BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Eğitim ve sivil toplum

Eğitim ve sivil toplum

Aslında hiç üzerinde ciddiyetle durmuyoruz. Ancak, XXI. yüzyılda Türkiye’nin temel sorunu olmaya amade bir gelişme var. O da “eğitim” konusudur. Dünyada müthiş değişimler var. Küreselleşme ile gelen...



Aslında hiç üzerinde ciddiyetle durmuyoruz. Ancak, XXI. yüzyılda Türkiye’nin temel sorunu olmaya amade bir gelişme var. O da “eğitim” konusudur. Dünyada müthiş değişimler var. Küreselleşme ile gelen... Nedir bunlar? Çok kanallı eğitim, internet’in bir öğrenme aygıtı olarak gündelik kaynak hâline gelişi... “Öğreten” merkezli eğitim değil, “öğrenen”e odaklanan bir sistem. Erken eğitimin yaygınlaşması. Eğitimde isteseniz de, istemeseniz de İngilizce’nin ağırlığı... Buna bağlı olarak, eğitim ve bilginin “anamal” olarak stratejik yarışma aracı şeklinde global dünyaya çıkışı... Ve dolayısıyla “koşullandırma”nın bir mücadele alanı olması. Yukardaki parametreler, yepyeni bir dünyayı oluşturmakta. Türkiye de bu etkilere tâbi tutuluyor. Dünyada Bilgi Çağı’na geçilirken, Türkiye’nin bu dönüşümü devlet eliyle gerçekleştiremeyeceği aşikâr. Devlet, mevcutta sıkıntısı var. Pekiî, kim yapacak? Özel teşebbüs?.. Daha doğrusu sivil toplum. Yani, gönüllü teşebbüsler, kuruluşlar? Başka bir deyişle, vakıflar!.. Ama, Türkiye’de vakıflar ve eğitim dendiğinde “açık ve yakın tehlike” akla geliyor ve yolun sonu MGK oluyor. Türkiye’de örgütlü toplum zaten nüfusun % 3’ünü geçmiyor. Bunların içinde eğitimi işlevi addetmiş çok az bir grup. Aralarında ticarî olanı var. Aralarında menfûr emelleri olan var. Sakıncalı addedilenler de var. Hele ilerideki günlerde bu yönde daha ağırlıklı bir devlet denetimi görülecek. Doğru veya eğri, haklı ya da haksız, bu “denetim”, bağışçıları eğitime yönlenmekten kaçıracak gibime geliyor. Üstelik, sivil toplumun içinde eğitim ve toplum tasavvurları açısından ihtilâflar, rekabet, hatta çatışmalar da artacak. Hele, devletin uzantısı sivil toplumlar, vakıflar kurularak, bu kavga giderek şiddetlenecek. Bu arada, felsefe itibariyle değişen eğitim felsefesi çokkültürlülüğe, sivil topluma dayalı, açık topluma dayalı, bireyselliğe yönelik dönüşümü gerçekleştiremeyecektir. Dahası, farklı eğitim sistemleri içinde birbirinden kopuk, kısmen asilleşmiş, kısmen avamlaşmış bir toplum yapısına gelinecektir. Hele eğitimsizlerle ilgili külfet kim tarafından karşılanacaktır. Yani, devlet eğitim vakıflarıyla, eğitim vakıfları birbiriyle çatışacak. Biraz düşünün!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT