BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB ve Türkiye

AB ve Türkiye

IMF ile varılan 10.4 milyar dolarlık anlaşma nispeten rahat nefes aldırdı. Mali krizde hükümetin hataları olmuştur. Ama AB bir nevi misilleme yapmıştır. 5 yılda sürü halinde borsaya gelen yabancı sermaye, 2 hafta içinde 7 milyar doları çekerek krizi tırmandırmıştır.



IMF ile varılan 10.4 milyar dolarlık anlaşma nispeten rahat nefes aldırdı. Mali krizde hükümetin hataları olmuştur. Ama AB bir nevi misilleme yapmıştır. 5 yılda sürü halinde borsaya gelen yabancı sermaye, 2 hafta içinde 7 milyar doları çekerek krizi tırmandırmıştır. Yaşanan krizde Deutsche Bank’ın rolü olduğu ifade edilmektedir. Strateji uzmanlarına göre AB 21. Asır ilk çeyreği sonunda 21. Asrın şartlarına uyarlanmış bir Alman imparatorluğuna dönüşebilir. İçinde diğer Avrupa ülkelerinin bulunduğu Alman İmparatorluğu. PKK’ya en çok desteği veren Almanya’dır. Ve bu desteği Kürtleri sevdikleri için değil, Türkiye’yi yıpratmak, Yugoslavya gibi bölmek içindir. Almanya’nın Doğu’ya yayılması “Büyük Oyun” için PKK’yı kullanmış ve kullanmaktadır. AB’ye girmek için 13 ülkenin 12’si ile görüşmelere Nice Zirvesinde karar verildiği ve hatta komisyon ve parlamentoda üye sayıları bile tesbit edilirken Türkiye 2010 sonrasına tabiri caizse; “Çıkmaz ayın son çarşambasına” bırakılmıştır. Türkiye’nin AT’a yani AB’ye müracaatı 38 yıldır, 10 yılı da eklersek yarım asırdır beklemektedir. AB’nin kapısında yarım asır beklemek Türkiye için onur kırıcıdır. Bir asır da beklesek AB’ye asla alınmayız. AB’yi kendi Megalo İdeası için bir vasıta gören Almanya ve Fransa, Türkiye’yi içlerine sindiremez. AB’yi Türkiye liderliğine asla bırakamazlar. Gelecekte Türkiye’nin üye sayısı Fransa ve Almanya’nın toplamına eşit olacaktır. Bu ise Türkiye istemedikçe karar alınamaz demektir. PKK’nın başta Almanya olmak üzere AB’nin piyonları olduklarını ve kendilerini kullandıkları gerçeği ortaya çıkmıştır. AB’nin isteklerinin kabulü Türkiye’nin üniter yapısını bozar. Sözde Ermeni Soykırımını kabul, tazminat ve toprak talebi, Kürtlere otonom ve bilahare özerklik tanımak, (Ege-Kıbrıs-Kıt’a sahanlığı- FIR Hattı- Kardak) velhasıl Yunanistan ile ilgili bütün ihtilafların Yunanistan lehinde halli ilk önce Kürtlere ve müteakiben diğerlerini azınlık statüsü tanımaktır. Varsayalım AB’nin istediği bütün tavizleri versek bile bu sefer karşımıza başka isteklerle çıkacaklardır. Kaybettiğimiz yanımıza kalacaktır. Devlet erkânının büyük sözler ve tantana ile gittiği Nice Zirvesi, Türkiye açısından “Dağ fare doğurdu” şekline dönmüştür. AB Zirvesinde, önümüzdeki 10 yıl içinde Türkiye’nin AB içinde yeri olmadığına karar verdiler. Hani 2004’te AB’ye tam üye oluyorduk? Türkiye 40 yıldır neden başka alternatifler aramamıştır. Türkiye’yi istemeyen AB ile Türkiye’de AB’ye girmek istenmeyen bazı güçler danışıksız döğüşüklü gizli işbirliği içindedir. Şayet Türkiye şu anda AB’ye tam üye olmuş olsaydı, Türkiye Avrupa Parlamentosunda 71 milletvekili ile 94 milletvekiline sahip Almanya’dan sonra ikinci güç olacaktı. Konseyde ise 30 üyesi olacaktı. Almanya’nın karşısına Fransa’dan sonra da Türkiye çıkacaktı. Bazı bürokrat ve siyasiler bu gerçekleri acaba bilmiyorlar mı? AB içinde nüfus dağılımı Almanya 82 milyon, İngiltere 59.2 milyon, Fransa 58.9, İtalya 57.6, İspanya 39.3, Hollanda 15.7 milyon, Yunanistan 10.5, Belçika 10.2 milyon, Portekiz 9.9 milyon, İsveç 8.8 milyon, Avusturya 8.1 milyon, Danimarka 5.3 milyon, Finlandiya 5.1 milyon, İrlanda 3.7 milyon ve Lüksemburg 400 bin’dir. AB’nin nüfusu 400 milyondur. 15 ülkenin de nüfusu azalmaktadır. Türkiye ise 2020 yılında 100 milyona yaklaşacaktır. Gelecekte AB’nin nüfusunun üçte biri Türk nüfusu olacaktır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108518
    % -0.49
  • 3.8438
    % 0.16
  • 4.5151
    % 0.22
  • 5.1272
    % 0.07
  • 153.448
    % -0.29
 
 
 
 
 
KAPAT