BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sems-i Tebrîzî “rahmetullahi aleyh” -7-

Sems-i Tebrîzî “rahmetullahi aleyh” -7-

Sultan Veled, durumu arz edip “Tebrizi”ye, Yalvarınca, “Efendim Konya’ya dönün” diye. Onun bu ricasını kırmayıp O da, tekrar, “Konya’ya dönmek için”, o anda verdi karar.



Onu şehid ettiler... Sultan Veled, durumu arz edip “Tebrizi”ye, Yalvarınca, “Efendim Konya’ya dönün” diye. Onun bu ricasını kırmayıp O da, tekrar, “Konya’ya dönmek için”, o anda verdi karar. Sultan Veled, atına bindirip “Şems”i hemen, Kendi yaya olarak, yürüyordu peşinden. Şems ısrar ettiyse de “Sen de ata bin” diye, O dedi; (Ata binmek yakışmaz bir köleye.) Ona gayet hürmetkâr, saygılı davranarak, Kendi yaya yürüdü,dizginleri tutarak. Konya’ya yaklaşınca, biriyle Mevlânâ’ya Bir haber gönderdi ki, “Giriyoruz Konya’ya” Bu müjdeyi duyunca, Mevlânâ o kişiden, Görülmemiş ihsanda bulundu sevincinden. Tellallar bağırarak, Konya’nın her yanında, “Şems’in teşrif ettiği” işitildi ânında. Başta Selçuk Sultanı ve cümle vezirleri, Hem devlet erkânının ileri gelenleri, Ve bütün Konya halkı, yaşlısıyle, genciyle, Yollara döküldüler, bir bayram sevinciyle. Hazreti Mevlânâ’nın dostu olan bu “Şems”i, Karşılamaya çıktı, insanların cümlesi. Öğlen vakti, uzaktan göründüler nihayet, Atın dizginlerini tutardı Sultan Veled. “Şems-i Tebrizi” ise, atının üzerinde, Ağır ağır gelirdi başı hafif önünde. Mevlânâ koştu önce, yanına üstadının, Hemen dizginlerine yapışarak atının, “Göz göze” geldi bir an, “Şems-i Tebrizi” ile, Öptü sonra elini, sevinç gözyaşlariyle. Hafızlar tam o anda, Kur’ana başladılar, O an binlerce kişi, bu hale ağlaştılar. Cümle halk, sıra ile, bu islam büyüğünün, Ellerini öperek, şereflendiler o gün. Oradan Mevlânâ’nın dergahına geldiler, Eski sohbetlerine yine devam ettiler. Yine eskisi gibi girerek bir odaya, Sohbete koyuldular, gece, gün, doya doya. Lâkin bazı insanlar, yine haddi aştılar, Ve “Şems-i Tebrizi”ye kızmaya başladılar. Bu dedikoduları o da duydu nihayet, Bunlara çok üzülüp, dedi: (Ey Sultan Veled. Bizi, birbirimizden ayıracaklar, ancak, Bu seferki ayrılık, çok acıklı olacak.) Bir Perşembe gecesi, kapıları vurulup, “Şems”i davet ettiler, dışarıya bir grup. Dışarı çıkar çıkmaz, saldırıp ona bir an, Hemen şehid ederek, kayboldular ortadan.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT