BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kılıçdaroğlu’nun siyasi meşguliyeti

Kılıçdaroğlu’nun siyasi meşguliyeti

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, yeniden CHP genel başkanı. Tebrik ederiz, hayırlı olsun. CHP “kurultaylar partisi” diye anılıyor. Bir yıl gibi bir zaman içinde bir kurultay daha olursa hiç şaşmamalı. O, hem çok kurultay yapan, hem çok genel başkan değiştiren ve hem de çok politikacı tüketen bir parti.



Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, yeniden CHP genel başkanı. Tebrik ederiz, hayırlı olsun. CHP “kurultaylar partisi” diye anılıyor. Bir yıl gibi bir zaman içinde bir kurultay daha olursa hiç şaşmamalı. O, hem çok kurultay yapan, hem çok genel başkan değiştiren ve hem de çok politikacı tüketen bir parti. Organlar yenilendi ama yeni olan ne var? Deniz Baykal muhalifleri ile Kemal Kılıçdaroğlu bağlıları ön plana çıkartılmaya çalışılıyor. -İşte yapılması gereken buydu! -İktidar seçeneği ana muhalefet partisinden bunu bekliyorduk! Denebilecek hangi proje ve isim devrede? CHP hakikaten bir sosyal demokrat parti ise dünyanın hangi sosyal demokrat kulüp veya partisi bu partiye hangi çalışmasında atıfta bulunmakta? Aksine kınama aldı. Muhalefet partisinin kendi özgün teklif ve görüşleri olması gerekir. Sayın Kılıçdaroğlu, kurultayda kürsüye çıkıyor, bir iç çalışmada yol haritalarını ortaya koyacak. Ne var ki bunlardan ziyade Başbakana yüklenmekte. Muhalefet partisi elbette iktidarı denetleyip eleştirecektir, bunun olması da gerekir. Ne var ki zaman, zemin ve mevzuu iyi tayin edilmeli. Kısacası CHP cephesinde yeni bir şey yok. Çünkü CHP şu kadar uzun zamana rağmen tarihten gelen şoku hâlâ üzerinden atamamıştır. Kaç kere yazdık, bir kere daha tekrarlıyoruz, Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet Halk Fırkası günlerinden kalma düsturlarını radikal bir şekilde ele almalıdır. Laiklik, Kemalistlik gibi altı ok ilkelerini yeniden gözden geçirmelidir. CHP biraz Tanzimat kafası, biraz İttihat Terakki anlayışı, biraz kutsallaştırılmış Atatürkçülük, biraz uç Alevilik, azıcık da sosyal demokrasi fantezisidir. Aşması gereken bu kireçlenmiş yapıdır. Bülent Ecevit’ten bu yana değişim adına yapılanlar, makyajdan ibaret. Sayın Ecevit, “yeni CHP” dedi fakat ayrılmak zorunda kaldı. Sayın Kılıçdaroğlu da “yeni CHP” diyerek yola çıktı, kısa sürede o da bu söylemi bıraktı. Zira kendini CHP’nin tapulu sahibi sayanlar “yeni CHP’ni de al git” dediler. CHP baronlarıyla onların ideolojisinden kurtulmadan bu gemi sahile varamaz. Geçen hafta bir vekilleri, TBMM başkanlığına “Alevilik dindir, meclise cemevi açılsın” diye teklif vermek gibi abes ötesi bir saçmalık işledi. Bu vekilin yaptığı Kemal Kılıçdaroğlu’na sorulduğunda “o ne biçim densizliktir?” demek yerine “siyaseti böyle şeylerle meşgul etmemeli” dedi. Bu her yana sündürülmeye müsait kapalı bir sözdür. Bursa’da Üftade Camiî’nin sokağındaki bir tarihî binanın duvarında bir kitabe var. Bu kitabenin ortasındaki tuğra murçla kazınmış. Kitabe, o ayıpla orada öylece durmakta. CHP makyaj tazeleme yerine bu ayıbı işleyen zihniyeti terk ediyoruz, koruma kanunu da ne demek, işte kaldırılması için biz harekete geçiyoruz, Aleviliği din sayan bölücü anlayış partimizde olamaz, onunla yollarımızı ayırıyoruz. Diyebilir mi? Diyemezse boşa nefes tüketilmiş olur. Makyaj değil, kanserli hücre. Muhalefet partisinin kendi özgün teklif ve görüşleri olması gerekir. CHP baronlarıyla onların ideolojisinden kurtulmadan bu gemi sahile varamaz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT