BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kulaklarımıza küpe...

Kulaklarımıza küpe...

Birkaç yıl önce, eşimi, bir arkadaşı ziyarete gelmiş yayınevine. Sohbet ederlerken, eşim, ortak bir dostlarından sözetmiş sevgiyle. Ve:



Birkaç yıl önce, eşimi, bir arkadaşı ziyarete gelmiş yayınevine. Sohbet ederlerken, eşim, ortak bir dostlarından sözetmiş sevgiyle. Ve: -Ancak, birkaç yıldır göremedim, bir haber de alamıyorum. Telefonu da olmadığı için arayamıyorum. Özledim onu. Deyince: -Ben, geçen hafta, onunla birlikteydim. Uzun uzun konuştuk. Senin de kulaklarını çınlattık. Demiş arkadaşı. -Ya!.. Memnun oldum, sevindim. Senden iyi olmasın, iyi ve sevdiğim bir arkadaştır o da. Nasıl, iyi mi? Diye sorunca eşim: -İyi, iyi de... Yalnız, o seni, senin onu sevdiğin kadar sevmiyor. Deyivermiş. -Nerden biliyorsun ki? -Hakkında hiç de güzel sözler söylemedi o gün. -İnanmam... -Niçin? -Hakkımda kötü konuşacak kadar büyük bir iyilik yapmadım çünkü ben o dostuma! Deyivermiş. Ortada fol yok, yumurta yokken, niçin mi anlattım size bu yaşanmış öyküyü? Şunun için... Gazetemizde İrfan Özfatura’nın hazırladığı “Ya Şehr-i Ramazan” yazı dizisini izliyorsunuzdur mutlaka. Geçen hafta, Hasan-ı Basri hazretlerini anlatırken, kulaklarımıza küpe olması gereken güzel bir “kıssa”ya yer vermiş. Aynen alıyorum: “Adamın biri, Hasan-ı Basri Hazretlerine gelir. -Biliyor musunuz, der, falanca sizin hakkınızda olmayacak şeyler söylüyor. -Nerden biliyorsun? -Kulaklarımla duydum. -Nerede? Fitnecinin evinde. -Orada ne arıyordun? -Ziyafete gitmiştim. -Peki, neler ikram etti? -Çorba, börek, pilav, tatlı, dolmalar, köfteler, meyveler, şerbetler. Bir sürü şeyler işte. -Bütün bunları içinde tutuyorsun da, o üç beş kelimeyi niye tutamıyorsun?” Bu yanlışı, çoğumuz yapıyoruz nedense!.. Bugün ne pişirelim Ezo gelin çorbası, salçalı biftek, patates püresi, zeytinyağlı pırasa
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT