BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > YA SEHRİ RAMAZAN

YA SEHRİ RAMAZAN

"Sevenler beraberdir" hadis-i şerifi müjdelerin en güzelidir sevmesini bilene. Bu sevginin kalbe "nakş" olmasını istemek de duaların en güzeli olsa gerek.



Sevgi nakşı Ciğeri, Server-i âlem'in aşkıyla yanan, yüreği onun muhabbetiyle dolup dolup taşan, her haliyle Resullullah Efendimizin sünnetini yaşayan ve onun gösterdiği yoldan kıl kadar sapmayan Şah-ı Nakşibend Hazretleri bir gün talebeleriyle hamur yaparlar. Herkes yoğurduğu hamuru tandıra koyar. Az sonra ortalığa nefis bir ekmek kokusu yayılır. Bütün hamurlar pişer fakat bir tanesi olduğu gibi durur. Şah-ı Nakşibend Hazretleri talebelerine dönerler: -Bir gün Efendimiz aleyhisselam da aynı şekilde eshabıyla hamur yapmış ve tandıra koymuşlardı. Herkesin hamuru piştiği halde Kâinatın Efendisi'nin koyduğu hamur olduğu gibi kalmıştı. Çünkü onun elinin değdiği hamuru ateş yakmadı. Şahit olduğunuz fazilet alemlerin Efendisine uymakla ele geçen bir şeydir. Muhabbet menzile ulaştırır Şah-ı Nakşibend Hazretleri Allah dostlarına olan sevginin büyüklüğü kadar hiçbirşeyin insanı yüksek derecelere ulaştıramayacağını söyler ve hep aynı cevheri işaret eder: "Allah dostlarına olan muhabbetin en büyük nimet olduğunu." Talebelerinden biri anlatır: "Bir gün Şah-ı Nakşibend Hazretleri onbeş günlüğüne bir başka beldeye gitti. Daha yola çıkarken beni ayrılık ateşi kapladı. Sanki ciğerim yanıyordu, o ıstırabı tarif etmem mümkün değildi. Bu ilk günün gelmeyen akşamını ve sabahı nasıl edeceğimi düşünmeye başladım ki onbeş günlük ayrılığa dayanamazdım. Sabah olunca bahçeye çıktım. O anda harikulade bir şey oldu, gözlerime inanamadım. Evet, gelen oydu. Beni sevinçle karışık bir ürperme hali kapladı. Sonra korkmaya başladım. Yoksa hata mı yapmıştım, efendimi üzmüş müydüm? Hocam yanıma geldi "Önüme sevgiden bir dağ koydun" dedi, "onu nasıl aşıp gideyim?" Hemen ellerine kapanıp af diledim. Şah-ı Nakşibend Hazretleri "Ey Hüseyin, eğer bizimle olmayı arzu ediyorsan, beraber olduğumuzu düşün yeter. Sakın kendini bizden ayrı sanma. Çünkü gönlü bizimle olan yanımızdadır" buyurdular, "velev ki bedeni uzakta olsa bile!.." Su, yukarıdan aşağıya akar Bir gün talebelerine sorar "Siz mi beni buldunuz, yoksa ben mi sizi?" Talebeleri "Biz sizi bulduk" diye cevap verince mübareği görülmemiş bir haşmet ve heybet kaplar. "O zaman şimdi de bulun!" deyip gözden kaybolurlar. Talebeleri ne kadar aradılarsa da onu bulamazlar. Şüphesiz ki büyük velinin üstün yaradılışlı talebeleri kusurlarını anlarlar. "Sizin lütfunuz olmazsa hangi birimiz dergahınıza yüz sürebilir, yanınızda kalmaya takat getirebiliriz" deyip içli içli özür dilerler. Şah-ı Nakşibend Hazretleri onlara tekrar görünür ki zaten aynı yerde oturmaktadırlar. Şah-ı Nakşibend Hazretleri cihanı mateme boğarak hakiki vatanına göçer. Aşkıyla yanıp tutuştuğu Allah'a (Celle Celalüh) ve Resulüne (Sallallahü aleyhi ve sellem) ve onların razı olduklarına kavuşur. Manevi varisleri bütün dünyaya yayılır ve ruhları nurlandıran güneşler olurlar. Nice pırlantalar yetiştirir, yüzbinlerle insanı iki cihan saadetine kavuştururlar. Evliyanın gözbebeği 600 yılı aşkın bir süredir cihanı aydınlatıyor ve şüphesiz aydınlatmaya devam edecek. Gerek dilden dile anlatılan menkıbe ve nasihatleri, gerekse muhabbetiyle yananları, rızai ilahiye kavuşturuyor. Çünkü Allahü teâlâ, evliyasını sevenleri zayi etmez. Devir hesap devri Biliyor musunuz bizim sofralarımızda israf olmazdı. Ninelerimiz artıklardan bile şölen sofraları çıkarırlardı. Bayat ekmekleri yumurtaya bulayıp kızartır ya da papara yaparlardı. Bakın "müjver" denilen şey elde kalmış sebze parçalarını peynir ve yumurtayla karıştırıp kızartmak esasına dayanır ki illa kabakla yapılacak diye bir kaide yoktur. Her sebzenin müjveri olur. Yine aşure bir taraflarda kalan nohut, fasulye ve buğdayın değerlendirilmesi için düşünülmüştür. Hatta kenarda köşede unutulmuş kuru üzüm, kayısı ve incir parçaları da ziyan olmaz. Ninelerimiz yayla çorbası ya da domatesli pirinç çorbası için asla pirinç ıslatmaz, kalan pilavları kullanırlardı. Eh bu kadar muhabbetten sonra bu gün yapacağımız yemekler de belli oldu. Papara ya da müjver. Altına yayla çorbası, üstüne aşure.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT