BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TÜRK TARIMI -2-

TÜRK TARIMI -2-

Marmara ve Düzce’de yaşanan deprem felaketleri tarım alanlarının amaç dışı kullanımda, toplu konut sahasına dönüştürülerek resmen ve fiilen gasp edildiğini gösterdi. Bu acı gerçek, özellikle depreme dayanıklılık noktasında da büyük risk oluşturuyor.



Tarım alanları amaç dışı kullanılıyor Türk tarımının en büyük sorunlardan biri de tarım alanlarının korunamayışı. Marmara ve Düzce felaketleri göstermiştir ki, konunun bir de çarpık şehirleşme yanı vardır. Çünkü, tarım alanları amaç dışı kullanımda, toplu konut sahasına dönüştürülerek resmen ve fiilen gasp ediliyor. Bu acı gerçek, özellikle depreme dayanıklılık noktasında da büyük risk oluşturuyor. Bugüne kadar tarıma elverişli alanlarda yapılaşmayı önleyecek bir kanunun çıkarılamamış olması, verimli toprakların amaç dışı kullanımına çanak tutuyor. Tarım arazisi kısıtlı olan bölgelerde bile yaşanan bu gerçekler, çeşitli zeminlerde dile getirilmesine rağmen, uygulamadaki acımasızlık tüm hızıyla devam ediyor. Adapazarı örnek “Tarım alanlarını amaç dışı kullanıma kapatacağız” diyen Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’in, özellikle deprem bölgesi ile ilgili değerlendirmeleri şöyle: “Bugüne dek bu alanda bir kanun olmaması nedeniyle topraklarımız bina yapımı, sanayi tesisleri ve turizm alanları olarak kullanıldı. Ülke toprakları çok geniş. Her yerde tesis ve konut yapmak için uygun yer var. Bizim sulamaya açtığımız verimli arazileri yapılanmada kullanmayalım. Konuta ve sanayiye açıldı ve Adapazarı’nda büyük felaketler yaşandı. Bu tür arazileri tarıma bıraksınlar.” Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Başkanı Prof. Dr. Gürol Ergin de, iki yıl önceki bir araştırmasında, “Siyasi, bürokratik ve ekonomik çıkar gruplarının baskılarına kapalı, özerk yapıda (Tarımsal Varlıkları Koruma Kurulu) oluşturulmalı” görüşünü savunuyordu. Türk tarımının her yıl daha da geriye gittiğini belirten Ergin şu bilgileri veriyordu: “Türkiye, sanılanın aksine tarım toprakları zengin bir ülke değil ve toprak rezervi kalmayan 19 ülke arasında. 1934’te 7.4 dekar olan kişi başına düşen tarım arazisi miktarı, 1960’a kadar artarak 9.4 dekara çıkmış, sonra azalma trendine geçerek 1990’da 4.9 dekara inmiştir. Ayrıca, 1986’da 50 milyon hektar alanda görülen erozyon, 62 milyon hektara yükselmiştir. Bursa’da kayıp Harran kadar Sanayi tesisleri, karayolları ve benzeri projeler, tarım topraklarının amaç dışı kullanımına yol açıyor. Son 20 yılda 450 bin hektar alan, yerleşim alanlarıyla tarım dışı kaldı. 47 il merkezinde 120 bin hektar verimli tarım alanı betonlaştı. Son 10 yılda Bursa’da yerleşime açılan tarım alanı, Harran Ovası’na eşit büyüklüktedir.” Tarım envanteri Türkiye’de bazı tarım ürünlerinin de (çay, tütün ve fındık gibi) ihtiyaçtan fazla üretildiği ve bu ürünlerde planlama ve envanterin şart olduğunu kaydeden Gökalp, bu konuda “Bu ürünlerin üretilmesinde ciddi emek ve özveri gösteriliyor. Devlet destekleme alımlarıyla alıyoruz, depoluyoruz ve sonunda yakıyoruz... Bu tür fazla üretimi olan kalemlerin yerine ithal ettiğimiz yem bitkileri, yağlık tohumlar, mısır, sebze ve meyve üreteceğiz” diyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT