BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Seyit’e o kadar benziyordu ki...

Seyit’e o kadar benziyordu ki...

Oktay bütün bildiklerini anlatmıştı kahvede. Haber ise mezrada yıldırım hızıyla yayılmıştı. Mezranın kadınları poşularının altına saklanıp kahvenin çevresine doluşmuşlar, dilsiz ninenin oğlunu görmeye gelmişlerdi. Her taraf kaynıyordu sanki.



Oktay bütün bildiklerini anlatmıştı kahvede. Haber ise mezrada yıldırım hızıyla yayılmıştı. Mezranın kadınları poşularının altına saklanıp kahvenin çevresine doluşmuşlar, dilsiz ninenin oğlunu görmeye gelmişlerdi. Her taraf kaynıyordu sanki. Muhtar evine haber gönderip lavaş ekmeği getirtti. Kavurmayla birlikte ikram ettiler Oktay’a. Delikanlı şaşkındı. Kendi insanlarıydı bu etrafında dönenler. Kendi köylüsü, doğduğu yerin ahalisiydi. Ne hissettiğini kendisi de anlayamıyor, şaşkın bir şekilde ne denirse yapıyordu. Muhtar öğle yemeğinden sonra çayı ikram etti: - Hele bunu içmezsen şişersin. Bizim kavurma farklıdır. Gülümsedi genç adam: - Çok lezzetliydi, ellerinize sağlık... Bütün herkes sandalyesini Oktay’ın çevresine dizmiş neler olup bittiğini dinliyordu. Her kafadan da ayrı bir ses çıkıyordu. Bu sınır mezrasının monoton hayatında bir farklılıktı. Birden hareketlenivermişti ortalık. Akşama kadar belki on beş bardak çay içti Oktay. İçi bulanmaya başlamıştı artık. Alışık değildi bu kadarına. Ama yapılan ikramı reddedemiyor, bu candan insanların kalplerinin kırılacağından korkuyordu. Hava kararmak üzereyken meydanlıkta bir hareketlilik oldu. Küçük çocuklar bağırdılar çığlık çığlığa: - Dilsiz nine geliyor, geliyor dilsiz nine... Muhtar ayaklandı hemen. Poşusunu düzeltti. Oturmaktan tutulan bacaklarını salladı açılması için. Haber göndermişti önceden Kezban’a. Gelir gelmez kendisini görmesini tembih etmişti komşusuna. Oktay çocukların koşuştuğu tarafa baktı. İki büklüm bir yaşlı kadın geliyordu elindeki boyundan büyük sopaya dayanarak. Bir tuhaf oldu. Gözlerini kıstı. Hiçbir şey hissetmiyordu. Sadece korkuyordu. Müthiş bir korku vardı içinde. Ayakta duramayacak kadar dönüyordu başı. Kahvenin kapısı hızla açıldı. Sert adımlarla geldi kadın muhtarın masasının başına. Soru dolu bakışlarını dikti yaşlı adama. Başında yırtık bir poşu vardı. Şalvarının rengi solmuş, üzerindeki üç eteğin etekleri yıpranmıştı. Parmakları kıvrık ve kabaydı. Nasır tutmuştu sanki. Tırnak yerine sert tahtalarla kaplı gibiydi parmak uçları. Yüzü kırış kırıştı. Gözleri simsiyahtı tıpkı Oktay’ınkiler gibi. Muhtar elini kaldırdı: - Gel Kezban, otur hele, bak kim geldi seni görmeye. Başını çevirip Oktay’a baktı. Göz bebekleri açılıp kapandı gibi büyüyüp ufaldı bir anda. Yüz hatları gerildi. Seyit’e o kadar benziyordu ki Oktay... Şaşkınlıkla kalakaldı. Beyninin içinin karıştığı belliydi: Muhtar yardımcı olmaya çalıştı: - Tanıdın mı bak! Kim bu delikanlı? Oktay dudakları titreyerek fısıldadı: - Merhaba efendim... Kezban hâlâ dik dik bakıyordu oğluna. Bir türlü ihtimal veremiyordu. Soru dolu gözlerini muhtara döndürdü. Muhtar tebessümle, onun merak ettiği sorunun cevabını verdi: - Oğlun senin. Bu delikanlı. Oğlunu tanıdın mı? Yaşlı kadının göz bebekleri büyüdü. İki adım geri çekildi gayri ihtiyari. Takılı kalmıştı Oktay’ın yüzüne. Hayatının en büyük karmaşasını yaşıyordu... Sendeledi olduğu yerde. Sopası olmasa yere düşecekti. Yüzündeki ifadede korku, şaşkınlık, telaş vardı. Kahvedeki herkes susmuştu. Oktay’da şaşırmıştı ne yapacağını. Bir adım attı kadına doğru. - Ben... Fakat ani bir hareketle elini kaldırıp durdurdu onu kadın. Kaşları çatılmıştı. Sopasını aldı eline. Arkasını dönüp çıktı dışarıya. Kalakalmıştı Oktay. Kendini bir kez daha yapayalnız hissetti. Farkında olmadan bağırdı arkasından kadının: - Anne, beni istemiyor musun? Kezban taş gibi kalakaldı olduğu yerde. Arkasına dönüp bakmaya, oğluyla göz göze gelmeye cesaret edemiyor gibiydi. Tekrarladı Oktay yalvaran bir sesle: - Sana geldim anne, sana sarılmaya geldim, benim anamsın sen! DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT