BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Cehalet her gelişmeye engel

Cehalet her gelişmeye engel

Herkes gider Mersin’e biz gideriz tersine... Geçen hafta yapılan resmi açıklamaya göre, ekonomimiz % 6.4 küçülmüş.



Herkes gider Mersin’e biz gideriz tersine... Geçen hafta yapılan resmi açıklamaya göre, ekonomimiz % 6.4 küçülmüş. Aday olduğumuz Avrupa Birliği ülkelerinde 20 binlerde seyrederken ülkemizde, 3.300 olan GSMH 2.878’ dolara düşmüş. Daha önce açıklanmıştı; gelişmiş ülkeler sıralamasında da 86. sıradayız. Bu düşüşlerin birçok sebebi varsa da en başta geleni, kültür seviyemizin düşüklüğüdür. Bir ülkede cehalet hakimse, ilme, kültüre önem verilmiyorsa, her alanda düşüş olur. Cehalet her gelişmeye engel çünkü. Cehaletten kurtulmak, ilim sahibi olmak da okumakla, öğrenmekle olur. Kültür seviyesi yüksek olan toplumlar, ileriyi iyi görür. Yeniliklere açık olur. Dolayısıyla, teknolojik gelişmeleleri hızlı olur. Bugün dünyaya baktığımızda bunu çok iyi fark ederiz. İlme önem veren, okuyan, okuma alışkanlığı olan milletler, teknolojide zirvededir. Batı dünyasında kitap, bir insanın ihtiyaç listesinin 18. sırasında bulunmaktadır. Türkiye’de ise, ihtiyaç listesinde, kitap 222. sırada yer almaktadır. Dünya genelinde “Pazar araştırmaları” yapan Euromonitör şirketi tarafından hazırlanan raporda; yılda kitap için kişi başına harcanan para sıralamasında Batı ülkeleri 100 dolar civarında iken, Türkiye bu konuda sıralamaya dahi girememiştir. Kültürün tek taşıyıcısı kitabın kişi başına düşen oranı da içler acısı: Almanya’da 1000 kişiye 2.700, Rusya’da 1000 kişiye 18.000, ABD’de 1000 kişiye 12.000, Japonya’da 1000 kişiye 1.100, Türkiye’de 1000 kişiye 7 kitap düşmektedir. Avrupa’da kişi başına yılda yedi kitap düşerken, Türkiye’de yedi kişiye bir kitap düşüyor. Sadece kitapta mı gerideyiz? Hayır. ABD’de bin kişiye düşen gazete sayısı 200, Almanya’da 400, Japonya’da 500 iken bizde 81’dir: Memleketimizde; her 1000 kişiden 919’u gazete okumuyor. Dergiler için de aynı şey geçerli. Bizde toplam gazete tirajı 3-3.5 milyon civârındadır. Bu tirajdan spor, magazin ve müstehcen neşriyat yapanları, resmî ve rutin satışları, bakıcıları, promosyon meraklılarını da düşerseniz, okunan gazete tirajı 1 milyon civarındadır. Öğrenim durumu ortalamasında, ilkokul dörtten terk durumdayız. Nüfusumuzun %80’i ilkokul mezunu. Üniversite mezunlarının nüfusa oranı ise, yalnız yüzde 3.9. Bunlara bile eğitimlerine uygun iş sağlanamıyor. Peki, araştırmalarda ilk dörde girdiğimiz kesimler yok mu? Var tabii: Fransız Shene Ferguson’un tesbitine göre; israfta dünya birincisiyiz, kumarbaz milletler sıralamasında ikinciyiz, alkolde dünya üçüncüsüyüz, sigarada dünya dördüncüsüyüz. Bir de teknolojik gelişmelerde lokomotif görevi yapan ilmi araştırmalara bakalım: Türkiye’de bir yılda yapılan ilmî araştırma sayısı 368 iken, Japonya’da 23.630, Rusya’da 25.313, Almanya’da 26.168, İngiltere’de 42.338, ABD’de 204.632’dir. Amerika Birleşik Devletlerinde, öğrenci başına, yılda 1272 dolar harcanırken, Türkiye’de yalnızca 72 dolarcık harcanıyor, sonra da çağdaş eğitimden filan bahsediliyor. Bu rakamlar, gelişmiş ülkeler sıralamasında niçin 86. sırada olduğumuzu yeteri kadar îzah etmektedir herhalde... Halbuki, biz Müslümanlar olarak ilme yabancı kimseler değiliz. Avrupa’yı ilim ile medeniyet ile tanıştıran Müslümanlardır. Bunun sebebi de dînimizin ilme çok önem vermesidir. İlk gelen ayet “Oku!”dur. Başka bir âyet-i kerîmede, “Bilenle bilmeyen hiç bir olur mu?” buyuruldu. Birçok hadîs-i şerîfleri ile sevgili Peygamberimiz de ilmi teşvik buyurmuştur. “Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz, çalışınız”, “İlmi, Çin’de de olsa, alınız” hadîs-i şerîfleri bunlardan sadece ikisidir. Dinimiz bu kadar ilme açık hatta ilmi emrederken halimiz böyle ise, suçun kimde olduğu belli... Fert fert kendimizi sorgulayıp, cehalet zilletini üstümüzden atmak zorundayız.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT