BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Öfkenin yerini, "huzur" almalı

Öfkenin yerini, "huzur" almalı

Milletçe öfkeden arınmamız gerekiyor. Artık, bu öfke dinmeli. Denilebilir ki; böylesine bir "kargaşa" ve "belirsiz" ortamda öfkelenmemek elde mi? İdrak ettiğimiz kutsal Ramazan Bayramı, her şey için "mutlu" bir başlangıç olabilirdi.



Şükürler olsun ki, bir bayramı daha “birlik” içinde geçirdik... Ne var ki, böylesine “mübarek” bir bayrama “beraberlik” içinde giremedik. Ve ne acıdır ki; giremediğimiz gibi, üç gün boyunca asgari müştereklerde bile anlaşamadığımız ortaya çıktı. Gerçekten de, birbirine alabildiğine yakın iki parti liderinin dostluk girişiminin ömrü bile 24 saati aşamadı. Affedilen ve edilmeyenlerin kargaşası büyürken, şartlı salıverme yasası yüzünden “mağdur” duruma düştüklerine yürekten inananların ıstırabı dinmedi. Birliğe, beraberliğe Bayramlaşmayı vesile ederek, birbirine silah çekip, kan dökenlere bile rastlandı. Oysa, ülkemizin birliğin yanısıra; beraberliğe, huzur ve sükûna o kadar ihtiyacı var ki... Tabii ki; demokratik bir rejimde, herkesin veya her kesimin aynı görüşü paylaşması beklenmiyor. Ancak; en azından asgari müştereklerde; değer yargılarının korunmasında “birlik” ve “beraberlik” içinde olmamız şart görünüyor. Kargaşa bitmeli Her şeyden önce; şahsî, ailevî, kurumsal çıkarlarımızı bir yana bırakmalıyız. Milletçe öfkeden arınmamız gerekiyor. Artık, bu öfke dinmeli. Denilebilir ki; böylesine bir “kargaşa” ve “belirsiz” ortamda öfkelenmemek elde mi? Aslında, öfkemize hakim olmak çok zor ve özveriyi icap ettiriyor. Ama, ne pahasına olursa olsun, bu fedakârlığı göstermeliyiz. İdrak ettiğimiz kutsal Ramazan Bayramı, her şey için “mutlu” bir başlangıç olabilirdi. Yine de fırsatı tamamen kaçırmış değiliz. Önümüzde; “yılbaşı” ve daha sonra da “Kurban Bayramı” var.. Bu aziz ve güzel ülke hepimizin.. Anlaşsak da anlaşamasak da, üzerinde “beraber” yaşamak mecburiyetinde değil miyiz? Görüş ayrılıkları Görüşü ve tavrı ne olursa olsun; hiçbir kimseyi, hiçbir zümreyi, hiçbir grubu, başka bir ülkeye yaşamaya zorla gönderemeyiz. Zaten, hiçbir ülke böyle bir girişimi de kabullenmiyor. Bu yüzden bile, hem “beraber” hem de “birlik dirlik” içinde yaşamamız kaçınılmaz oluyor. Demokrasinin nimetlerinden yararlanıp, yürürlükteki yasalara saygı göstererek ve daima hukukun üstünlüğünü gözeterek yolumuza “huzur” içinde devam etmeliyiz. Birey olarak Önce birey olarak; dargınlığı, küskünlüğü, öfkeyi bir kenara bırakmalıyız. Her ne pahasına olursa olsun, dinamitlerimizi içimizde tahrip etmeliyiz. Gerçekten de, öfkemizi dindirmeliyiz. Öfkenin kine, kinin de şiddete ve nihayet kaosa dönüşmesi kaçınılamaz tırmanışlar doğuruyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109877
    % 0.19
  • 3.8589
    % -0.82
  • 4.5524
    % -0.67
  • 5.1623
    % -1.1
  • 156.204
    % -0.26
 
 
 
 
 
KAPAT