BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yorgun ittifaklar yeni fırsatlar doğurabilir

Yorgun ittifaklar yeni fırsatlar doğurabilir

20-21 Mayıs’ta Şikago’da yapılan NATO Zirvesi’nde, “ittifakın genişlemesi” konusu önceki zirvelerin aksine resmî gündemde yeterince yer bulamadı. Zirve daha çok Afganistan ve füze savunma sistemi gibi önemli başlıklara yoğunlaştı.



20-21 Mayıs’ta Şikago’da yapılan NATO Zirvesi’nde, “ittifakın genişlemesi” konusu önceki zirvelerin aksine resmî gündemde yeterince yer bulamadı. Zirve daha çok Afganistan ve füze savunma sistemi gibi önemli başlıklara yoğunlaştı. Zirvenin birincil maddesini Afganistan oluştururken, bu süreçte Pakistan-ABD ilişkileri de önemli yer tutuyordu. Zirvede, Obama’nın Afganistan Devlet Başkanı Karzai ile görüşmesine karşın Pakistan lideri Zerdari ile bir araya gelmemesi, Pakistan tarafında bir saygısızlık olarak algılanırken, Obama’nın, ikmal yolları konusunda bir çözüm önerisiyle geleceğine inanmadığı için Zerdari ile görüşmediği söyleniyor. Bu da iki ülke arasındaki güvensizliği açıkça gözler önüne seriyor. Pakistan, soğuk savaş günlerinden bu yana ABD’nin her daim pamuk ipliğine bağlı “zarurî bir müttefiki” oldu. Bu ittifak her zaman kırılgan ve tartışmalıydı. Zira her iki taraf da birbirlerinin niyetleri noktasında şüphe taşıyordu. 2. Dünya Savaşı‘ndan sonra ABD, Asya’daki büyük, kalabalık fakat fakir iki ülke olan Pakistan ve Hindistan konusunda ne yapması gerektiğine ve hangisini tercih edeceğine karar vermek durumundaydı. ABD bu tercihini Pakistan’dan yana kullandı. On yıllar boyu ABD hükümetleri bu ülkeye milyarlarca dolar kaynak aktarmakla kalmayıp, ordusunu ve istihbarat birimlerini eğitip lojistik destek de sağladı. Tüm bunları yapmasındaki amaç, Sovyetler Birliği’ne yakın olan Hindistan’a karşı dengeleyici bir güç oluşturarak komünizmi çevrelemekti. Bu stratejik-jeopolitik ittifak, soğuk savaş boyunca sürdü. Fakat ilişkiler, 2011 Mayıs’ında El Kaide lideri Usame bin Ladin’in İslamabad yakınlarında ABD özel kuvvetlerince, Pakistan hükümetinden herhangi bir ön müsaade (prior consent) istenmeden düzenlenen bir operasyon sonucu öldürülmesi ile hiç olmadığı kadar gerildi... Bu olaylar ve arkasından NATO zirvesinde gerilen ilişkiler neticesinde Pakistan’ın en önemli müttefiki Asya’nın büyüyen devi Çin olmaya başladı. Çin ve Pakistan şirketleri geniş kapsamlı iş birliği anlaşmaları imzaladılar. Daha da önemlisi artık Pakistan savunma personeli Çinli askeri yetkililer tarafından eğitiliyor. Üstelik iki hükümet istihbarat paylaşım ve uçak satım anlaşmaları da imzaladılar. Bazı uzmanlar şimdiden Çin’in Pakistan’ı ihya edebileceğini söylüyorlar. Çin açısından Asya’da kendi konumuna karşı bir tehdit olan Hindistan’ı dengelemek için nükleer güç sahibi Pakistan ile geliştirdiği stratejik iş birlikleri son derece hayatidir. Tabii bu durum, Pakistan’ı kaybetmeye başlayan ABD’nin, soğuk savaş yıllarından bu yana var olan Orta Doğu ve Orta Asya stratejilerini gözden geçirmesine neden olacaktır. Elbette bunun bedeli, Orta Doğu ve Orta Asya’da değişen dengeler ve yeni kurulan ittifaklar olacaktır. Dolayısıyla Türkiye’nin bu bölgeyi ve gelişmeleri bu çerçeveden de takip etmesi son derece önemlidir.
Kapat
KAPAT