BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bitlis'teki Kandil!

Bitlis'teki Kandil!

Son dönemde şehir merkezlerini kana bulayan PKK'lılar Bitlis'teki Sehi Ormanları'nda eğitilip eyleme gönderiliyor...



> PKK, hazirandan bu yana Bitlis'te 50'den fazla terör eylemi yaptı. 80 kişilik grup, polis noktalarına, ilçe emniyet müdürlüklerine ve kaymakamlık binalarına saldırılar düzenledi. Teröristlerin bu bölgede bu kadar rahat hareket etmesinin sebebi örgütün adeta Türkiye'deki Kandil'i olan Sehi Ormanları. > Bölgede kimlik kontrolü bile yapan teröristler eylemlerinin hemen ardından ormana kaçarak izini kaybettiriyor. Eğitim merkezi olarak da kullanılan bölgeye operasyon yapılması da çok zor çünkü sık meşe ağaçları, yüksek dağlar ve derin vadiler Mehmetçiğin teröristlerin yerini bulmasını zorlaştırıyor. > DERİN VADİLERLE KAPLI Sehi Ormanları, Bitlis-Hizan ile Bitlis-Baykan karayollarının güneyinde yer alan geniş bir alan. Bölgede büyük bir operasyon yapılamıyor çünkü derin vadiler buna izin vermiyor. -------- Son altı ayda Bitlis’te PKK’nın odağında yer aldığı garip olaylar yaşanıyor. Örgüt, kent merkezindeki polis noktalarına, ilçe emniyet müdürlülüklerine ve kaymakamlık binalarına saldırılar düzenliyor. Kent merkezine sadece 15 kilometre uzaklıktaki Buzlupınar Dinleme Tesisi’ne kadar inen PKK’lılar, kimlik kontrolü yapıyor, karakollara ve korucu noktalarına saldırıp asker, polis ve korucuları şehit ediyor. Bölge halkı ve güvenlik görevlilerinden alınan bilgilere göre; PKK, hazirandan bu yana Bitlis’te 50’den fazla eylem gerçekleştirdi. PKK’lıların Bitlis’te bu kadar rahat eylem yapmalarının birçok nedeni var. En önemli sebebi, örgütün Sehi Ormanlarının militanlara hayatta kalma imkânı sunmuş olması. Sehi Ormanları; Bitlis-Hizan ile Bitlis-Baykan karayollarının güneyinde yer alan geniş bir alan. Sık meşe ağaçlarıyla kaplı. Etrafı ise yüksek dağlarla çevrili. PKK yıllardır burayı adeta içerideki Kandil olarak kullanıyor. Üstelik bugüne kadar, buraya yönelik ciddi bir operasyon yapılmış da değil. 1990’lı yıllarda yapılan ilk operasyonda örgüt de güvenlik güçleri de ciddi kayıplar vermişti. İkinci operasyon ise geçtiğimiz Mart ayında gerçekleşti. Bu operasyonda ise 15 kadın militan etkisiz hale getirildi. Ne olduysa kadın militanların öldürülmesinden sonra gelişti. Kandil, kadın militanların etkisiz hale getirilmesinden sonra bölge sorumlusunu ve eski grubu, şiddeti arttırmaya niyeti olmadığı gerekçesiyle geri çekti, yeni bir grup gönderdi. Bölgeyi iyi tanıyan Norşınlı (Güroymak) bir kişinin bölge sorumlusu olmasıyla birlikte, eylemlerin dozunu artırdılar. Sehi Ormanları ve Şeyh Çıman bölgelerinin üs seçilmesinin bir diğer sebebi de ikliminin uygun alması. Bitlis merkezde kışın kar yağışı iki metreyi bulurken burada hava sıcaklığı fazla düşmüyor. Ormanlık ve derin vadilerden oluşan bölge, tam anlamıyla dağdakilere rahat nefes aldırıyor. Zira adı üstünde bölgede pirinç yetişmesine imkân sağlayan bir atmosfer var. Şeyh Çıman(Çeltikli) pirinciyle de ünlü bir yer. Hatta burada soyu tükenmek üzere olduğu ifade edilen iki hayvan türünün bile yaşadığı belirtiliyor. Bunlardan biri Oklu Kirpi, diğeri ise Anadolu Parsı. Bölgede PKK’lıların olduğuna ilişkin birçok emare var. Bitlis’te örgüte milislik yapan bir kaçakçı, birkaç saat içinde hiçbir risk taşımadan militanlarla söyleşi yapılabilineceğini dahi söyledi. PKK’nın buraya nasıl hâkim olduklarına ilişkin bir örnek Bitlis’te dilden dile dolaşıyor. Örgüt sempatizanları söz konusu bu hadiseyi övünerek anlatıyorlar. O da şu: İki yıl önce Yaban TV, Anadolu Parsı’nın burada yaşadığını ispatlamak için buraya 19 tane kamera kuruyor. Farklı noktalara kurulan kameralarla Anadolu Parsı’nın bir tek görüntüsü bile alınmadan bütün kameralar kısa sürede imha ediliyor. Bunun üzerine Yaban TV yöneticileri, ikinci defa tekrar kameralar kuruyorlar. Ancak bu defa da bir tek görüntü alınmadan yine bütün kameralar kırılıyor. Yani bölgede kuş uçsa örgütçülerin haberi oluyor. Bölgenin hâkiminin PKK olduğu kesin. Bunun birçok örneği var. Üstelik örgütçülere içeriden bilgiler gittiği vurgulanıyor. Özellikle kimi korucuların, PKK’lılara bilgi verdiği belirtiliyor. Bunun en çarpıcı örneği de şu: Geçtiğimiz ramazan bayramında bölgeden geçen bir taziye konvoyunda korucu başının da yolculuk yaptığı bilgisini örgütçüler alıyor. PKK’lılar korucu başının hangi araçta ve hangi koltukta oturduğunu bile bilecek kadar sağlam bilgi aldıkları için konvoydaki söz konusu arabayı çapraz ateşe tutuyorlar. Ve sadece arabanın ön sağ koltuğunda oturan korucu başını öldürüp bölgeden ayrılıyorlar. Sadece bu da değil. Bölgede çok faal olan bir kaçakçılık trafiği var. İran’dan Türkiye’ye geçirilen, Hakkari-Yüksekova ve Van üzerinden getirilen kaçak sigara buradan geçiriliyor. Kaçakçıların Tatvan-Van karayolu kullanmaları durumunda yakalanma riskleri çok yüksek. Zira bu yol üzerinde çok ciddi aramanın yapıldığı iki nokta bulunuyor. Birincisi Küçüksu, diğer ise Balaban. Yüklü miktardaki sigara, eroin ve esrar bu güzergâhtan yani Hizan üzerinden Seydava (Yavuzlar), Ağaçdere ve Ünaldı köylerinden geçirilerek iç kesimlerdeki illere ulaştırılıyor. Söz konusu bu üç köyün korucularının bölgedeki kaçakçılık faaliyetlerinden pay aldıkları belirtiliyor. Korucuları geçen her araçtan sigara, esrar veya eroin durumlarına göre farklı ücretler alıyorlar. Geceleri 30-35 aracın geçiş yaptığı güzergâhta sigara taşıyanlardan 150-200, esrar veya eroin taşıyanlardan 500-600 lira arasında değişen paralar alındığını bilmeyen yok. Söz konusu noktalarda ise sürekli aynı korucuların durdukları belirtiliyor. Korucu olmadıkları halde bu kaçak olayında geçiş ücreti alma işini organize eden kişilerin olduğu da belirtiliyor. Seydava yani Yavuzlar, Şeyhçıman’a yakın bir köy. Ancak bugüne kadar şehir merkezine kadar gelerek eylem yapan PKK’lıların bir tek defa bile haraç alan koruculara yönelik eylem yapmadığı biliniyor. Bölge halkı kaçakçılardan para alan korucuların isimlerini dahi veriyor. Köylüler, korucularla PKK’lılar arasında bir anlaşmanın olduğuna inanıyorlar. Hatta korucuların, kaçakçılardan aldıkları paraları, militanlarla paylaştıklarını bile ifade edenler var. Bölgedeki ilişkiler çok karmaşık. Çift taraflı çalışan köylüler ve korucular olduğu ifade ediliyor. Öyle ki; bir yakınları dağda diğer bir yakını örgüt üyeliğinden dolayı cezaevine olan korucular dahi bulunuyor. İşte bunlardan biri de 19 Ekim’de Buzlupınar mevkisindeki korucu noktasındaki saldırıda şehit edilen Mustafa Can Yeşildağ. Köylülerin verdiği bilgilere göre Yeşildağ’ın bir kardeşi uzun yıllar örgütün içinde yer aldı. Bir diğer kardeşi de PKK üyesi olmaktan dolayı müebbet hapis cezası almış biri. Şu anda Tekirdağ F Tipi cezaevinde hükümlü bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde çıkan çatışmada öldürülen bölge sorumlusu Seyfettin Can’ın yakınları ise MHP’li olarak biliniyorlar. Güvenlik birimleri, bölgeyi PKK’dan temizlemeyi planlıyor. Bunun için de ciddi faaliyetler yürütülüyor. Bölgede hayvancılık yaparak geçinen göçebelere “boşaltın” talimatı dahi verildi. Fakat kapsamlı bir operasyon için güvenlik birimlerini kara kara düşündüren nedenlerde yok değil...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT