BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ermeni meselesi ve gerçekler

Ermeni meselesi ve gerçekler

AB ve ABD geçmişte Ermenileri Osmanlı Devletini yıkma ve bölmede kullandıkları gibi; şu anda Ermeni meselesini yani sözde Ermeni soykırımını gündeme getirerek Türk devletini yıkmak ve Türk milletini bölmek için de kullandıkları gün ışığı gibi ortadadır.



AB ve ABD geçmişte Ermenileri Osmanlı Devletini yıkma ve bölmede kullandıkları gibi; şu anda Ermeni meselesini yani sözde Ermeni soykırımını gündeme getirerek Türk devletini yıkmak ve Türk milletini bölmek için de kullandıkları gün ışığı gibi ortadadır. Konuya girmeden önce şu hususu belirtmekte fayda görmekteyim: Cumhuriyet tarihinde, Türkiye’de yaşayan Ermeni asıllı Türk vatandaşlarının devlet aleyhine bir faaliyeti gizli ya da açık olmamıştır. Türkiye’de yaşayan Ermeniler, Türkiye dışındaki Ermenilerin Türkiye aleyhindeki faaliyetlerinden tedirgindirler. Tam 14 defa zaman zaman ABD senato ve temsilciler meclisine getirilen sözde soykırım tasarısı ile Fransa, İtalya ve Yunanistan meclislerinde alınan kararlar siyasidir. Onlar da, 1915’te soykırım olmadığını, aksine çoğu Rusya kökenli Hınçak ve Taşnak Ermeni komitelerince katledilen Müslüman sayısı (büyük çoğunluğu Kürt asıllıdır) 1 milyona yakın olduğunu bu ülke arşivlerindeki raporlarda ve de bilim haysiyetine sahip insaf ehli yani hakkı hak sahibine teslim eden Batılı tarihçi ve bilim adamları eserlerinde itiraf etmişlerdir. Osmanlı arşivi ve Emniyet Genel Müdürlüğü arşivlerinde bu komitelerin katliamlarına ait belgeler mevcuttur. Ama biz bu imkanı maalesef değerlendiremedik. Batı’nın gerçek bilimadamı, tarihçi, asker ve politikacıları Avrupa devletlerinin yaygaralarına rağmen Ermenilere katliam yapıldığı iddiasını kabul etmemişlerdir. 1071’den Berlin Antlaşmasına kadar Ermeniler Osmanlı Devletinde “Millet-i Sâdıka” sıfatıyla yaşamışlar ve devlet kadroları dahil (bir yığın bakanlıklara) gelmişlerdir. Şu anda ABD Kızılderili asıllı bir öğretmene tahammül edemezken, Osmanlı Hazine ve Hariciye Bakanlığını Ermeni asıllı kişilerin eline bırakabilmiştir. Yalnız Ermenilere değil bütün azınlıklara şu anda dünyanın hiçbir ülkesinde bulunmayan insan hakları, güven, huzur ve anlayış göstermiştir. Şayet bu hakları vermemiş olsaydı, Osmanlı sınırları içinde 636 yıl içinde tek bir gayrimüslim kalmazdı. Bu hakikat Batılı tarihçilerin itirafıdır. Berlin Muahedesi Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu için bir fitne kaynağıdır. Ermeniler de Berlin Muahedesinin 61. maddesine dayanarak Osmanlı Devletine isyan ettiler. 1886 yılında kurulan Hınçak ve Taşnak komiteleri Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Müslüman Türk ve Kürtleri katletmeye başladılar. Sultan Abdülhamid Han Hamidiye Alayları ile katliamı önledi. Sultan Abdülhamid’in İttihad ve Terakki tarafından devrilmesinden sonra katliamlarını hızlandırdılar. 29 Ekim 1914’te Birinci Dünya Savaşına İttihat ve Terakki Fırkası bir emr-i vaki ile Almanların yanında savaşa girince, Ermeniler Ruslar ile birlikte Osmanlı Devletini arkadan vurmaya başladılar. Bu tarihte Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Ermenilerin sayısı 1 milyon 300 bin olarak toplam nüfusun % 5’i idi. Bütün tedbirlere rağmen Ermenilerin Müslümanlara katliamı durmayınca Nisan 1915’te Doğu Anadolu’daki 500 bin Ermeni mecburi göçe (tehcir) zorlandı. Askeri birlikler himayesinde Suriye, Irak ve Lübnan’a gönderildiler. Gaye Ruslarla savaşta yollardaki güvenliği sağlamak idi. Osmanlı hiçbir zaman “İslam Hukuku”nun hükümlerinden ayrılmamıştır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109288
    % -0.34
  • 3.8678
    % -0.6
  • 4.5644
    % -0.41
  • 5.1931
    % -0.51
  • 156.43
    % -0.11
 
 
 
 
 
KAPAT