BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pazar yazıları

Pazar yazıları

Dünya imtihan yeridir. Burada hak ile batıl, haklı ile haksız karışıktır. Dolayısıyla; dert ve belasız, sıkıntı ve meşakkatsiz dünya olmaz. Dikkat edilecek olursa, dert ve sıkıntıların büyükleri, başta Peygamberler olmak üzere, Allah'ın veli kullarına ve iman ehli Müslümanlara daha sık gelmektedir.



Dünya imtihan yeridir. Burada hak ile batıl, haklı ile haksız karışıktır. Dolayısıyla; dert ve belasız, sıkıntı ve meşakkatsiz dünya olmaz. Dikkat edilecek olursa, dert ve sıkıntıların büyükleri, başta Peygamberler olmak üzere, Allah'ın veli kullarına ve iman ehli Müslümanlara daha sık gelmektedir. Allahü tealanın emir ve yasaklarına muhatap olmak çok üstün, şerefli bir payedir. Ve iman edenlere mahsustur. Cenab-ı Hakk imanı olmayanları emir vermekle, ibadet ettirmekle şereflendirmedi. Mü'min, geçici olan dünya hayatında sıkıntılara sabretmekle, ya işlemiş olduğu günahlarını yok eder, ya da Allah'ın indindeki derecesi artar. Dünyadaki imtihanı da budur zaten. Temiz olan ruh, kirli olan nefisle savaşarak terakki eder. İnsan-ı kamil odur ki, sıkıntı ve belalara, nimetlerden daha çok sevinir. Çünkü; nimetlerde nefsin payı vardır. Hatta, sıkıntılar sırf sevgilinin arzusu olduğu için ve nefsin istekleri bunlara karışmadığı için daha da tatlı gelir. Zira, sıkıntılardaki lezzet, nimetlerdekilerde bulunamaz. Dostlara gelen dertlerin çok olması, günahların çok affedildiğine işarettir. Günahların çok olduğunu göstermez. Ayrıca; sıkıntı zamanı dostu düşmanı belli eder. Sahte dostlar, nimetler, lezzetler, imkanlar, para ve mevkiler olunca vardırlar. Bunlar, böyle zamanlarda gerçek dostlardan daha gayretlidirler! Arzuları, nimetlere konmaktır. Onlar, gerçekte nefislerinin dostudurlar. Gerçek dost, dert ve belaların olduğu zamanda, bunları sizinle paylaşandır. Ve bundan zevk alandır. Dar gündeki dostlar gerçek dosttur. Nimetin bol olduğu zamanda herkes dosttur ama, gerçek dost değildir. Sahte dost, sıkıntılara hiç gelemez; büyük elem duyar, dayanamayıp sizi terkeder. Gerçek dost ise; muhabbet ehli olduğundan, gelen sıkıntılardan sıkılmak bir kenara, bunlardan zevk alır. Acı duysa bile, görünüştedir; asla aldırış etmez v kıymet vermez. Onun içindir ki, İslam alimleri şöyle buyurmuşlardır: 'Bela kemend-i mahbubtur. (sevgilinin, aşıkını kendine çekmek için gönderdiği kemenddir). Aşıkları, sevgiliden başka şeylere bakmaktan koruyan bir kamçı gibidir. Aşıkları sevgiliye döndürür. O halde, dertlerin ve belaların dostlara gönderilmesi lazımdır. Belalar, dostları, sevgiliden başka şeylere düşkün olmak günahından korur. Başkaları bu nimete layık değildir. Dostları, zorla sevgiliye çekerler. İstediklerini dert ve bela ile çekerler ve onu mahbubluk derecesine yükseltirler. İstemediklerini başıboş bırakırlar. Bunların içinden, saadet-i ebediyyeye layık olan, kendisi doğru yola gelip, çalışarak, uğraşarak, lutuf ve ihsana kavuşur. Böyle yapmayan, başına gelecekleri düşünsün! Görülüyor ki, seçilenlere, bela çok gelir. Çalışanlara, uğraşanlara o kadar çok gelmez. Bunun içindir ki, seçilmişlerin reisi, beğenilmişlerin, sevilmişlerin baş tacı olan Peygamberimiz; 'Benim çektiğim acı gibi, hiçbir Peygamber acı çekmedi!' buyurdu. O halde, dert ve belalar, öyle usta bir kılavuzdur ki, dostu dosta, şaşmadan kavuşturur. Sevgiliden başkasına bakmakla onu lekelemeden korur. Ne kadar şaşılır ki, aşıklar, hazinelere, milyarlara malik olsa, hepsini verip, dert ve bela satın alır. Aşk-ı ilahiden haberi olmayan, dert ve beladan kurtulmak için, milyarlar harcar.'
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT