BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Getiren de, götüren de sağolsun!..

Getiren de, götüren de sağolsun!..

Ramazan mübarek bütün tansiyonumuzu aldı. Biraz daha sabırlı olunsaydı; inanın birşeyimiz kalmayacak, bir ayımız huzur içerisinde geçecekti.



Ramazan mübarek bütün tansiyonumuzu aldı. Biraz daha sabırlı olunsaydı; inanın birşeyimiz kalmayacak, bir ayımız huzur içerisinde geçecekti. Efendim konu ‘af’. İyi de kimi ‘af’fdelim, kimi veya kimleri ‘af’fetmeyelim? Tam bu konu tartışılırken, bebek katili Öcveren’in ‘af’fdilmesi gereği ‘MİT’ Müsteşarlığı tarafından ilân edildi. Bu açıklamadan sonra tansiyonun düşmesi, Ramazan-ı şerifin huzurla geçmesi hayâl olmuştur. İç istihbarat başkanlığında gerçekten de isim olmuş Mikdat Alpay’ın görev değişikliği bahane edilerek verilen ‘ince’ mesajların önümüzdeki günlerde hayli tartışılacağını zannediyoruz... Önce Türk devlet yapısında ‘MİT’ Müsteşarlığı’nın yeri, konumu ve fonksiyonları tartışılacaktır. Tabii bu tartışmalar beraberinde birçok gizli kalmış konuyu da gündeme taşıyacak; durulan sular yine bulanacaktır. Kürtçe TV konusuna geçmeden önce Öcveren’i kimin getirdiğine ve malı kimlerin götürdüğüne dikkatle bakılmalıdır. Önce Öcveren’in kendi isteği ile gelip, gelmediği açıklık kazanmalıdır. Elin oğlu; dağ bayır, aç bîilaç sürteceğine şimdi ‘tosun’lar gibi bakılıyor. Böyle bir hayata kavuşabilmek için Türkiye’nin beşte dördü kuyrukta bekliyor. Propaganda kanalları sadece kanlı terör eylemleri ile kilitlenen ‘PKK’ ve onun akıl hocası tükendiğinin farkındaydı... Dahası Öcveren kanlı terör eylemleri sebebiyle Batı’da prestij ve destek kaybettiğinin de farkındaydı. Bütün bu olumsuzlukları bertaraf edebilmek için Öcveren zaten yakalanmaya teşne değil miydi? Şimdi iki yıl geçtikten sonra Öcveren’i kimin getirdiğinden çok malı kimin götürdüğü önemli hale gelmiştir. Birçok yolsuzluk, usulsüzlük ve uğursuzluğun bomba gibi patladığı, işçi memur ve dargelirlilerin yeni yeni ek vergilerle bunaltıldığı bu dönemde ortaya atılan bu iddialar için şapka çıkartılır. HADEP, PKK ve Öcveren’in müşterek hareket eden bir ‘sacayağı’ olduğu meydanda iken; iyimser beyanatlarla öpücükler dağıtmanın hiç kimseye yararı olmaz. Bu ülkede meri mevzuat içerisinde suç işleyenlerin, suçlarının karşılığında kanunun verdiği cezaları çekmeleri gerekir. Aksi halde suç ve suçluları ‘caydır’mak mümkün olamaz. Diğer taraftan bu ‘kirli’ savaşta canlarını, mallarını, sevdiklerini kaybedenler düşünülmeden atılacak her adım yanlış olacaktır. Hele daha yaralar sarılmadan, yürekler soğumadan, canilerin ‘pişman’lıları tevsik edilmeden yapılacak iyi niyetli gösteriler geniş kitleleri rencide edecektir. Bu açıklamalarla “Merkebin aklına karpuz kabuğu” düşürülmek isteniyorsa, buna birşey diyemeyiz. Ancak ‘af’ yaptıklarından utanıp, pişmanlık duyanlar içindir! Yaptıklarıyla ‘iftihar’ edenlerle, ‘iftar’ verenleri lütfen aynı kefeye koymayınız!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT