BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Devlet destekli ev yapmak iyilik sayılır mı?

Devlet destekli ev yapmak iyilik sayılır mı?

İstanbul'a habire devlet destekli ev yapmak kime iyilik? Sosyal konutları kastediyorum.



İstanbul'a habire devlet destekli ev yapmak kime iyilik? Sosyal konutları kastediyorum. Kayabaşı diye bir semt var, 60.000 konutluk bir proje.. Her haneyi dört kişi saysanız 240.000 kişilik bir semt.. Semt denir mi? Anadolu'daki onlarca şehirden daha büyük bir şehir. Yarım kira bedeli taksitle insanları bu bölgede yahut buna benzer bölgelerde ev sahibi yapmak, iyilik yapmak mıdır? İyilik ise kime iyilik yapmaktır? Kıraç'ta eskinin sağlık ocaklarında hekimlik yapan biri anlatmıştı. Bakanlık emir buyurmuş. Sınırlarınız içinde evleri dolaşacaksınız.. Şu şu hastalıkları kayda alıp takip edeceksiniz.. Hamileler şu aralıkla takip edilecek.. Bilgiler de şu sisteme girilecek. -Bazı evlere giderdik, iki odalı yerde üç aile yaşıyor.. İçeri girmek mümkün değil.. Aynı hanede 12-15 kişi.. İki çalışan var, gerisi boşta, demişti. Kömür veriliyor, gıda yardımı yapılıyor, ilaç ve olduğu kadarıyla sağlık hizmeti bedava.. Koğuş kalk, koğuş yat hesabı orada ömür tüketiyorlar.. Mülteci toplama kampı gibi. Siz habire sosyal konut yaparsanız bu insanlara iyilik mi etmiş oluyorsunuz.. Onlardan durumu azıcık düzelten yaptığınız siteye taşınacak.. Oraya adapte olması ayrı bir konu yerine doğudan, güneydoğu'dan yenileri gelecek.. 30 senedir konuşulur fakat hep tersi yapılır. Denilir ki, İstanbul gibi büyük şehirlere işi olan, sigortası olan, bu şehirde yaşayabilecek kadar geliri olan insanlar gelsin. Ama tersi yapılır. İşi gücü olmayan ne kadar insan varsa buraya gelişi örtülü şekilde teşvik edilir. Bu insanlar yılda iki defa toplu taşımanın bedava olduğu bayramlarda şehre iner.. Şehirle tek bağları budur. Şehirliden vazgeçtik şehre adapte olmuş ya da olma ihtimali olanlar azınlıkta kaldı. ... Rahmetli Menderes, Suriçi'nde caddeleri genişletince (Vatan Caddesi efsanesi vardır) iyi bir şey yaptığını düşünmüş o zamanki insanlar.. Caddeler genişletiliyor, kat izni çıktı binalar yükseliyor diye sevinmişler. Suriçi'ne dokunulmadan olduğu gibi muhafaza edilip ağırlık sur dışına verilseydi, bu şehir bu kadar yağmalanmış olmazdı. Bugün de habire sosyal konut yapıp şehri o tarafa bu tarafa büyütenlerin iyilik yaptığını zannediyoruz ama bunun da dolaylı bir tahribat olduğunu 25-30 sene sonra fark edeceğiz. İstanbul'da yaşamanın bir bedeli olmalı.. Burada yaşamak rekabete açık olmalı.. İlçe belediyeleri darülaceze gibi çalışmakla övünüyor. Bu işleri niye küçük şehirlerde, kasabalarda yapmıyoruz?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT