BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Dışardaki işadamlarımız ve işçi dövizleri

Dışardaki işadamlarımız ve işçi dövizleri

Evvelki hafta yurt dışındaki işadamlarımızın bir araya geldiği bir toplantı yapılmıştı. Yabancı memleketlerde faaliyet gösteren, ikibinden fazla iş adamımızın iştirak ettiği bu toplantı, malûm siyasi çalkantılar yüzünden ülke çapında yankı yapmadı.



Evvelki hafta yurt dışındaki işadamlarımızın bir araya geldiği bir toplantı yapılmıştı. Yabancı memleketlerde faaliyet gösteren, ikibinden fazla iş adamımızın iştirak ettiği bu toplantı, malûm siyasi çalkantılar yüzünden ülke çapında yankı yapmadı. Halbuki bu toplantı; dövizsizlikten kıvrandığımız, 1960’lı yıllarda Almanya’ya işçi yollamak için nasıl çareler arandığı, kamuoyunda bilinebilseydi, bizce ülkede büyük yankı uyandırırdı. Elimizdeki bilgilere göre, yurtdışındaki çalışanların ülkemize gönderdiği döviz miktarı her yıl 3-4 milyar doları bulmaktadır. Memleketimize bir çok bakımdan kazandırdıkları yanında döviz açısından da bu kadar büyük katkısı bulunan yurt dışına işçi gidişinin, öyküsü ise şöyledir: 1960’lı yıllarda iş gücü azlığı dolayısıyla bilhassa Almanya’dan yapılan işçi talepleri yoğunluk kazanmaya başlamış ve işçilerimizin söz konusu ülkeye gidişi yavaş yavaş görünür hale gelmişti. Fakat bu sırada biri içten, diğeri de dıştan kaynaklanan iki engel vardı. Bunlardan biri, Devlet Plânlama Teşkilâtı uzmanlarının, ülkede vasıflı el emeği azlığına sebep olur düşüncesiyle, bu işçi gidişini olumsuz bulmaları idi. Neticede bu konu zamanla halledildi. Dıştan kaynaklanan diğer problem de, yabancı ülkelere çalışmaya gidenlerin ailelerine gönderecekleri dövizlerin kuru idi. Zira yurt dışına çıkan işçilerin, zor şartlarda alınlarının terleriyle kazandıkları dövizleri daha yüksek kurdan almak isteyenler vardı. “Eksportçular” denilen sözkonusu kişiler işçilerimizden topladıkları markların karşılığını Türkiye’deki yakınlarına öderken çeşitli hileler yapıyorlardı. Bu sebepten işçilerin dövizlerinin yurda getirilmesinde büyük sıkıntılar yaşanıyordu. Diğer taraftan IMF’de, işçilere ayrı bir kur tatbikini kabul etmiyor, bunun yerine devalüasyon yapın, diyordu. Bunun üzerine zamanın Maliye Bakanı Sayın Ferit Melen “çare bul” diye biza talimat verdi. Biz de uzun bir çalışmadan sonra IMF’nin kabul edeceği bir sistem geliştirip bunu gerçekleştirecek bir kanun tasarısı hazırladık. Bu tasarıyı kendisine sunduğumuzda çok sevinen Melen “Bu eğer tutmazsa seni Lozan Meydanı’nda astırırım” dedi ve alnımızdan öptü. Tasarı Temmuz 1964’te 499 sayılı İşçi Dövizleri Kanunu adıyla TBMM’den geçti. Bu kanunla Türkiye Emlâk Kredi Bankası devreye sokularak, bir fon mekanizması kuruldu. Neticede işçilerimizin dövizlerine, IMF kuralları ihlal edilmeden faiz adı altında % 27 prim verildi. Böylece, bu kanun sayesinde yurt dışına işçi gidişi hızlandı ve diğer taraftan da döviz girişi süratle artmaya başladı. İşçilerimizin yurt dışında yaptıkları tasarruflar sonunda, gönderdikleri dövizlerin çoğalması üzerine, bunların ekonomimize yardımcı olacak şirketlerin kurulmasında kullanılması fikri ortaya çıktı. Bu fikrin sahibi o zaman Çalışma Bakanı olan Sayın Bülent Ecevit idi. Böylece başlayan işçi şirketlerinin kuruluş ve gelişmelerinin olumlu seyrini bütün yurt sathına dağılan, bunlara ait tesislerden bilmekteyiz.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT