BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çınarlı’yı hatırlamak

Çınarlı’yı hatırlamak

Marmara depreminin acılı günleri içerisinde başka üzüntülerimiz de oldu. Mehmet Çınarlı’yı kaybettik o günlerde. Zaman tez geçiyor.



Marmara depreminin acılı günleri içerisinde başka üzüntülerimiz de oldu. Mehmet Çınarlı’yı kaybettik o günlerde. Zaman tez geçiyor. Genç ve dipdiri halde tanıdığımız insanlar bir bakıyorsunuz yaşlanıvermişler. Yahut sağlıklı pırıl pırıl insanlar sağlıklarını yitirmişler. Yılları kucaklayan o koca Hisar ekolünün en önünde, güzelim Türkçesiyle bir Çınarlı vardı. Yaşama sevdalısıydı, şiirle yaşıyordu, sevgiyi, dostluğu, güzellikleri dillendiriyordu ve sonra birgün. Bu değerli insanın canı ciğeri Hisar Dergisi çerçevesinde birçok yazar şair yetişti. Benim de ilk hikayelerim ve daha sonrakilerin bir kısmı Hisar’da yer buldu. O yıllarda edebiyat ortamı son derece hareketliydi; bir derginin sözü geçerliği ön sıralarda gelirdi. Mehmet Çınarlı şiirleri ve yazılarıyla edebiyatın son derece ciddiye alındığı yılların son kuşağı oldu. Ben onu Ziya Osman Saba, Ahmet Muhip Dranas, Munis Faik Ozansoy, Cahit Külebi, Zeki Ömer Defne gibi şairlerin kuşağından sayıyorum. Hayata sarılışları, duyuşları heyecanları açısından... İşte kitaplarını raflardan masama taşıdım yine.. “Gerçek Hayali Aştı”, “Halkımız ve Sanatımız”, “Söylemek Yaraşır”, “Bir Yeni Dünya Kurmuşum”, Sanatçı Dostlarım”, Hatırların Işığında”, “Mısralarda Gezinti”, “Zaman Perdesi”, Güzelliklere Doymam”... Prof. Dr. Sadık Tural Çınarlı’nın “Güzelliklere Doymam” adlı kitabına yazdığı önsözde (Şiir Geleneğimiz İçinde Çınarlı Gerçeği) onu şöyle değerlendiriyor: “Mehmet Çınarlı, herbiri ayrı bir zevk ve idrak penceresi açan nesirlerinde ‘gelenek kalesi’nin şiir burcundaki bayrağının altında bekleyen, şuurlu bir nöbetçidir. Onun şiir geleneğimiz konusundaki şuurlu ısrarı, hem nazmını hem de nesrini yoğurur. Şair Çınarlı’nın ahenk, bedii tefekkür ve form konularındaki duyarlığının meyvesi olan şiirlerine, Nasir Çınarlı’nın deneme, makeleleri ayrı bir destek alanı, farklıca bir savunma hattı sağladı.” Bugün değerli şairden bu köşeye bir şiir alıyorum. Adı “Sevince Doğru”... Onu rahmetle saygıyla anıyorum. Senin güvercinin uçmuş, benim kırıldı dalım, Dokunma derde bu akşam sevince yol bulalım. Bilen çıkar mı sanırsın neyin ne olduğunu; Açıkladıkça beyinler açıkta kaldı soru. Sıyırdı geçti bu kurşun... İçimde bir istek Bütün saadeti duymak ikinci kurşuna dek... Ölüm ve ayrılık evrende eskiden beri var; Hep aynı dertleri deşmekle geçti yüzyıllar. Yeter bu gözyaşı, sussun bu inleyen şarkı Yeter ne bestecinin var, ne şairin hakkı O paslı hançeri binbir hünerli saplamaya Ne çok sebep bulunur, bir bakınca ağlamaya. Açınca gam çoğalır, söyledikçe artar acım; Dokunma derde bu akşam, sevince yol bulalım.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT