BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kar güzellemesi

Kar güzellemesi

Işıklandırılmış cami, ışıklandırılmış köprü, ışıklandırılmış minare ve telaşsız, usul usul yere inen kar taneleri. Bu kar taneleri, semanın toprağa yumuşacık, sıcacık bir busesi, naif bir öpücüğü müdür? ...ama, tv'ler, nakışlı o güzelim kar tanelerinin dünyamızı zenginleştirmelerini sanki bir düşman ordusunun işgali gibi vermekteler.



Işıklandırılmış cami, ışıklandırılmış köprü, ışıklandırılmış minare ve telaşsız, usul usul yere inen kar taneleri. Bu kar taneleri, semanın toprağa yumuşacık, sıcacık bir busesi, naif bir öpücüğü müdür? ...ama, tv'ler, nakışlı o güzelim kar tanelerinin dünyamızı zenginleştirmelerini sanki bir düşman ordusunun işgali gibi vermekteler. Tam da vakti değil mi? Şu günlerde Kültür, Sanat ve Edebiyat Bakanlığı, bir Kar Şiirleri Yarışması açsa ne iyi olur. O yarışmayı, belediyeler, holdingler, daha başkaları da yapabilir. Birinciye 250, ikinciye 100, üçüncüye 50 bin TL. Bir şiirin, bir ev alabildiği ülke, kalkınmış ülkedir. Kış memleketiyiz ama kar şiirinden yana fukarayız. Edebiyatımızda kar için yazılmış şiirler o kadar az ki. Yağmur şiirleri de öyle. Edebiyatı ısıtmayan iklimlerin neyi insanı sarıp sarmalar, neyi insan yüreğini ısıtır? Leylekler, göçüp göçüp mevsiminde aynı yerlere gelirler. Bu göçmen kar tanecikleri de her sene aynı yerlere mi konarlar? Kim bilir, belki de Kar Çocukları, Çöl Çocuklarına göre daha şanslılar. Şu var ki Kar Çocukları Kardan Adam, Çöl Çocukları Kumdan Kale yaparlar. Çocukluğun günahsızlığından çıkmış yetişkinlerse gönül yıkarlar. Kar, tabiatın lekesiz, berrak yüreği. Kar, lekesizliktir. Ah, insan da kar kadar temiz olabilse. Kar ışığı, yerküre gecesinin yatak odası lambası. Karakış, Türkçe'nin güçlü bir teşbihidir. Kışın rengi değil, şartların ağırlığı anlatılır. Kar ısıtmasaydı, kabirler niye kardan kalın yorganlarını üstlerine çekmiş olsunlardı? Yoksa karın değerini ölüler, dirilerden daha mı iyi bilmekteler? Hele karda İstanbul manzarasının seyrine doyum olmaz. İyi de o duyulmasına doyulmayan İstanbul Türkçesi nerede? İstanbul Türkçesini yitirdiğimiz için mi İstanbul Hanımefendisi, İstanbul Beyefendisi nesli kayboldu? Ağlamasını, gülmesini, sevmesini unutmuş öfkesiyle baş başa zamanlara çıkageldik. Bizim ruhumuzu besleyen, kar renkli, gül kokulu öz medeniyetimizdi. Merhamet medeniyetinden uzaklaşınca kendimize yabancılaştık.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108615
    % 1.32
  • 3.4955
    % -0.59
  • 4.1299
    % -0.03
  • 4.5103
    % -0.29
  • 144.994
    % -0.19
 
 
 
 
 
KAPAT