BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Uzun evliliğin sırrı!..

Uzun evliliğin sırrı!..

Eşler huy olarak birbirlerine benzemiyorsa, örneğin, eşimle birlikte hayvanlara karşı sevgi taşıdığımız gibi, ortak hisleri yoksa, zaman içinde o evlilikler çekilmez oluyor...



İstanbul Beylerbeyi'nden, gerçek bir hayvan sever olan okuyucumuz Ethem Dikmen'in hatırası, evlilik yıllarında yaşadığı hatıradan çok, eşlerin birbirini seçerken nelere dikkat etmeleri gerektiği hakkında ilginç bir yaklaşım. 1976 senesi, 2 Ocak günü düğünüm olmuştu. Otuzbeş yaşındaydım. Üç-beş gün sonra, balayı için Yalova Termal'de olacaktık. Rezervasyon yapıldı. O sabah erkenden kalkıp, gemi ile Yalova'ya gideceğiz. Hava yağmurlu ve soğuk. Balkon demirlerini kontrol ederken kulağıma bir kedi yavrusunun miyavlaması geldi. Istırap yüklüydü ses, yüreğimi sızlattı. Dışarı çıkıp baktım, komşu bahçede bir kutu içersinde ana kedi ve yavruları duruyordu. Halleri iyiydi. Ama bu ses nereden geliyordu öyleyse?.. Bir de ne göreyim, bahçede otların arasında ana kedi tarafından terkedilmiş bir küçük kedi. Bu arada üzerini giyinmiş eşim, yola çıkmaya hazır beni bekliyor, ters tepki falan göstermiyordu. Seslendim hanıma: -Hanım, fön makinesi, diş fırçası, sıcak su ve leğenle eski bir havlu hazırla, bir zahmet. O an ben, balayına çıkacağımızı, vapuru kaçıracağımızı, üç günlük eşimin buna ne diyeceğini falan hiç düşünmüyorum. Hayret, hanım da "Ne yapıyorsun öyle?.. Şimdi sırası mı?" gibi sözler söylemeyip, gayet munis bir şekilde dediklerimi yapıyordu. Eve geldim. Minik kediciğin nabzı artık çok yavaşlamıştı. Hemen ılık suyla yıkayıp önce ısınmasını sağladım. Fön makinesiyle kuruturken, aynı zamanda fırça ile kediciği bir güzel temizledim. Ama şimdi bu kedi yavrusuna nasıl süt bulacaktık?.. Allahtan bebeği olan komşudan bir bardak süt bulduk. Sulandırıp kediciğe içirdik. Bir müddet sonra, rahatlayan kedicik hemen kucağımda kendinden geçip mışıl mışıl uyumaya başladı. Az önceki inlemeleri geçmişti. Tabii bu arada Beylerbeyi'nden Eminönü'ne gidecek olan vapur çoktan kaçmıştı. Yalova postasına yetişmemiz imkansızdı. Ama ben yine kediciği düşünüyordum. Ya kediyi ana kedinin yanına bırakacağız, ya da Termal'de birlikte kedicikle balayı yapacağız. Eğer anasının yanına götürür bırakırsak; ana kedi de, biz dönene kadar yavruyu yine dışlar ve yavru ölürse kahrolurdum. Derken aklıma bir fikir geldi. Kalan süt ile ekmekli bir güzel papara yaptım. Yavru kediciği de alıp ana kedinin yanına gittim. Zaten evcil olan ana kedi, süt kokusunu alınca hemen çanağa daldı. O beslenirken biraz süt ile elimi bulaştırıp, hem diğer yavruları hem anayı sevdim. Havluya sarılı yavruyu ise son olarak sütle ıslattım. Karnı doyan ana, yavrularının arasına döndü ve hemen kendisini emmeye çalışan yavrularını yalamaya, süt kokusunu yok etmeye başladı. Bu arada anayı okşarken, minik kediyi sezdirmeden anasından emmek için tuttum. İçgüdüsel olarak minik hayvan hemen ana kediyi emmeye başladı. Bir müddet seyrettim. Kedicikler büyük bir uyum içinde analarını emmiş ve uykuya çoktan dalmışlardı bile. Bu arada, üç günlük yeni evli hanımım, "Balayı dururken nelerle uğraşıyorsun" anlamında en ufak bir söz etmedi. Hatta benden daha çok ilgilendi. Ona halen teşekkür ederim. Gemiye yetişmek için taksi ile Kadıköy'e gittik ama yine yetişemedik. Otobüsle sıkıcı bir yolculuktan sonra Termal, Uludağ vs yerleri hiçbir sıkıntı çekmeden tam yirmi gün gezdik. Ama hiç aklımızdan çıkmadı o kedicik. Döndüğümüzde, ilk işimiz yavrulara bakmak oldu. Evet bizim bıraktığımız o minik yavru da, diğer yavruların arasında güneşleniyordu. Bu hatıramı anlatmamdaki asıl maksat evlenecek gençlerin kara kaşa kara göze değil, huy beraberliğine dikket etmelerini hatırlatmaktı. Eğer eşler huy olarak birbirlerine benzemiyorsa, örneğin, eşimle birlikte hayvanlara karşı sevgi taşıdığımız gibi, ortak hisleri yoksa, zaman içinde o evlilikler çekilmez oluyor. Eğer eşim hayvan sevmeseydi, belki o kediciğe bakamazdım ama, ona olan sevgime bir darbe olurdu. Oysa şimdi birbirimizsiz duramayız. Çünkü o beni anlar ben de onu. İşte evliliklerin uzun sürmesindeki sırlardan biri de bu. Genç evlilere mutluluklar dileğimle.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT