BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sormuyor ki anlatsak!

Sormuyor ki anlatsak!

Ne gerilim, ne heyecan. “Kazandın kutlarım, 4 yıl sonra görüşürüz, by by!” Ya böyle seçim mi olur? Romney siyaseti bıraksın, gitsin işine baksın. Haydi sandık mandık çaldırtamadın, hiç değilse birkaç çöp konteynerine pusula atar, tatava yaparsın.



Ne gerilim, ne heyecan. “Kazandın kutlarım, 4 yıl sonra görüşürüz, by by!” Ya böyle seçim mi olur? Romney siyaseti bıraksın, gitsin işine baksın. Haydi sandık mandık çaldırtamadın, hiç değilse birkaç çöp konteynerine pusula atar, tatava yaparsın. Sonra ne öyle yenilgi kabul etmeler, başarı dilemeler? Aksine trampet, meşale sokağa çıkacak, teneke çaldıracaksın. “Biz kazandık” diyeceksin, tebrikleri kabul edeceksin, ortalığı “geliyoruz” marşları ile çınlatacaksın. Zaten rakibinden fazla almışsın, teslim olmayacaksın. Meydanlara çıkacak. “Siyahiler hispanikler memleketi ele geçiriyor” diye yırtınacaksın. “Biz rejimi kuran partiyiz” diyeceksin, ötekileri komünistlikle faşistlikle suçlayacaksın. Taraftarlarınla George Washington’un mezarına koşacak, deftere “rahat uyu” yazacaksın. Oturma eylemleri yaptıracak, trafiğin canına okuyacaksın. Polis kaldırırsa “bakın şiddet” diye yaygara koparacak, insan hakları derneklerini vazifeye çağıracaksın. Dost meclislerinde zencilerin belediye otobüsüne binemedikleri, lokantaya giremedikleri yılları yâd edecek “ne günlere kaldık ya” diye vahvahlanacaksın. Sarışın mavi gözlü insanların ezildiği gibi bir hava estirecek, ezkaza bir siyahi muallim beyaz talebesine kaş çatsa bunu “saldırdı” şeklinde sunduracaksın. Bütün basını içtimaya çekecek, çocuğu kameralar önünde zırlatacaksın. Her türlü menfiliği manşetlere taşıyacak, şirketlerin çöktüğünü, doların battığını açıklayacaksın. Haklı ya da haksız birkaç işten çıkarılmış bulduracak, çoluk çocuğunu ağlatacaksın. Fonda titrek bir ney sesi, seyircinin yüreğini dağlatacaksın. Obama’nın Putin’le anlaştığını ve vatanı Moskova’ya sattığını iddia edecek, “Varan 1” “Varan 2” diye dosyalar açacaksın. “Asıl bombayı ayın 15’inde açıklayacağım” deyip milleti gerecek, sonra “şimdi zamanı değil, memleketin selameti için susuyorum” deyip parmak sallayacaksın. Nutuklarına “birlik ve beraberliğe her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğumuz böylesi bir dönemde” diye başlayacaksın ki millet birlik ve beraberliğin yara aldığı zehabına kapılsın. Dört tarafımız düşmanlarla çevrili fobisi her zaman prim yapar. Kanada ve Meksika’nın ABD’yi işgal planları yaptığını, Kuzey Kore ve İran füzelerinin üç vakte kadar ABD’yi vuracağını açıklayacak, Başkanı “aymazlıkla” suçlayacaksın. “Alaska’yı Amerika’dan kopartmak isteyenler şunu bilsinler ki, ne bugün ne de yarın emellerine asla nail olamayacaklar” deyip kürsüleri yumruklayacaksın. Turist köyündeki Kızılderilileri bile “savaş dansı yapmakla” suçlayacak, baltanı gömdüğün yerden çıkaracaksın. Âlemi huzursuz edip borsayı çuvallatacak Dow Jones yarım puan oynayınca “batıyoruz” çığlıkları atacaksın. Kenya’daki yankesici, gasp, kapkaç hadiselerini büyütecek, hırsıza uğursuza “Obama’nın akrabaları” diye kulp takacaksın. Ve anlaşmalı istatistikçiler Obama’nın oy oranının hızla düştüğünü ilan edecek. Demokratlardan ayrılan birkaç ameleye törenle Cumhuriyetçi rozeti takacaksın. Yandaş medyaya “kopmalar bütün hızıyla sürüyor” diye manşetleri attıracak, “bu gün seçim olsa” haberleri ile milletin kafasını bulandıracak, güvenini sarsacaksın. Bunlar şimdilik aklıma gelenleri... Ebelemeler, sobelemeler, kamera şakaları... Ohooo muhalefetin daha bin tane yolu var. Bak sen yanına bizden birini al. Pişman olmazsın!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT