BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vatandaş Naci Bey iyimserdir

Vatandaş Naci Bey iyimserdir

Vatandaş Naci Bey bu sene de tatile çıkamadı. Hoş pek aldırdığı da yok. Biraz iyimserdir bizim Naci Bey.



Vatandaş Naci Bey bu sene de tatile çıkamadı. Hoş pek aldırdığı da yok. Biraz iyimserdir bizim Naci Bey. Başka nasıl yaşar insan, nasıl vatandaş olunur sahi? İyimserlik meslek gibidir, say ki kolda altın bilezik. İyimserlik insana neler kazandırmaz ki... İlle velâkin karısı söylenip duruyor. “Motel olmazsa bir pansiyona gidelim, üç beş gün kalalım herkesler sayfiyelere gitti. Macide Hanımlar yazlıklarına davet ettiler, bari üç beş gün onlara gideydik... Naci Bey komşular şurdaydık burdaydık dediklerinde ben ne diyeceğim söyler misin?” “Hanım bu zamanda nereye adımını atsan para demektir. Otur oturduğun yerde. İşte temiz hava, masmavi gök, çınarlarımız serinlik dağıtıyor sokağa.” Sonra atıveriyor kendisini Lotocunun önündeki iskemlelerden birine. Hem karısının vırvırından kurtulmak, hem de yazlık niyetine açık havada biraz nefeslenmek için... Gelsin Cornet dondurması ya da demli bir çay... Sıcaktan bunaldı mı başını evdeki veya berberdeki musluğun altına sokuveriyor. Ohh su gibi var mı? Aynı Boğaz sularına girmiş gibi oluyor. Allah’tan bu kesimde sular akıyor. Yukarı sitelerde hiç yokmuş. Pislik girdabında boğulup ölenler oluyormuş. Bakkalın oğlu Remzi soruyor: “Hayrola baba denize mi girdin?” “Havuzdan geliyorum oğlum..” diyor Naci Bey. “Bugün bir kalabalıktı sorma..” Yahut “Boğazdan geliyorum..” diyor. “Biraz balık tuttuk, biraz denize girdik. Ben Boğaz çocuğuyum hani kan çeker derler ya onun gibi Boğaz da bizi çeker.” “Boğaza nasıl gittin baba, istifin çıkmadı mı yollarda?” diye sormuyor Remzi. Naci Bey yanıbaşındaki gazetelikten bir gazete çekip alıyor. Sayfaları evirip çevirmeğe başlıyor. Öteki iskemlede oturan genç de takılmadan edemez. “Naci Bey Amca tatile çıkmıyor musun?” “Yok be oğlum.. Güneye mi gidelim? 45 derece sıcak bize yaramaz bundan sonra. Bak ölen ölene. Ya kazadan ya sıcaktan... Zaten masraf edecek halimiz mi var? Bak hükümetimiz bile “elektrikleri kısacağız!” diyor. Biz neler gördük oğlum daha beterlerini... Çocuktuk, annem pencerelere siyah perde dikmişti. Harp zamanı karartma yapıyoruz.” “Ya sahi Karartma Geceleri diye bir kitap okumuştum.” “Önce devlet zenginlemeli, sonra halk oğlum...” “Ama Naci Bey Amca ne olursa halka oluyor. Eğmiş sırtını bir kez. Üstünden atlayan atlayana...” “Canım kim söyledi birdirbir oyna diye? Eh buna katlansın. Şanlı bir devlete sahip... Daha ne istiyor?” “Öyle de Naci Bey Amca... Fakir halka bir de orta sınıfa oluyor ne olursa. Bak benim ağabeyim nerdeyse kapatacak dükkanı. Diyor ki ‘Bu hükümet ülkeyi sonunda Bulgaristan’a benzetecek.’ “Ne varmış Bulgaristan’da?” “Açlık açlık... Daha ne olsun?” “Haltetmiş senin ağabeyin! Söyle ona, biz kendimizi de Bulgaristan’ı da doyuracak durumdayız şükürler olsun. Teessüfler ederim. Sizde vatan sevgisi hiç yokmuş. Ben gidiyorum.. Yok Bulgaristan’a dönüyormuşuz, yok zengin daha zenginleniyor fakir daha fakirleşiyormuş... Laf! “Naci Bey Amca sen de çok iyimsersin yani...” “İyimserlik vatandaşlığın şanındandır!” “Nereye?” “Gidiyorum ne olacak, denize girmeye...” “Boğaza mı Naci Bey Amca?” “Ne sandın ya?”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT