BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Evet, İbrahim Bey haklı bizdeki doğalgaz pahalı

Evet, İbrahim Bey haklı bizdeki doğalgaz pahalı

Kale Grubu’nun patronu İbrahim Bodur, fabrikalarında kullandığı doğalgazın aşırı zamlanması üzerine tekpi göstermiş ve tüm fabrikalarında 25 Aralık’tan başlamak üzere üretimin bir ay süreyle askıya alınacağını bildirmişti.



Kale Grubu’nun patronu İbrahim Bodur, fabrikalarında kullandığı doğalgazın aşırı zamlanması üzerine tekpi göstermiş ve tüm fabrikalarında 25 Aralık’tan başlamak üzere üretimin bir ay süreyle askıya alınacağını bildirmişti. İbrahim Bodur, artan enerji maliyetleri nedeniyle dünya pazarları ile rekabet edemez duruma geldiklerini söylemişti. Bodur “Doğalgaz ile çalışan Çan ilçesindeki fabrikalarımızda maliyetin yüzde 35’ini enerji oluşturuyor. 10 milyon kilokalori sağlayan bin 250 metreküp doğalgaz, dünyanın birçok ülkesinde 70 ile 140 dolar arasında satılırken, bize maliyeti 254 doları buluyor. Anlamadığımız bir şey de diğer sanayi dallarına 200 dolara verilen doğalgaz bize neden 254 dolara veriliyor” diye soruyor. Biz de bu konuda minik bir araştırma yaptık. Öyle ya sanayi ve üretim aşığı bir insan neden bu kadar kızmıştı? Ve bu güne kadar ki misyonu ile asla bağdaşmayan ‘üretim durdurma’ kararını neden almıştı? Kale Gurubu Şirketleri 50 bine yakın kişiye iş ve aş sağlıyor. 43 yıldan bu yana de ilk kez böyle bir ‘istenmeyen’ uygulama gerçekleşecek. Peki sanayimizin kullanımına sunulan doğalgaz gerçekten pahalı mı? Tablo aşağıda. Siz yorumlayın: Bazı OECD ülkelerinde ve Türkiye’de doğalgaz fiyatları (ABD Doları/tpe, NCV-Net Kalori Değeri Bazında) Avusturya 171,8 (1998) Belçika 145,9 (1997) Kanada 78,4 (1998) İspanya 146,1 (1999) Hollanda 136,7 (1998) Polonya 135,4 (1999) Fransa 150,4 (1999) Finlandiya 142,3 (1999) Meksika 98,1 (1999) OECD Ort. 134,8 (1998) OECD Avrupa Ort. 159,9 (1998) Türkiye 180,4 (1999) Kaynak: IEA, 1999 Güler Hanım’ın şirketi İran’a yatırım yapacak Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Lastik Takviye Malzemeleri Grup Başkanı Güler Sabancı’nın sorumluluğundaki şirketlerden Kordsa yakında İran’da önemli bir yatırıma gidiyor. Kordsa İran’daki Alıaf Sanatı’nın yüzde 60’ını satın alacak. Bu konudaki yetkiler alındı. Hisseler için fabrikanın sahibi Hossein Sarrami’ye 50.4 milyar İran Riyali ödenecek.. Kordsa şu anda yüzde 13’lük pazar payı ile dünyanın en büyük kordbezi üreticilerinden biri. Şirket 28 bin ton kordbezi, 3 bin 500 ton endüstriyel bez ve 600 ton tek kord üretim kapasitesine sahip. Ayrıca Dusa ile yaptığı birleşmeden sonra, Kordsa İplik Fabrikası yıllık 25 bin ton yüksek mukavemetli NY iplik üretimi ile dünya NY6.6 iplik üretim kapasitesinin yüzde 10’unu temsil ediyor. Kordsa’nın üretimini de geniş bir coğrafyaya yayma stratejesi, büyük pazar payının devamı için önemli güvence olacak. Asıl sürpriz Boyner’den Fon’daki bankalara talip olanlardan ‘borsada olanlar mecburen’ açıklandı. Ancak 16 talipli arasında ismi henüz bilinmeyenler var. Mesela Advantage Kart ile ‘bankacılık’ konusunda önemli ve başarılı bir tecrübe yaşayan Boyner Grubu’nun bir banka almasına ‘kesin gözüyle’ bakılıyor. Boyner Grubu’nun perakende ticarette de çok iddiali olduğu dikkate alındığında en az orta büyüklükte bir bankanın hedeflendiği bildiriliyor. Herkesin tanıdığı ‘teknik’ adamın kitabı yayınlandı Türkiye’de çözüm üreten bürokratlar çok değerlidir. Çünkü, bürokrasi halk arasında ‘engel çıkaran sistem’ anlamına gelir. Bu konu vatandaş için olduğu kadar iş dünyası için de çok önemlidir. Çünkü iş dünyası bürokrasinin engellerini çoğu kez ‘çözüm üretebilen’ bürokratlar vasıtasıyla aşabilir. İşte böyle bir belediye bürokratından bahsedeceğiz. Bahçelievler Belediye Başkan Yardımcısı Reşat Akçay’dan.. Onu, işleri gereği, Sabancılar, Koçlar, Ulusoy’lar, Eresinler, Okan Oğuz ve ihracatçılar, Hüsamettin Kavi ve sanayiciler iyi tanırlar. O bir belediyeci. Profesyonelce birçok bürokratik probleme yasal çözümler bulabilen 33 yıllık bir belediyeci. Şimdi belki de emekli olacak. Ancak, emekli olmadan önce deneyimlerini, Türkiye’nin tıkanmış yerel yönetim sistemi için ve genelde kentleşme problemi için geliştirdiği çözüm önerilerini bir kitapta topladı. Kitabın adı “Kentleşme Depremi ve Çözümler”. Yayıncısı ise Karizma (0212 638 62 16). Atatürk’ten bir güzel gelenek... Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomi tarihi çok karakteristik olarak “devlet kapitalizmi, planlı karma ekonomi, liberal ekonomiye geçiş” şeklinde dilimleniyor. İlginç olan bu 3 dönemin de İzmir İktisat Kongreleri ile başlatılmış olması. Devlet kapitalizmi Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, 17 Şubat 1923’te birinci kongreyi düzenleyip yoksulluk, sermaye yetersizliği ve borç yükü altında ezilen ülkede devlet eliyle kalkınmayı başlatmıştı. Liberal rüzgârlar 1981’de düzenlenen İkinci İzmir İktisat Kongresi’nde artık liberalleşme gereği tescil edilmiş ve Özal’lı yılların adımları atılmıştı. O tarihten sonra içe dönük sanayileşme yerine ihracata dayalı kalkınma benimsendi. Avrasya kavramı 1992’deki Üçüncü İzmir İktisat Kongresi ise önemi artan Avrasya Kavramı içinde Türkiye’nin konumunu belirledi. Bölgesel güç olmanın rotası çizildi. Yeni ekonomi Dördüncü İzmir İktisat Kongresi 5-8 Haziran 2001 tarihlerinde İzmir’de toplanacak. Çünkü Türkiye yine yeni bir ‘iktisadi dönemin’ eşiğinde. Eğer 3 yıllık program başarılı olursa, enflasyonsuz, AB ile tam bütünleşmiş bir ülke olacağız. Ancak bunun da ötesinde 21 yüzyılda iyice önem kazanacak ‘bilgi toplumu projesi’ ve ‘yeni ekonominin altyapısı’ Türkiye için de başarılmak zorunda. Tıpkı ilk kongrede olduğu gibi yine ülke genelinden katılım sağlanacak.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT