BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Arılar yoksa meyve de yok

Arılar yoksa meyve de yok

Yeryüzünde her şeyin bir yaratılış gayesi var. Bitkilerin büyük bölümü arı ve diğer uçucu böcekler sayesinde tohum veriyor.



SANİYEDE 200 DEFA KANAT ÇIRPIYOR Bal Arıları (Apis mellifera); koloniler kurarak kovanlarda toplu bir hayat sürerler. Koloni bir Kraliçe (Ana Arı), birkaç yüz erkek arı ve 10-80 bin arasındacişçi arıdan oluşur. İşçi arılar dişidir. Bir arı uçarken saniyede 200 defa kanadını çırpar. MİLYARLARCA LİRALIK?HİZMET Araştırmalar bal arılarının her yıl milyarlarla ifade edilen para birimi seviyesinde bitki tozladığını ortaya koymuştur. Tarımla uğraşanlar arıların mahsul almada ne derece önemli olduğunu çok iyi bilirler. Sevgili okurlar, hiç şüphe yok ki arı sokması hem fiziksel, hem de psikolojik olarak hepimizi çok rahatsız eder. Ancak arılar faydalı bitkilerimizin tozlanmasında önemli rol oynarlar. Dünyada yüzlerce çeşit arı bulunmaktadır. Arı ailesinin çoğunluğu çiçeklerin sıvı özünü (nektar) toplar ve bunları kovanlarına taşırlar. Kovan içine getirdikleri çiçek özlerinden bal üreterek bütün koloninin besin ihtiyacını karşılarlar. BİTKİSEL KAYIPLARIN SEBEBİ Bir çiçekten diğerine durmadan uçan arı, tüylü bedeninin her yanına yapışan polenleri (çiçek tozları) aynı cinste diğer bir çiçeğe ulaştırarak tozlanmayı sağlar. Ancak bu şekilde çiçekten meyve ve daha sonra da tohum oluşması mümkün olmaktadır. Vücutlarına takılı kalmış polenlerin bir kısmı da kovana ulaşır. Bitkilerin büyük bölümü arılar, böcekler ve diğer türlerin tozlanmayı gerçekleştirmesi sayesinde tohum verebilir ve nesillerini bu şekilde devam ettirme imkanı bulabilirler. Ancak son yıllarda dünyanın birçok bölgesinde bal arısı popülasyonlarında azalma gözlenmekte ve kitlesel kayıplar izlenmektedir. Birçok bitkinin çiçeği, örneğin; çilek, armut, elma, kayısı ve daha birçoğu uçan küçük canlıların tozlamasıyla ürün verebilmektedir. Daha sonra tohumu gelişen meyve, ekilerek yeni bir bitki meydana getirir. Bu sistem milyonlarca yıldır devam etmektedir. Tohumların dünyası bize büyük sürprizler de sunmaktadır. Çoğu uzun seneler canlı kalabildiği gibi, suyla, rüzgâr ve fırtına ile hatta deniz yüzeyinde kilometrelerce yol kat ederek filizlenecek bir ortam bulabilir. Günümüzden en az 5000 yıl öncesinde yaşayan birçok kavmin arıcılıkla uğraştığı bilinen bir gerçektir. Bugün modern arıcılık yöntemleriyle gezgin arı yetiştiriciler çeşitli bitkilerin çiçeklenme dönemleri takip ederek kovanlarını değişik mekanlara taşımaktadır. Çiçek ve arı arasında vazgeçilmez bir bağ bulunur. Çiçek arıya besin sağlarken, neslinin devamı için gerekli olan polenlerini onlara taşıtır. Aksi halde bitkinin üremesi mümkün olmaz ve nesli tükenir. Arılar antenleri vasıtasıyla koklayıp, tat alabilirler. ARILAR NEDEN YOK OLUYOR! Son yıllardaki sistematik azalmanın birçok nedeni bulunmaktadır. Nesillerinin devamı için işçi arıların larvaları besleyip büyütmeleri gereklidir, ancak bu grup içinde büyük kayıplar gözlenmektedir. Bunun birçok sebebi olduğu düşünülmektedir. Tarımsal ilaçlarının aşırı dozlarda kullanımı (Pestizidler), hijyenik şartlara uymama, bakteriler, mantar hastalıkları ve 1-2 mm çapında küçük bir parazit olan Varroa Akarı (Varroa destructor) en önemli hastalık yapıcı unsurlardır. Günümüzde dünya arıcılığının en büyük sorunlarından biri Varroa Akarının neden olduğu “Varroatosis” hastalığıdır. Varroa bal arılarının larva, pupa ve erginleri üzerinde yaşar, onların kan sıvılarını kene gibi emerek beslenir. Bu parazit 1976 yılında Bulgaristan üzerinden Trakya Bölgesine girmiş ve 4-5 yıl içinde bütün ülkeye yayılmıştır. Bugün periyodik kullanılan bazı ilaçlarla bu akarın zararları kontrol altına alınabilmektedir. Kireç Hastalığı ise (Ascosphaera apis) arıcılığın bir diğer önemli sorunudur. Arı kolonileri büyük miktarda arı barındırdığından ve bu arılar çok uzun mesafelere uçabildiklerinden hastalıklarla mücadele büyük gayret ve itina gerektirmektedir. Kuzey Amerika, Asya ve Avrupa’nın bazı bölgelerinde arı popülasyonları yarı yarıya kaybedilmiştir. Değerli okurlar, gördüğünüz gibi doğa büyük bir denge içinde yaşamını devam ettirmektedir. Her canlı grubun yaşama ve üreme şekli kendine özeldir. Önümüzdeki yaz aylarını sağlık ve huzur içinde geçirmenizi diliyorum. Lütfen kendinize de zaman ayırıp, kısa da olsa tatil yapmayı ihmal etmeyiniz. Sevgiyle kalın. BU DA ARI KUŞU Çiçek tozlayıcıları arasında Güney Amerika’daki Arı Kuşları (Kolibri) bir arı kadar küçük ve parlak renklerde olup çiçeklerin nektarı ile beslenmektedirler. Aynı şekilde tropikal orman bölgelerindeki gece ve gündüz kelebekleri hatta bazı küçük yarasalar da tozlayıcı görevini başarıyla yürütmektedir. Savaşa değil yangına gidiyor Yangınlarda büyük araçların erişemediği noktalara ulaşabilmek için tasarlanan “yangın söndürme robotu” İzmir’in Gümüldür ilçesinde Orman Genel Müdürü Mustafa Kurtulmuşlu’nun da katıldığı bir organizasyonda tanıtıldı. Basın mensuplarına kısa bir gösteri yapan robot, yanan çalıları yaklaşık 50 metreden fışkırttığı suyla söndürdü. Genel Müdür Kurtulmuşlu, tasarlanan robotun yangınlara müdahalede önemli katkı sağlayacağını söyledi. Ayrıca zararlı haşerelere karşı da biyolojik mücadelede kullanılmak üzere laboratuar ortamında yetiştirilen “anti böcekler” de tabiata bırakıldı. ‘INEPO’LAR SAHİPLERİNİ BULDU 20 yıldır bize çevre bilincini aşılıyorlar Fatih Koleji tarafından gerçekleştirilen 20. Uluslararası Çevre Proje Olimpiyatı (INEPO) ödülleri törenle sahiplerini buldu. 50 ülkeden 300 gencin 125 proje ile yarıştığı olimpiyatta altın, gümüş, bronz madalyalar sahiplerini buldu. Törende konuşan Fatih Eğitim Kurumları Genel Müdürü Mehmet Kıcıroğlu, insanoğlunun hayat kaynağı olan tabiatı kirletmeye devam ettiğini vurgulayarak, “21. Yüzyılda bize rehberlik edecek yeni bir ahlak pusulasına ihtiyacım var. Bu bilinci taşıyan bu gençler bize insanlığa bir şeyler yapılması gerektiğini anlatıyorlar” dedi. INEPO’da bu yıl 12 proje altın madalya, 23 proje gümüş madalya, 34 proje bronz madalyaya layık görülürken 8 proje de jüri özel ödülü aldı. GREENPEACE UYARDI: Çin malı elbiseler balıkları zehirliyor Asya ülkelerinde ucuz emekle üretilip dünya pazarlarına sürülen tekstil ve hazır giyim ürünleri zehir saçıyor. Greenpeace’in araştırmasında bu elbiselerin üretiminde Nonylphenolethoxylate (NPE) adlı kimyasalın kullanıldığı ortaya çıktı. İlk yıkamada NPE’nin yüzde 70’i tekstil ürününden ayrılarak evsel atık suya karışıyor ve Nonylphenol’a (NP) dönüşüyor. NP de atık su merkezleri üzerinden ırmak, göl ve denizlere karışıyor. İnsanlar açısından tehlike meydana getirmeyen NP, balık, salyangoz ve midye türü canlılarda zehir etkisi yapıyor. Firari penguen yakalandı Tokyo’daki bir akvaryumdan kaçan 1 yaşındaki penguen iki ay boyunca başıboş dolaştıktan sonra yakalandı. Humboldt cinsi penguen Mart ayında akvaryumun duvarını tırmanıp çitteki bir aralıktan kaçmıştı. Tokyo Körfezi’ne uzanan nehirlerde bir kaç kez yüzdüğü görülen penguen, takip edenleri atlatmayı başarmıştı. YEŞİL PLATFORM Kim Amerika’ya DUR diyecek! > Baram Özkan / KÖLN Geçenlerde yayınlanan bir yazınızı görünce aklıma şu geldi; günümüzde en önemli görevimiz doğaya sahip çıkmak olmalıdır diye düşünüyorum. Dünyanın akciğerlerini kendi ellerimizle yok ediyoruz. Ne yazık ki, atmosferimize en çok karbondioksit salan ABD gibi gelişmiş ekonomiler, bunu azaltmayı öngören Kyoto Protokolüne imza atmıyor. Yani dünyadaki gelir paylaşımındaki adaletsizlik, çevre kirletmesinde de yapılıyor. Yakın gelecekte dünya nüfusu ikiye katlanacak ve tarım alanları doğal olarak büyüyecek. Ama iklim sıcaklığı arttığı zaman verimli tarım alanlarında kuraklık başlayacak! Yaşanacak doğa tehlikelerine karşı tedbir alınmazsa hem nefes almakta güçlük çekeceğiz, hem sağlıklı beslenmekte... Minikler çöpleri oyuncağa çevirdi İstanbul genelindeki tüm devlet ve özel anaokullarının hazırlık sınıfları katılımıyla bu yıl 4’üncüsü düzenlenen “Biz Artık Çöp Değiliz” yarışmasında minikler hünerlerini sergiledi. Öğrencilerin boncuk, plastik, tel, pet şişe, kullanılmış renkli dergi, deniz kabuğu, mukavva kutu, bitmiş makara, düğme gibi atık malzemelerle ürettiği oyuncaklar büyük ilgi gördü. Çocukların çevre bilinci kazanmalarını sağlayan yarışmanın bu yılki 1’incisi Sare Şafak Anaokulu, 2’ncisi İstek Belde Anaokulu, 3’üncüsü Elma Ağacı Anaokulu oldu. Yarışma sonucunda bütün öğrencilere çeşitli hediyeler verildi. Tohumlar Van için yeşerecek > ÇEKÜD / İSTANBUL Van’da 4 ilköğretim okulunda bin 500 öğrencinin dahil olacağı ‘Van’da tohumdan fidana’ kampanyası başlatıldı. Çevre Kuruluşları Dayanışma Derneği (ÇEKÜD); Van Milli Eğitim Müdürlüğü, Van Bilgi Derneği ortaklaşa yürüttüğü ve Çayırova Belediyesi Başkanlığı’nca desteklediği ‘Minik eller Van’a ağaç dikim seferberliği başlatıyor’ sloganı ile yürütülen kampanya için düzenlenen törene Van Valisi Münir Karaloğlu da katıldı. Burada konuşan ÇEKÜD Yönetim Kurulu Başkanı Yorulmaz, kampanyanın aynısını 12 ilde daha yürüttüklerini belirterek, etkinlik sonunda 25 bin fidanı toprakla buluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 87143
    % -3.46
  • 5.7875
    % -2.96
  • 6.5899
    % -2.46
  • 7.3507
    % -2.54
  • 219.169
    % -2.33
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT