BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Seyyid Ahmed Rıfai “kuddise sirruh” -2-

Seyyid Ahmed Rıfai “kuddise sirruh” -2-

Ahmet-i Rıfai’nin yeğeni Hasan Ali, Anlatıyor başından geçmiş olan bir hali. Diyor ki, ben dayımın hususi odasının, Kapısının önünde otururken ansızın,



Dört kutuptan biri Ahmet-i Rıfai’nin yeğeni Hasan Ali, Anlatıyor başından geçmiş olan bir hali. Diyor ki, ben dayımın hususi odasının, Kapısının önünde otururken ansızın, Çok garip bir kimseyi fark ettim içeride, Önce hiç görmemiştim böyle bir kimseyi de. Dayım ile ikisi, konuştular bir saat, Sonra izin alarak, çıktı ve gitti o zat. Merak edip dayımdan sual ettim ben hemen; “Kimdi o sizin ile konuşup sonra giden?” Buyurdu; (Dört Kutuptan birisi işte odur, Tam deniz kenarında bir hanede oturur. Geçen gün, bir düşünce geçirince zihninden, Kutupluk vazifesi, alındı kendisinden. Hatâsını anlayıp, başladı ağlamaya, Ve bizden bu hususta, geldi dua almaya. Biz de dua edince, bu babda kendisine, Affolup, döndü yine eski vazifesine.) Dedim ki; (Dayıcığım, ne geçmiş ki zihninden, Alınmış kutup iken, derhal vazifesinden?) Buyurdu: (Bir adada otururken bu kimse, Üç gün üstü üstüne, yağmur yağdı denize. Hatırından geçti ki, “Bu yağmur, keşke şimdi, Bu deryaya değil de, çöllere yağsa idi. Oradaki insanlar muhtaçken bir damlaya, Ne hikmeti vardır ki, yağmur yağar deryaya?” Böyle geçirdiyse de, bir an için kalbinden, Hatasını anlayıp, af diledi Rabbinden.) Şaşkın bir vaziyette bakınırken etrafa, Gördüm ki aynı şahıs geliyor bu tarafa. Yanına vardığımda, buyurdu ki (Ey kişi, Acaba rica etsem yapar mısın bir işi?) Ben (Yaparım) deyince, buyurdu (Öyle ise, Bir iş söyleyeceğim, itiraz etme bize.) Daha sonra da cebinden bir urgan çıkararak, Dedi ki; (Al şu ipi, sıkıca boynuma tak. Yerlerde sürükleyip, bağır ki “Ey ahâli, Hakk’a karşı gelenin, böyledir işte hali. Bu, Allah’ın işine kalben etti itiraz, İşlediği bu suça, bu cezası yine az” Bunu yapmak zor geldi bu fakirin nefsine, Ve lâkin söz vermiştim, bu babda kendisine. Onun bu isteğini yapacak idim ki tam, O sırada kalbime geldi şöyle bir ilham. Denildi ki, “O işi yapma yâ Hasan Ali, O şimdi tövbe etti, yükseldi yine hali. Gökteki melekler de, ağladılar bu zâta, Hoşnuttur kendisinden, Allahü teala da.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT