BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Senden haber bekliyoruz”

“Senden haber bekliyoruz”

6 Nisan’da “Bu genç sizden ne istiyor?” başlıklı yazımız üzerine telefonlarımız susmadı gün boyu. Fakslar çekildi onlarca... Tüm okuyucularımıza candan teşekkür ediyoruz.



6 Nisan’da “Bu genç sizden ne istiyor?” başlıklı yazımız üzerine telefonlarımız susmadı gün boyu. Fakslar çekildi onlarca... Tüm okuyucularımıza candan teşekkür ediyoruz. Sonra da faks olarak gönderdiği hatırasını yayınladığımız “Rumuz hiç” adlı genç okuyucumuza sesleniyoruz. - Biliyoruz, yaşadıklarınız yalnızlıktan öte birşey. Toplumun size olan duyarsızlığına kahrederek bir hiç olduğunuzu söylüyordunuz. Hatta bize gönderdiğiniz faksta ne isim ne adres ne de size ulaşabileceğimiz herhangi bir telefon numarası yazmıştınız. Ama yine de, sırf senin hayata yeniden dönebilmen için kaleme aldık. Ama bakın bizim okuyucumuz bizi yanıltmadı. Size kucak açıyorlar hep birlikte... Telefonlar yazınızın yayınlandığı gün senin için çaldı. Her arayan, sana yardımcı olabilmek için kendince birşeyler söylüyordu. Sonra ard arda fakslar gelmeye başladı. Kimbilir birkaç gün sonra mektuplar da ulaşacak. Ama bak sendeki karamsarlığı ve hayata küsmüşlüğü bir an önce yok edebilmek için mektupları dahi beklemeden müjdeyi veriyoruz. İşte sana gelen fakslar... İşte seni, senin dediğin gibi “sokak hayvanlarına gösterilen sevginin azıcığıyla” değil, bir insana gösterilen değerin en samimisiyle selamlıyorlar... İşte Bursa’dan yerel bir televizyonda çalışan üç değerli okuyucu. LINE radıo &tv’den gönderdikleri faksta şunları dile getiriyorlar: “6 Nisan Perşembe günü köşenizde yayınlanan İstanbul’dan “Rumuz hiç” adlı yazınızı okuduk ve çok duygulandık. Biz işimiz gereği zaman zaman Bursa’da böyle bedensel engelli insanların sesi olmaya çalışıyoruz. Onun bu haykırışlarının içinde bir ışık olmak istiyoruz. Ona ulaşabilmemizi sağlayabilirseniz çok mutlu oluruz. Yapabileceğimiz şey, onunla mektup arkadaşı olmak ve ola ki İstanbul’a seyahatimizde onunla görüşmek. Çünkü “Sevgi paylaştıkça çoğalır” diyenlerdeniz. * * * İşte Bilecik’ten yazan okuyucumuzun duyguları: Bedensel özürlü bir arkadaşımız bize sesleniyordu. Çok akıllı birine benziyor ama düşündüklerine katılmıyorum. Çünkü aynı şekilde bir arkadaşım var. Zor yürüyüp zor konuşuyor. Ama onunla çok iyi anlaşıyoruz. Ben ondan asla tiksinmiyorum. Çünkü onun sevgisi kalbimde apayrı. İsterim ki, seninle de memleketlerimiz ayrı olsa bile kalplerimiz bir olur. Sakın ola ki böyle üzücü şeyler getirme aklına. Bedensel özürlü olabilirsin ama akıllı olman yeter. Senden mektup bekleyeceğim. Ayrıca böylesi duygulara yer verdiğiniz için Hayatım Roman’a da çok teşekkür ediyorum. * * * İşte deprem bölgesi Adapazarı’ndan bir okuyucumuzun duyguları: “İstanbul’dan hiç” rumuzlu arkadaşımız gibi nice insanlar var. Benim anlamadığım bu kişinin ailesi de mi yok? O belki bedensel özürlü ama onun çevresindekiler maalesef beyin özürlü. Maddi menfaat olmayan arkadaşlıklar zor kuruluyor günümüzde. Ben bu arkadaşıma herhangi bir yayarım dokunursa diyerek bu faksı gönderiyorum. Sevgi ve saygıyla. * * * “Ben de yalnızlığın kollarında çırpınan 23 yaşında bir genç kızım. Allaha şükür hiçbir bedensel özürüm yok. Ama hayattan hiçbir beklentim yok. Ben bugünkü özürlü arkadaşın yazdıklarını okudum. Onu kendime çok yakın olarak hissettim. Düşüncelerimiz aynı. El ele verirsek ikimizin de hayat felsefesinin değişeceğine inanıyorum. Onunla görüşmek tanışmak istiyorum.” * * * Yine telefonda Milli Eğitim Devlet Kitapları’ndan arayan bir okuyucumuz, size yalnızlığını paylaşacak kitaplar gönderebileceğini söylüyor. Yerimiz tüm faksları yayınlamaya yetmiyor. Ama sana olan ilgiyi artık anlamışsındır. Öyleyse şimdi sıra yeniden sende. Sana yardım ve arkadaşlık etmek isteyenlerin bu isteğini yerine getirebilmek senin elinde. Senden haber bekliyoruz. Çünkü sen hiç değil, içimizden birisin. Sevgilerimizle...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT