BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Can kurtaran mayınlar

Can kurtaran mayınlar

Suriye sınırındaki mayınlar, nesli tükenmekte olan yüzlerce bitkinin koruyucusu oldu. Yok olduğu zannedilen ‘kırmızı kantaron otu’na yıllar sonra bu bölgede rastlandı



> Cenk ESEN -ANKARA Yüz binlerce insanı ölümüne sebep olan ya da sakatlayan mayınlar, Türkiye’nin Suriye sınırında ilk kez öldürmedi. Suriye sınırındaki tartışmalı mayınlı arazi, insanlardan koruduğu tabiatı güldürdü. Kalkınma Bakanlığı ve GAP İdaresi’nin başlattığı proje için mayınlı araziye giden biyologlar büyük bir şok yaşadı. Mayınlar nedeniyle yıllardır el değmeyen ve hayvanların dahi giremediği arazide, yüzyıllardır nesli tükendi sanılan çok özel endemik bitki türlerine rastlandı. Harran Üniversitesi, dünyada sadece burada görülen değerli bitki türleri sebebiyle, bölgenin tarıma açılmak yerine özel bir botanik parkına dönüştürülmesini istedi. Mayınlı arazideki inceleme projesini yöneten Harran Üniversitesi Öğretim Üyesi Mehmet Ali Çullu, bölgede, Genelkurmay kontrolünde inceleme yaptıklarını belirtirken, “Oranın tarım potansiyelini inceledik. Önemli arkeolojik ve madensel kaynaklara da rastladık. Mayınlı arazinin neresi tarıma uygun, neresinde petrol, maden potansiyeli var, buna yönelik bir çalışma yaptık” dedi. Çullu, mayınlı arazide 50-60 tarihi höyük ve çok sayıda harabeye rastladıklarını belirtti. Botanik uzmanı Prof. Dr. Hasan Akan da bölgenin, dünyada başka hiçbir yerde rastlanmayan pek çok bitki türünün anavatanı olduğunu belirterek, “Ancak tarım ve hayvancılık nedeniyle bu bitkilerin nesli tükenmiş. Ancak mayınlar sayesinde burada dar bir alanda o nadir bitki türleri korunmuş. Güneydoğu’da yeterince tarla var, burası tarıma açılmasın. Orada en az 200 yıldır arayıp bulamadığımız, nesli tükendi sandığımız bitki türleri çıktı. Müthiş sevindik” dedi. Akan, mayınlar arasında nesli tükendi sanılan yabani baklagiller, yabani mercimek, nohut türlerine rastladıklarını belirterek, “Mezopotamya zaten buğdayın ana vatanı. Burada da bunların en önemli türlerine denk geldik. Kantaron otunun bazı kayıp türlerini bulduk. Kantaron sarı olur ama burada dünyada ilk defa kırmızı türünü bulduk. Yabani papatya türleri bulduk. Bazı meşe türlerine rastladık. Bazı endemik meyan köklerine rastladık. Yabani zakkumlara rastladık ki aslında bu Akdeniz iklimi bitkisidir” diye konuştu. Akan, Urfa’daki yabani bir buğday türü için dahi BBC’nin gelip belgesel çektiğine işaret ederken, “Türkiye, botanik alanında çok önemli bir kaynağa sahip. Turistler gelip bitkileri doğal ortamında görmek istiyor. Eko-turizm, doğa turizmi dünyada büyük ilgi görüyor. Bölge, turizm ile hareketlenir. Bu alan turizme açılırsa, tarımdan on kat daha fazla gelir getirir” dedi. NESLİ TÜKENMİŞTİ Mayınlı arazide, kırmızı kantaron otu ile yabani baklagiller, mercimek, papatya, zakkum ve nohut gibi nesli tükendi sanılan bitkilere rastlandı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106862
    % -0.05
  • 3.5255
    % -0.35
  • 4.1259
    % -0.63
  • 4.5333
    % -0.35
  • 144.338
    % -0.12
 
 
 
 
 
KAPAT