BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Anadolu uyanırken işte Kars

Anadolu uyanırken işte Kars

Çıldır Göl Festivali ilk defa düzenleniyordu. Yörenin âşıkları, Çıldır gölüne bir ince yolla bağlanan adada toplanmış binlerce insanı coşturdular. Aktaş kapısı açılırsa Çıldırlıların keyfine diyecek yok!



Gözler Aktaş kapısında Kars, 1992 yılına kadar 16 ilçeli bir koca vilâyetti. Birçok ilçe merkeze o kadar uzaktı ki, Kars’a resmî iş dışında hemen hiç gidilmiyordu. Sonunda, illerin sayısının artırılmasına karar verilince Kars iki il birden doğurdu. Iğdır ve Ardahan. Osmanlı’nın önemli eyalet merkezi olan Çıldır da Ardahan’a bağlandı. Çıldır, Kars’a 110, Ardahan’a 44, Gürcistan’a açılacak olan Aktaş sınır kapısına ise 20 kilometre uzaklıkta. Onun içindir ki Aktaş sınır kapısının hemen açılmasını istiyorlar. Çıldır iki sebepten Türkiye’de çok iyi bilinir; Çıldır Gölü ve Çıldırlı Aşık Şenlik’le. Çıldır gölünün çevresi 80 kilometre. Bir ucundan bir ucu ise 24 kilometre. Gölün balığı meşhur. Kars Kurultayı’na katılanlara Ardahan Valiliği, Çıldır gölü adasında bir öğle vakti balık ziyafeti çekti. Koca koca balıklar ve kılçıksızdı. Tadı da güzel. Göl kışın hâliyle donuyor. Bu defa buz kırılıp balık avlanıyor. Çıldırlılar ilk defa bir göl festivali düzenlemişlerdi. Halk gerçekten böyle bir dayanışmaya hasret kalmış. Köylerden çekilip çekilip gelmişlerdi. İlk festival olduğu için eksiklikler elbette olacaktı. Ama insanların huzur bulduklarına bizzat şahit oldum. Festivalin sunuculuğunu kendisinin de Ardahanlı olduğunu söyleyen TRT’nin spikerlerinden Mehpare Çelik yapmıştı. Kars, Ardahan, Çıldır ve yöresi âşık geleneğini sürdürüyor. Festivalde de aşıkların hünerlerine şahit olduk. Festivalden bir gün önce, Aşık Şenlik (1850-1913)’in, artık kendi adıyla anılan ve belediyelik olan köyü Sahura’da ünlü şairimizi anma toplantısı yapılmıştı. Sahura’da Aşık Şenlik’in bir heykeli konmuştu. Mezarı da kubbeli idi. Mezarının başında toplanıldı. Bir hâfız Aşık Şenlik’in ruhu için Kur’ân-ı Kerîm okudu. Sonra saz şairleri Aşık’ın şiirlerinden örnekler sundular. Ardından Fidanlık dedikleri alanda yemeğe geçildi. Bir taraftan yemek yerken bir taraftan konuşuyor ve düzlük alanda etrafı da temaşa ediyoruz. Çayırlar adam boyu ama, birkaç yerde öbeklenmiş ağaçların dışında başka ağaç yok. Köyden konuşkan biri, sanki benim kafamdakini okumuş gibi anlatmaya başladı: Bu gördüğünüz alanlar hep ağaçlıktı. 1980’den önce göç azdı. Köyün gençleri bu ağaçları söktüler. Sonra göç başladı, gençler gurbete çıktı, ihtiyarların da gücü sökmeye yetmedi; onun için şu gördüğünüz ağaçlar kaldı ve büyüyüp bu hâle geldi! Bazı yerlere bir iki senedir çam dikilmeye başlanmış. İnşallah arkası gelir ve dikilenler de korunur. Yasaklar Aktaş kapısının gümrük binaları Aktaş gölünün kıyısında yapılmış. Daha önce yolun bozuk olduğu, çok dağ tepe aşmak gerektiği yazılıp söylenmişti. Kapıya kadar gittim. Çıldır köylülerinin kapının açılması için yaptıkları gösteriyi seyrettim. Burada dikkatimi çeken bazı hususlara temas edeceğim. Aktaş kapısına 5 kilometre kala sizi askerler durduruyor. Kimlik kontrolü yapıyor. Niçin, diye sorduğunuzda, “Böyle emir aldık” diyorlar. Kapıya gitseniz zaten asker var. 27 kilometrekarelik Aktaş gölünün bizde kalan bölümünün etrafı askerî alan ilân edilmiş. Halbuki sınır boyuna doğru 10’dan fazla köyün ahalisi bu barikattan kimlik göstererek geçmek zorunda. Akşamın belli bir saatinden sonra ise kimliğinizi gösterseniz dahi giremiyorsunuz. Bunu köylüler bana yana yakıla anlattılar. Elçiye zeval olmaz. Köylü misafir getiremiyor. Köyüne gelecek misafirinin tabur komutanlığından izin alması gerekiyor. Komutanlık merkezi de Çıldır’da. Eğer saat 17.00’den sonraya kaldıysanız, ertesi günü bekleyeceksiniz. Bu uygulama en fazla iki senedir varmış. Önceki seneler PKK terörünün kol gezdiği zamanlarda uygulanmıyordu. Şimdi insanlar huzursuz. O gün beni misafir eden Öncül köyünün bir sakini bu sıkıntıyı bir örnekle anlattı. Geçen sene iki kamyon arpası çıkmış. Vanlı tüccar gelip köyünden almak istemiş. Anlaşmışlar. Tüccar köye gelirken o barikatte durdurulmuş. Kendisinden kimlik sorulmuş, yabancı olduğu anlaşılınca git taburdan izin al demişler. Adam buna çok içerlemiş, Öncüllünün arpasını almaktan vazgeçmiş. Öncüllü vatandaş diyor ki: “Ben vatansever bir insanım. Tüccarıma bu yapılınca çok üzüldüm. Arpamı sonra 600 milyon zararına satmak zorunda kaldım.” Balık avlama yasağı O gün köye rahat girişimin sebebi, köylülerin protestosu sebebiyle toplu izin alınmıştı. Köyden arkadaşlar, göl kenarında gezmeyi ve balık tutmayı teklif ettiler. Gittik. Göl kıyısına varınca, iki arkadaş arabadan indik, diğer arkadaşı arabayla ileri gönderdik. Bir tarafta göl, bir tarafta çiçekler. Arılar çiçeklerin birinden kalkıp birine konuyordu. İlk defa arının bal yapmak için çiçekten çiçeğe konuşuna şahit oluyordum. Arkamızdan bir askerî jeep geldi. Bir teğmen inmeden ikaz etti: “Burası askerî bölgedir. Balık tutmak, gezinmek yasaktır.” “Peki, araba ileride siz jeeple haber verin, dönsün bizi alsın.” Jeep gitti. İleride başka insanlar da görünüyordu. Bir süre sonra jeep döndü. Bizim yanımızda durdu. Teğmen: “Balık tutmamak şartıyla piknik yapabilirsiniz” dedi. Böyle izinli geziye fena hâlde canım sıkıldı ama diyecek sözüm de yok. Geri dönmek isterdim. Ancak misafirdim. Ne oldu sonra biliyor musunuz? Karakoldan görünmeyecek şekilde burnu döndükten sonra diğer köylülerle beraber göle girdik, balık tuttuk ve bir kişiyi arabayla köye gönderip gerekli malzemeyi getirttik, bir güzel balıkları pişirip yedik. Orada yasağın tutması mümkün değil. Aktaş gölü çok güzel. Belki üçte biri Gürcistan’da. Gölün öbür ucunda Gürcülerin Karzak kasabası görünüyordu. Türk tarafı, gümrük binalarını hiçbir şey eksik bırakmayacak şekilde yapmıştı. Gürcü tarafında da her şey tamam görünüyordu. Ama niçin kapı açılmıyordu? Rivayet muhtelif. Gürcü tarafında yol yokmuş. Yolun yapılması için dış kredi aranıyormuş, Türkiye de kredinin bulunması için yardımcı olacakmış. Biz tepelere çıkıp bakınca karşıda yol da görünüyordu. Karzak kasabasına nasıl gidilip geliniyor yol yoksa? Karslılar, Çıldırlılar, Ardahanlılar, stebilize yola bile razıydılar. Yeter ki yol açılsın. Kars üzerine yazacaklarımız pek çoktu. Ama altı güne sığdırmak zorundaydık. Karslı, Ardahanlı, Çıldırlı, Arpaçaylı. Benim güzel memleketimin güzel insanları. Hepinize selâm olsun! -Bitti-
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT