELİŞTİM” “HALTERE başlamadan önce masa tenisi ve yüzme sporuna merak salmıştım. Biraz da sokak aralarında basketbol ve futbol oynardım. Ancak ortaokul sıralarında haltere bir başladık, daha da çıkamadık. Zamanla serpildim ve 60 kiloda Bulgar Milli Takımı’nın iddialı ismi oldum. Başarılarım, rekorlarım oradan başlıyor. Ancak o yıllarda Türkiye’ye iltica etmeseydim, olimpiyatlardaki ve çeşitli dünya şampiyonalarındaki başarılarımı belki de yakalayamazdım. Söylenenin aksine Türkiye’de kendimi daha da geliştirdim. Spor adına en büyük başarıları ay-yıldızlı forma altında elde ettim. Cep Herkülü burada oldum, TIME’a yine burada kapak oldum.” “ÖZAL ATILIMI BAŞLATTI” “1980’Lİ yılların ortalarında bizde sosyalist bir yönetim, Türkiye’de ise Turgut Özal rüzgârı vardı. Rahmetli Özal, o zamanlar büyük bir para olan 1 milyon 250 bin doları gözünü kırpmadan temin ettirdi ve benim 88-Seul Olimpiyatları’nda yarışmamı sağladı. Rahmetli Cumhurbaşkanımızı her zaman saygı ile anıyorum. Türkiye büyük açılımları onun sayesinde yapmıştır. Öyle seveni vardı ki, cenazesinde Vatan caddesi ve tüm yollar insan seli ile kaplandı. Ben de orada, en önde yürüdüm. Türkiye’ye gelmeseydim, sportif anlamda da, maddi anlamda da şu anki konumuma gelemezdim. Bunda rahmetil Cumhurbaşkanımızın payı büyüktür.” ERDOĞAN TAMAMLIYOR “ÖZAL’DAN yıllar sonra sporu seven bir başbakanımız daha çıktı. Özellikle bu dönemde müthiş bir sportif tesis patlaması yaşanıyor. Dünya ile boy ölçüşecek kalitede dev spor tesislerimiz var. Recep Tayyip Erdoğan, olimpiyatlara her türlü devlet desteğini vereceğini dünyaya ilan etti. Spora ve sporcuya büyük önem veriyor. Sayın Başbakan’ın benim sağlığım konusunda da önemli etkisi oldu. Şu anda son derece sağlıklıyım ve nerede ise aktif spor yaptığım kiloma geri döndüm. Bazen kamplarda halterci arkadaşlara, ‘Haltere dönüyorum, ayağınızı denk alın’ diye takılıyorum.” OLİMPİYATI İYİ YAPARIZ “TÜRKİYE son 10 yılda her alanda büyük ilerleme kaydetti. Yalnızca spor tesisleri bakımından değil, ekonomik, sanayi, turizm, ulaşım gibi... Ben birçok Avrupa ülkesi gezdim, inanın onların tesisleri bizimkilerin yanında çok demode kalır. Yeter ki, olimpiyatları Türkiye’ye versinler; her anlamda başarılı oluruz. Son yıllarda birçok yeni stat yapıldı. Salonlar çoğaldı, Olimpiyat Stadı da hazır. Türkiye tesis açısından kesinlikle hiçbir sıkıntı çekmez... Zaten dünya çapında büyük organizasyonlara ev sahipilği yaptık. Sıra olimpiyatlarda...” EN ÖNEMLİ EKSİĞİMİZ... “ANCAK tesislerin yaygınlaşması ile olimpiyat olmaz. Bunu da bilmemiz lazım. Türkiye’de sporun altyapısı yok. Genç yetenekleri, düzenli bir şekilde öne çıkarıp, sporun hizmetine sunacak sistemler yok. Spor kültürü, sportif olgu yetersiz. Lisanslı sporcu sayısı çok az. Herhangi bir spor için, on binlerce genci yarıştırırsanız, birinciyi seçmek için çıta daha da yükselir. Rekabet ortamı ve ciddi altyapı eğitimleri sporu ve spor kültürünü de geliştirir. Bizde eksik olan, yetersiz sayıda sporcu ile futbolun, basketbolun ve voleybolun dışındaki branşlardaki seyirci sayısının azlığı...” LODRA’DA İSTASYONA ADI VERİLDİ
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT